Türkiye'de Depreme ve Her Türlü Dış Etkilere Karşı Dayanıklı Yapılaşma İçin Kaliteli
ve Standartlara Uygun Hazır Beton Üretilmesi ve Kullanılması İçin Çalışan Türkiye
Hazır Beton Birliği (Thbb) Hazır Beton Sektörüne Yönelik Kapsamlı Şekilde Yapmış
Olduğu Araştırma Sonucunda Elde Ettiği 2007 Yılı Verilerini Açıkladı.
Türkiye'de depreme ve her türlü dış etkilere karşı dayanıklı yapılaşma için kaliteli
ve standartlara uygun hazır beton üretilmesi ve kullanılması için çalışan Türkiye
Hazır Beton Birliği (THBB) hazır beton sektörüne yönelik kapsamlı şekilde yapmış
olduğu araştırma sonucunda elde ettiği 2007 yılı verilerini açıkladı.
Kalite denetimsiz beton üretiminden kaynaklanan haksız rekabetin sektörün en
başta gelen sorunu olduğunu açıklayan Türkiye Hazır Beton Birliği, sektöre ciddi
bir kalite denetiminin getirilmesini istedi.
Düzenlenen basın toplantısına Türkiye Hazır Beton Birliği Yönetim Kurulu Başkanı
Dr. Ayhan Paksoy, Türkiye Hazır Beton Birliği Yönetim Kurulu Başkan Vekili Mehmet
Ali Onur, Türkiye Hazır Beton Birliği Yönetim Kurulu Üyeleri Cemalettin Danış,
Yavuz Işık, Halit İnci, Kağan Eren ve Türkiye Hazır Beton Birliği Genel Sekreteri
Ferruh Karakule katıldı.
Toplantıda konuşan Türkiye Hazır Beton Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ayhan
Paksoy, "Türkiye Hazır Beton Birliği bu sene yirminci yılını kutluyor. 20 senedir
Türkiye'de kaliteli hazır betonun yaygınlaşması, beton standardının yükselmesi
ve Avrupa standartlarına gelmesi için çalışmalarda bulunmuş ve bu konuda da başarıya
ulaşmış bir kuruluş. Türkiye Hazır Beton Birliği ve Üyeleri olarak AB ile entegrasyon
sürecimizi tamamlamış durumdayız" dedi.
Paksoy konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bugün THBB'ye üye firmalar ülkemizdeki hazır
betonun sadece yüzde 50'sini üretmektedirler. Böyle bakarsak Türkiye'deki entegrasyonun
ancak yarısı tamamlanmış durumda. Türkiye'de şu anda hazır beton sektöründe AB'ye
giriş sürecinde yaşanan bir eksiklikten ötürü herhangi bir sertifikaya ve standarda
sahip olmadan hazır beton üreticisi olabilmek mümkün. Yaklaşık iki buçuk üç seneden
beri bu konuda yasal bir boşluğumuz var. Biz bir taraftan depreme karşı tedbirler
üretmeye çalışan bir ülkeyiz. Diğer taraftan da depremde yıkılan binaların bir
numaralı sorumlusu olan beton konusunda Türkiye Hazır Beton Birliği'nin uyarılarına
rağmen bir sertifikayı mecburi hale getiremiyoruz." 2007 yılı istatistiklerini
açıklayan Dr. Ayhan Paksoy, "2006'da 70 milyon metreküp olan hazır beton üretimi
2007 yılında 74 milyon metreküpe ulaşarak yüzde 5,13'lük bir artış göstermiş.
Bölgelere göre baktığımızda ise hazır beton tesislerinin çoğalması nedeniyle en
çok hazır beton kullanımının arttığı bölge Güney Doğu Anadolu Bölgesi. Hazır beton
firma sayısı 2005 yılında 277, 2006 yılında 409, 2007 yılında 477 olarak gerçekleşmiş;
tesis sayısı 2005 yılında 568, 2006 yılında 718, 2007 yılında 845.
2005'ten 2007'ye baktığımızda büyük bir artış görüyoruz. Ama bu artış maalesef
THBB üyeleri tarafından gerçekleştirilmemiş. Bu artış standartlara uygun üretim
yapıp yapmadığı belli olmayan firmalar tarafından gerçekleştirilen piyasadaki
çoğalmayı ifade ediyor. Türkiye genelinde 845 tesis varken bunların 263 tanesi
THBB üyelerine ait. Bu arada tesis başına üretime baktığımızda THBB üyelerinin
129 bin metreküp, THBB üyesi olmayan firmaların 69 bin metreküp üretim yaptığını
görüyoruz. Bu da THBB üyelerinin daha verimli tesis çalıştırdıklarının bir göstergesi.
Üretim olarak geçen sene olduğu gibi Avrupa üçüncüsüyüz. 2006'da sadece tesislerde
istihdam edilen personel sayısı 21 binken, 2007'de yüzde 17 artarak 25 bin kişiye
ulaşmış. Beton sınıflarının değişimine baktığımızda olumlu bir gelişim var. Beton
sınıfları betonların ne kadar direnç gösterdiği gibi ne kadar ömürlü olduğunu
da gösteriyor. THBB'nin Türkiye için tavsiye ettiği minimum beton sınıfı C30'dur.
Bu sınıfın üzerinde ne kadar çok beton kullanılırsa biz o kadar uzun ömürlü yapılar
inşa ederiz. Böylece ikide bir de yapıları yenileme yükü ekonomimizin sırtından
kalkar. C30'un Türkiye genelinde yüzde 30 oranında arttığını görüyoruz. Geçen
senenin en iyi haberi bu. Yüzde 35 oranında C25 kullanılmış. Bölgesel olarak baktığımızda
C30 Marmara bölgesinde yüzde 41 oranında en fazla kullanılmış. Güney Doğu Anadolu'da
yüzde 5 oranında kullanılmış. Bu da Güney Doğu Anadolu'nun hazır betonla yeni
yeni tanıştığını gösteriyor. Beton sınıfları açısından baktığımızda Avrupa'dan
geri kaldığımızı görüyoruz" dedi.
Sektörün sorunlarına da değinen Dr. Ayhan Paksoy, "Bizim en büyük problemimiz
haksız rekabet ve buna neden olan bu piyasaya elini kolunu sallayarak hiçbir belgeye
sahip olmadan giren yeni hazır beton üreticileridir. Bu hem bizim hem ülkemizin
sıkıntısı. Hazır betonda kaliteyi takip etmek başlı başına büyük yatırım getiriyor.
İlk başta mühendis, tekniker vb. eğitilmiş insan gücüne ihtiyacınız var. Bir laboratuvar
kurmak zorundasınız. Bütün ham maddelerinizi denetleyerekten satın almak zorundasınız.
Kalite insana yatırım yapmak, para harcamak zorundasınız. Bunu yapmayanlarla rekabe
etmeniz mümkün değildir. Bir büfe açmak için bile ruhsat talep edilen ülkemizde
hazır beton santrali açmak için herhangi bir şey talep edilmemektedir. Bunu anlamakta
zorlanıyoruz. Betondaki en büyük sıkıntıda bu. Bir taraftan THBB'nin kurduğu TÜRKAK
tarafından akredite edilmiş AB tarafından da CE belgesi vermek üzere yetkilendirilmiş
bir kuruluş olan Kalite Güvence Sistemi (KGS) dururken bazı üreticilerin hiç denetime
tabii tutulmadan üretim yapabilmeleri hiç anlaşılabilir bir şey değil. Geçen sene
üretilen 74 milyon m3 betonun 37 milyon metreküpü THBB üyeleri tarafından üretilmiş,
KGS tarafından denetlenmiş. Geriye kalan üretimi gerçekleştiren firmaların yüzde
25'e yakınının ne sertifikası ne de bilgisi var" şeklinde konuştu.
2008 yılını değerlendiren Dr. Ayhan Paksoy, "İnşaat sektörünün sıkıntılarını
2008 yılında bizde hissetmeye başladık. 2008 yılı beklentilerimiz 2007 yılına
göre pek parlak değil" diye konuştu.
Toplantının sonunda Dr. Ayhan Paksoy taleplerini şu şekilde dile getirdi: "Biz
KDV indirimi, vergi indirimi, teşvik istemiyoruz, kredi istemiyoruz. Bizim bir
tane talebimiz var. KGS sistemi tarafından yapılan sistematik denetim ve belgelendirme
programını bütün Türkiye'deki hazır beton üreticileri için zorunlu kılınmasını
talep ediyoruz. Bakanlık hazır beton için ehliyete ihtiyaç yok diyor ama standarda
göre ürün çıkart diyor. Mümkün mü? Sarhoşken ehliyetli araba kullanırsanız yakalandığınızda
ehliyetiniz alınıyor bu işte de öyle bir şey olması lazım. Bu yıl içinde "G" uygunluk
belgesinin zorunlu olmasını bekliyoruz, aksi takdirde sektör içindeki haksız rekabet
ve denetimsizlik devam edecek. Bu durumda hem standartlara ve mevzuatlara uygun
beton üreten firmalar hem de beton kullanıcısı zarar görecek."
(İhlas Haber Ajansı)