Yaklaşık yedi yıl önce dünyanın en büyük eğlence çadırı olarak Yeşilköy'de kurulan
ve ünlü sihirbaz David Copperfield başta olmak üzere uluslararası dev gösterilere
evsahipliği yapan Mydonose Showland,'gecekondu' çıktı. Bakırköy Belediyesi gerekli
işlemler için Büyükşehir Belediyesi'ne durumu bildirirken, İTÜ tarafından hazırlanan
bir rapor çadırın son kullanım tarihinin geçtiğini de ortaya koydu.
Reysaş şirketi tarafından 8 bin metrekarelik kapalı, 16 dönümlük açık alan üzerine
kurulan ve içinde 5 bin 500 kişilik dev bir gösteri salonu bulunan eğlence çadırının
imar izni olmadan inşa edildiği belirtiliyor. Ruhsatı olmadığı için 775 sayılı
Gecekondu Kanunu'na göre kaçak yapı olarak görülen yapının yıkılması gündemde.
Mydonose Showland'in sınırları içinde bulunduğu Bakırköy Belediyesi, İstanbul
Büyükşehir Belediyesi'ne durumu geçtiğimiz hafta bildirerek gereğinin yapılmasını
talep etti.
Mydonose'un ruhsatının olmadığını doğrulayan Bakırköy Belediyesi Başkanı Ateş
Ünal Erzen, konunun Büyükşehir Belediyesi’ni ilgilendirdiğini belirterek şu açıklamayı
yaptı: "Çadır, 775 sayılı kanun gereği gecekondu sınıfına giriyor. Aslında bu
konuyla Büyükşehir Belediyesi ilgili. Biz gerekli yazıyı Büyükşehir’e geçtik.
Yapının gecekondu sınıfına girdiğini ve gereğinin yapılmasını dile getirdik.”
Son sahibi Mustafa Özbey
Mydonose'un bulunduğu arazinin sahibi İstanbul Dünya Ticaret Merkezi (İDTM) söz
konusu araziyi 18.12.1998'de CNR Fuarcılık'a yıllık 100 bin dolar (ilk yıl muaf)
sabit bedel ile kiraya verdi. CNR ise araziyi on gün sonra Reysaş'a 780 bin dolar
ve yılda yüzde 6'lık artışla kiraladı. Reysaş'ın 1999 yılında 4 milyon YTL'ye
inşaa ettiği eğlence çadırı daha sonra iki kere el değiştirdi. Çadırı Reysaş'tan
önce Turkcell’in bir şirketi, son olarak ise Beşiktaş'ın eski futbolcusu, ünlü
işadamı Mustafa Özbey satın aldı. Özbey, Mydonose'nin adını İstanbul Gösteri ve
Kongre Merkezi olarak değiştirdi. Özbey de yapının ruhsatsız olduğunu doğruluyor.
“Bu alana sahip olmaktan utanç duyuyorum. Çünkü ruhsatsız olmasından ziyade, burada
müthiş bir hortum yapılmış" diyen Özbey, şu açıklamayı yaptı: "Burayı yaptıranlardan
bunun hesabının sorulması lazım. Hortumcuların bulunduğu bir alanda kendimi hiçbir
şekilde rahat hissetmiyorum. Mydonose’u Turkcell’in bir şirketinden iki yıl önce
satın aldım. Satın alırken buranın taşınabilir olduğunu söylediler. Aldıktan sonra
baktık ki, yerin 12 metre altına inilmiş. Yerinden oynatmak mümkün değil. Ben
bu arsayı 2010’da Dünya Kültür Merkezi olacak olan İstanbul’a yakışır bir kongre
ve gösteri merkezi yapabilmek için aldım. Ancak sonradan görüldü ki işin içinde
müthiş bir hortum var. Bu yüzden arsa sahibi olan DTM Genel Müdürlüğü’ne de tavır
aldım. İDTM’ye iki yıl önce açtığım bir dava söz konusu. Hala sürüyor.”
Kullanım tarihi geçti, tehlike arz ediyor
Eğlence çadırının ruhsatsız olmasının yanı sıra kullanım süresi dolduğu için
tehlike arz ettiği yönünde de bir rapor söz konusu. İTÜ Mimarlık Bölümü Profesörü
Kaya Özgen'in hazırladığı raporda çadırın üç yıllık bir ömrü olduğu belirtilerek
"üç yıllık kullanım süresi dolduğu için yenileme olmazsa çökme tehlikesi var"
ifadelerine yer veriliyor.
Özgen'in 19 Ocak 2004 tarihli raporunda, çadırın proje ve hesaplarda belirtildiği
gibi üç yıl tasarlanmış olduğu, bu sürenin sonunda membranı (çadır yapı) ayaklara
bağlayan çelik elemanların rüzgar ve sürtünme etkisi ile zayıfladığı, ana kabuk-
ayak bağlantılarının her an kopma ve buna bağlı olarak tüm sistemin çökme risklerini
oluşturduğu belirtiliyor. Membran ile birlikte bu elemanların statik hesap ve
teknik özelliklerine uygun şekilde yeniden imal edilmesi gerektiğini belirtti.
İddialara göre rapordan haberdar olmalarına rağmen İstanbul Büyükşehir Belediyesi
ve Bakırköy Belediyesi konu ile ilgili bir girişimde bulunmadı.
Yenileme çalışmaları sürüyor
Yeni adı ile İstanbul Gösteri Merkezi'nin Kasım ayı başında kötü hava koşulları
nedeniyle tavanı uçtu. Ancak Özbey bu durumun kendi hatalarından kaynaklandığını
belirterek şöyle devam etti: “Yanımızdaki inşaattan dolayı üstü kirlenen çatının
tavanını yıkattık. Bunu yapmamamız gerekiyormuş. Olay sonrası periyodik olarak
yapılması gereken ana bakımı yeniden yapma fırsatı yakaladık. Çadırından vidasına
kadar her şey yeniden yapılıyor. Malzemeler yurtdışından geldi. Her parça merkezin
içindeki fuaye alanında monte ediliyor. 12 Aralık’ta kapılarımızı yeniden açacağız.”
Referans Gazetesi
Ayten GÜVENKAYA