Türkiye’de il ve ilçelerdeki hane halklarının yüzde 31.65’i, İstanbul’da ise
yüzde 35.63’ü kiracı.
Az gelişmiş illerde kiracılık oranı düşük. Ağrı’da hane halklarının sadece yüzde
18.8’i, Şırnak’ta yüzde 20.2’si, Van’da yüzde 21.9’u kiracı. Türkiye genelinde
hane halklarının yüzde 2.2’si lojmanda oturuyor. Ailelerin yüzde 5.5’i ise kira
ödemeden, bir evde oturuyor.
Kaldırılmasına ilişkin yasa tasarısı halen TBMM komisyonlarında görüşülen Konut
Müsteşarlığı tarafından yapılan Türkiye’de Konut Sahipliği Araştırması’na göre,
büyükşehirlerde, gelişmiş yörelerde kiracılık oranı daha fazla. Az gelişmiş yörelerde
ve ilçe merkezlerinde ev sahipliği oranı daha yüksek. Lojmanda oturma oranı, Tunceli,
Kars ve Ardahan’da yüzde 10’un üzerinde.
Müsteşarlık tarafından gerçekleştirilen “2000-2010 Türkiye Konut İhtiyacı Araştırması”
kapsamında, 2000 yılında yapılan bina sayımı verilerinden yola çıkılarak tamamlanan
yeni araştırmaya göre, 2000 yılı itibariyle Türkiye’de, il ve ilçe merkezlerinde
10 milyon 373 bin 863 hane halkı bulunuyordu. Bu hane halklarının 6 milyon 205
bin 927’si ev sahibi, 3 milyon 282 bin 853’ü kiracı iken, 228 bin 85’i lojmanda
oturuyordu. 568 bin 192 aile, kira ödemeden bir yakınını evinde otururken, hanehalklarının
79 bin 825’i “diğer,” 8 bin 981’i de “bilinmeyen” kategorisinde değerlendirildi.
Türkiye genelinde il ve ilçe merkezlerindeki 10.3 milyon hane halkının 7 milyon
387 bin 552’si il merkezlerinde, bunun 2 milyon 277 bin 30”u da İstanbul’da bulunuyordu.
Verilere göre, Türkiye genelinde il ve ilçe merkezleri itibariyle, hane halklarının
yüzde 59.82’si ev sahibi, yüzde 31.6’sı kiracı, yüzde 2.2’si lojmanda oturduyor.
Ev sahibi olmayıp da kira vermeden yakınlarının evlerinde oturanların oranı ise
yüzde 5.5.
EN YÜKSEK EV SAHİPLİĞİ ORANI AĞRI’DA
Türkiye genelinde il merkezlerinde ev sahipliği oranı yüzde 58.2’ye gerilerken
kiracılık oranı yüzde 33.3’e çıkıyor. İlçe merkezlerinde ev sahipliği oranı yüzde
yüzde 64’e çıkıyor, kiracılık oranı yüzde 27.5’e düşüyor. İl ve ilçe merkezi toplamındada
en yüksek ev sahipliği oranı yüzde 73.8 ile Ağrı’da. Ev sahipliği oranı, Şırnak’ta
yüzde 71.9, Van’da yüzde 71.6, Iğdır’da yüzde 71.
Genellikle ruhsatlı ve ruhsatsız konut sunumunun yetersiz olduğu illerde, ev
sahipliği oranı yüzde 64 ile Türkiye ortalamasının üzerine çıkıyor. GSMH’si Türkiye
ortalamasının altında olan, sosyo-ekonomik açıdan az gelişmiş bölgelerdeki illerde,
ev sahipliği oranı Türkiye ortalamasının üzerinde. Bu illerde konut fazlası olmaması,
mali piyasaların yeterince gelişmemesi, kiracılık sektörünün baskın olmaması nedeniyle
ev sahipliği oranı yüksek, kiracılık oranı düşük. Ağrı’da kiracılık oranının yüzde
18.8, Şırnak’ta yüzde 20.2, Van’da yüzde 21.9 olması, bu gerekçelere uyuyor. Ancak
hane halkları arasında en yüksek kiracılık oranının yüzde 39.8 ile Bartın, yüzde
37.9 ile Tunceli ve yüzde 36.6 ile Artvin’de olması dikkati çekiyor.
Az gelişmiş yörelerde lojmanda oturma oranı, Türkiye ortalaması olan yüzde 2.2’nin
üzerine, yüzde 3.9’a çıkıyor. Lojmanda oturma oranı, Tunceli’de yüzde 15.1’e ulaşırken,
Kars’ta yüzde 11, Ardahan’da yüzde 10.4, Erzincan’da yüzde 9.9, Siirt’te yüzde
7.9, Artvin’de yüzde 7.8 düzeyinde belirlendi. Türkiye’deki tüm memurların ancak
yüzde 10 kadarının lojmanda oturduğu tahmin edilirken, il merkezlerinde lojmanda
oturan hane halklarının yüzde 20.53’ünün Ankara’da bulunduğu saptandı. Türkiye
genelinde il ve ilçe merkezlerinde hane halklarının yüzde 5.5’i, ev sahibi olmadığı
halde kira ödemeden bir evde otururken, bu oran depremin yaşandığı, Bolu, Yalova,
Düzce gibi illerde yüzde 10’un üzerine çıkıyor. Depremden zarar gören kişilerin,
akrabalarının ya da hayırseverlerin evlerinde ücretsiz olarak oturması, bu illerde
oranların yüksek çıkmasına neden oldu.
İl merkezlerinde kiracılık oranı, ilçe merkezlerine göre daha yüksek.
5 BÜYÜK KENTTE YOĞUNLAŞMA
Türkiye genelinde il ve ilçe merkezlerinde (kentsel alanlarda) bulunan 10 milyon
civarındaki hane halkının 4 milyon 759 bin 369’u İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa
ve Adana’da yaşıyor. Kiracılık oranı, İstanbul’da yüzde 35.6, Ankara’da yüzde
33.6, İzmir’de yüzde 31.1, Bursa’da yüzde 30.8, Adana’da yüzde 26.8 düzeyinde.
1990’DAN İTİBAREN KİRACILIK ORANLARI GERİLEDİ
Araştırmada, kooperatifçilik ve toplu konut yapımı gibi konut yapımını özendirici
konut sunum biçimlerinin özendirilmesi nedeniyle, 1965-70 yıllarında yüzde 38
düzeyinde olan ortalama kiracılık oranının, 2000 yılında azaldığına işaret ediliyor.
İller arasında kiracılık oranı, 1990’larda yüzde 25-62 arasında değişirken, 2000’de
bu değişim yüzde 22-42 arasında tespit edildi. Lojmanda oturanların da potansiyel
kiracı olabileceğine, evlenenlerin 3’te 1’inin erkek ailesi yanında oturduğuna
işaret edilen araştırmada, bunların da “gizil kiracı” olduğu vurgulandı.
Ekonomik kriz, vb. sorunlar nedeniyle evlerinden ayrı yaşayan hanelerin de ebeveyn
evlerine taşındığı, bu nedenle Trükiye’deki ortalama hane halkı büyüklüğünün gelişmiş
ülkelere göre hala yüksek olduğu hatırlatılan araştırmada, Türkiye’de ev sahipliği
politikaları açısından, bu tip gizil kiracıların da dikkate alınması gerektiği
ifade edildi.
KİRALAR, EV DEĞERİNE GÖRE DÜŞÜK, HANE GELİRİNE GÖRE YÜKSEK
Araştırmada, halen konut kiralarının konutların piyasa değerlerine göre düşük,
kiracılar açısından hane halkı gelirine göre ise yüksek olduğuna işaret ediliyor.
Kiracılar, gelirlerinin 3’te birini kiraya ayırmak durumunda kalırken, ev sahipleri
açısından konuta yatırımın cazip olmadığı kaydedilen araştırmada, “gelir dağılımındaki
dengesizlik nedeniyle, kronik kiracılar olarak adlandırılan konut edinebilme gücü
oldukça düşük olan ve gizil kiracılar olarak adlandarılan grupların konut edinebilmesi
için, piyasa mekanizması dışında, devlet müdahalesi gerektiren politikaların takip
edilmesi gerektiği” vurgulandı.
Araştırmada, bazı illerde konut stokunun ihtiyacın üzerinde olduğuna, ancak ihtiyacı
olan kesime yönelik olarak konut üretilmemesi nedeniyle, insanların kiracılıktan
kurtulamadığına işaret edilerek, bu illerde birden fazla konut sahipliğinin vergilendirilmesi
gibi konut sahipliğini kısıtlayıcı tedbirler alınması önerildi.
Türkiye’de konut sektörü ile ilgili diğer yayınlardan da yararlanılan araştırmada,
yap-sat sunum mekanizmaları ile konut stokunun 3’te birinin kiracılık sektörüne
sunulduğu tespitine yer verildi.
NTV-MSNBC