Türkiye'de; 1950'li yıllardan itibaren, sanayileşmenin de tetiklediği yoğun göç,
kentlerimizi nüfus baskısı ile karşı karşıya getirmiştir. Bir yandan plan ve altyapı
eksikliği, öte yandan konut sunumunun yetersizliği nedeniyle kentlerimiz, gecekondu
ve kaçak yapılaşma tehdidi altında kalmıştır. 1980'li yıllara kadar konut talebini
karşılamak ve kentleşme sorunlarına çare bulmak amacıyla geliştirilen politikalar
yetersiz kalmış, ülke geneline yayılan toplu konut uygulamaları gerçekleştirilememiş
ve gecekondu/kaçak yapılaşma büyük bir sorun haline gelmiştir. Nitekim, konut
ihtiyacının karşılanamadığı nokta kaçak yapılaşma ve gecekondulaşmanın da başlangıç
noktası olmuştur. 2000'li yılların başına gelindiğinde ülkemizde hızlı kentleşme
ve ruhsatsız yapılaşma eğilimi durmadığı gibi dar ve orta gelirli vatandaşlarımızın
nitelikli konut ihtiyacı da artmıştır. Ülkemizde konut ihtiyacı ve gayrimenkul
yatırımlarının geleceğine ilişkin 5 önemli husus bulunmaktadır.
1- Gecekondu dönüşümü ve kentsel yenileme: En önemli konu şehirlerimizin etrafını
tıkayan ve ekonomik, sosyal, psikolojik, fiziksel pek çok sorunu beraberinde getiren
gecekondulaşma ve kaçak yapılaşmanın dönüşümüne ilişkin ihtiyaçtır. Ülkemizin
konut ve kentleşme seyrine baktığımızda, özellikle 1945'ten sonra sanayileşme
süreciyle birlikte şehirlerimize doğru başlayan aşırı göç sebebiyle, başlarda
İstanbul, Ankara, İzmir, Adana gibi şehirlerimizde gecekondu olgusu ve gecekondu
problemi ortaya çıkmışken, bugün geldiğimiz noktada illerimizin yarısında ve nüfusu
70 binin üzerinde olan ilçelerimizde de gecekondu ve kaçak yapılaşma sorunu vardır.
2- Deprem riski nedeniyle dönüşüm: Ülkemizdeki dönüşüm ihtiyacı sadece gecekondu
dönüşümü sebebiyle değil, aynı zamanda deprem kuşağında bulunan yerleşimlerdeki
konutların da güçlendirilmesi ve dönüşümü gereğinden çıkmaktadır. İstanbul'da
şiddetli bir deprem olması durumunda yaklaşık 50-60 bin binanın ağır hasar göreceği
tahmin edilmektedir.
3- Alt gelir grubu ve yoksul vatandaşların konut ihtiyacı: Ülkemizde alt gelir
grubu ve yoksul gruba dahil vatandaşlarımızın acil nitelikli konut ihtiyacı bulunmaktadır.
Bu ihtiyaca cevap verecek Devlet destekli uygulamalara hız verilmesi ve yaygınlık
kazandırılması gereği TOKİ uygulamalarıyla anlaşılmıştır.
4- Mevcut konut stokunun yaşı ve niteliği: Bugün gelinen noktada, ülkemizdeki
16 milyon konutun yaklaşık %60'ı nitelik açısından günün şartlarına ve konut anlayışına
uygun nitelikte değildir. Ülkemizde mevcut konutların ortalama yaşı 20-30 arasındadır.
Bu da mevcut konutların eski teknolojiyle, eski konut ve tasarım anlayışlarıyla
yapıldıklarını ortaya koyuyor.
5- Artan nüfus ve şehirlere göç: 2000 yılı TÜİK verilerine göre yıllık nüfus
artış oranı %1,8 olan ülkemizde nüfus artış hızında son yıllarda azalma olsa da
artan şehirleşme ve mevcut genç nüfus nedeniyle nitelikli konut talebinin artması
bekleniyor. Biliyoruz ki; insanlığın gelişimiyle birlikte konut ve yerleşim anlayışı
da değişmiştir. Artık insanlar sağlam, kaliteli, pratik, fonksiyonel konutlarda
ve sağlıklı çevrelerde yaşamak istemektedirler. Bugün konut ihtiyacını irdelediğimizde;
altyapısı ve ulaşımı tamamlanmış; eğitim, sağlık, kültür, ticaret gibi sosyal
donatıları yeterli; parkları, bahçeleri, çevre düzeni, spor, dinlenme ve eğlence
tesisleriyle insanlara çağdaş yaşam olanakları sunan yerleşim alanlarında ikamet
edebilme anlaşılmaktadır. Kentleşmeden bağımsız düşünülemeyecek olan konut anlayışındaki
gelişme; gayrimenkul alanının bütününe yansımıştır. Doğrudan doğruya gayrimenkul
tasarımına yansıyan bu anlayış her şeyden önce şehir planlamasının ve altyapılı
arsa üretiminin önemini ortaya koymaktadır. Yine bu anlayış; çevre bilincinin
geliştirilmesini; tarihi, kültürel ve ekolojik dengenin korunmasını gerektirmektedir.
Tüm bu ihtiyaçlar nedeniyle, yapılan hesaplamalara göre önümüzdeki dönemde, mevcut
16 milyon konut stokunun 10 milyonunun yenilenmesi gerekecektir. Elimizdeki bilgilere
göre İstanbul'daki 3,2 milyon konutun yarısının yenilenmesine ihtiyaç bulunmaktadır.
Tüm bu faktörler, Türkiye'de nitelikli konuta olan ihtiyacı gösterdiği gibi, Devletin
konut ihtiyacının karşılanmasına ilişkin politikalarının da çerçevesini bu faktörler
oluşturmaktadır. Aynı zamanda bu durum, Türkiyeyi gayrimenkul alanında Avrupa'nın
ve de dünyanın parlayan yıldızı yapmaktadır.
Sabah Emlak
Erdoğan Bayraktar