Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Osmanlı Devleti’nin 380 yıl idare merkezi
ve resmi ikametgahı olarak kullandığı Topkapı Sarayı’nı çevreleyen “Suru Sultani”nin
bir bölümünün restorasyonunun başlaması dolayısıyla düzenlenen törene katıldı.
Bakan Günay, törende yaptığı konuşmada, herkesin Sevgililer Günü’nü kutlayarak,
“Havanın bu kadar kapalı ve yağışlı olduğuna bakmayın. Bugün insanın güneşi hissetmesi
gereken bir gün” diye konuştu. Sevginin, “insanların birbirini anlamasını ve insanın
yüreğinde başkası için iyilikler düşünmesini sağlayan çok özel bir duygu olduğunu”
dile getiren Günay, sevginin aynı zamanda barışı, başkalarını anlamayı, fedakarlığı
çağrıştırdığını ifade ederek, “Bizim de bu duygulara çok ihtiyacımız var. Empatiye,
birbirimizi anlamaya, fedakarlığa, dayanışmaya çok ihtiyacımız var. Sevgililer
Günü’nün, ülkemizdeki gerginlikleri azaltmasını, bütün insanlık içindeki sevgiyi
çoğaltmasını, dünyamıza barış getirmesini temenni ediyorum” dedi.
Ertuğrul Günay, bugün, Suru Sultani’nin onarımı için bir başlangıç yapılacağını
belirterek, İstanbul’un kara ve deniz surlarının 20 kilometre, sadece deniz surlarının
8 kilometre olduğunu bildirdi.
“Başlatılan çalışma sembolik bir çalışmadır” diyen Günay, çalışmanın, İstanbul’un
surlarına gösterilen duyarlılığın bir ifadesi olarak görülmesini istedi.
Çalışmaların 14 Şubatta başlamasının da ayrı bir güzellik olduğunu anlatan Günay,
“İstanbul’a olan sevgimizi göstermek açısından bence güzel bir gün” diye konuştu.
Günay, sözlerini şöyle tamamladı.
“Burada İstanbul’un deniz surları çerçevesinde bir çalışma başlatacağız. Bu bir
başlangıçtır. Önümüzdeki süre içinde kesintiye uğratmadan geliştirmeye çalışacağız.
Restorasyon, konservasyon çalışmamız var. Burada önce yapılaşmadaki çirkinlikler
ortadan kaldırılmaya çalışılacak, koruma önlemleri alınacak, bazı yerlerde restorasyon
geçekleştirilecek. Çalışmaların 210 günde bitirilmesi hedeflendi.”
Yeni bir proje yaptık
Törenin ardından basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Günay, “UNESCO,
surlardaki restorasyonu beğenmemişti, burada nasıl bir yol izlenecek?” sorusu
üzerine, “Bu daha önceydi. Bütün o duyarlılıkları dikkate alarak yeni bir çalışma,
yeni bir proje yaptık. UNESCO’nun da haberi var” dedi.
“Bu surların restorasyonunu yapacak olan firma daha mı yetkin?” sorusuna Bakan
Günay, “Bu konuda bilim ne söylüyorsa biz bütün o dikkatleri gözönüne alarak çalışma
yapacağız. Yani, çalakalem bir onarım çalışması değil. Tamamen UNESCO’nun, bilimin,
koruma kurullarının ortaya koyduğu ölçütler içinde çalışacağız” diye konuştu.
Günay, surların önünde yer alan ve üzerinde çeşitli yazılar bulunan Turgut Reis
anıtının bakımının hoş olmadığını, kaidesinin de tarihsel mekandaki taş dokusu
ile bağdaşmadığını ifade ederek, anıtın kaidesinin de yeniden yapılmasını istedi.
Ertuğrul Günay’ın yanında bulunan Çekül Vakfı ile Tarihi Kentler Danışma Kurulu
Başkanı Prof. Dr. Metin Sözen de tarihin geleceğe kalacağını dile getirerek, onarımların
hassasiyetle yapılmasının önemine işaret etti.
UNESCO’yu saygı ile karşıladığını belirten Sözen, “UNESCO’yu önce bizim içimize
sindirmemiz, sonra uluslararası kuruluşların bizden beklentilerine yanıt vermemiz
gerekiyor. Ama biz kendi UNESCO’muzu kuracak kadar da kendimizin bilincinde olmamız,
kendi varlık nedenimizi, kültür varlığına bakış nedenimizi de uluslararası boyutların
ötesinde görmemiz gerekiyor” diye konuştu.
30 metrelik bölüm restore edilecek
Restorasyonu yapacak Sega İnşaat Yönetim Kurulu Üyesi Serhat Yılmaz da, çalışma
çerçevesinde sadece 30 metrelik bir bölümün restorasyonunun yapılacağını bildirdi.
Bunun örnek bir çalışma olacağını ifade eden Yılmaz, “Çalışma sonunda surların
nasıl yapılacağına dair karar verilecek. Ona göre devamına karar verilip, ihaleye
gidilecek ve onarıma devam edilecek” dedi.
Suru Sultani
Fatih Sultan Mehmet tarafından 1478’de yaptırılan Topkapı Sarayı, Sultan Abdülmecid’in
Dolmabahçe Sarayı’nı yaptırmasına kadar yaklaşık 380 yıl devletin idare merkezi
ve Osmanlı sultanlarının resmi ikametgahı oldu.
Şehrin birinci tepesinde “Zeytinlik” adlı bölgede kurulan Topkapı Sarayı, bin
400 metrelik bir surla çevrildi. Haliç ve Marmara kıyılarında, şehri çeviren Bizans
çağı kıyı surlarıyla birleşen bu surlara “Suru Sultani” adı verildi. Kara yönünde
şehri koruyabilecek durumda olan “Topkapı Surları” da denilen Suru Sultani’de,
25’i dört köşeli 28 kule vardı. Marmara tarafındaki Otluk kapısı ve Haliç tarafındaki
Demirkapı’dan başka küçük ölçüde 5 koltuk kapısı olan surun ana girişi, Ayasofya
arkasındaki Bab-ı Hümayun oldu.
ntvmsnbc