Antalya'da, Kekova'dan geçerken varılan Üçağız köyü, Kale mahallesindeyiz...
Lykia kaya mezarları ve kalıntılarının arasından denize uzanan 60 kadar ev; tüm
yaşamın taşınmazları. Bunlara 1993 yılında Rahmi M. Koç İlköğretim Okulu eklenmiş.
Kaş bölgesinde yaşanan deprem, Lykia uygarlığını denizin altına almış, başını
dik tutan mezarlardan ve dönemin yerleşim kalıntılarından günümüze köprü kurulmuş.
Direncinin son noktasına gelen kalıntılar, bakımsızlıktan bir bir yıkılıyor.
Kaş'tan Üçağız'a karayolu ile geliyorsunuz, 5 dakikalık bir deniz yolculuğu ile
'Kale köyü' olarak anılan mahalleye ulaşıyorsunuz. Kale'de 160 nüfus barınıyor,
Üçağız'da nüfus ise 450 kadar. Kale'nin sağlık ocağı yok, Üçağız'da ise var. Ancak
ne doktor, ne hemşire, ne ebe. Yakın zamanda bir ebe-hemşire atanacak diye bekliyorlar.
Kale'nin köy mezarlığı yok, cenazelerini Üçağız'a tekneyle taşıyorlar. Geçtiğimiz
gün Kale muhtarı Salih Çam'ın amcasının cenazesi teknelerle Üçağız'a ulaşırken,
ulusal TV'lerin haber programlarına konu olmuştu.
Koç, 3.5 dönümde
Rahmi Koç 1986 yılında, Kale'nin en tepesindeki üç eski evi satın alarak 3.5
dönüm arazi üzerine bir yerleşim "üssü" kurmuş. Köylülerin evlerinin toplam alanının
2 dönüm olduğunu da vurgulamalıyım.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı nedeniyle evin duvarından büyük bir Türk bayrağı sallanıyor.
Köyün en "onarılmış" evi. Bahçe duvarlarında kalan kalıntılar, müze-ev görüntüsü
veriyor. Lykia mezar taşlarının bulunduğu bahçesinin alt ucunda, "Özel mülktür,
girilemez" levhası asılı. Ali Dinçkök, Okan Tapan ve eski Kadıköy Belediye Başkanı
Osman Hızlan'ın evlerini de görüyoruz, kıyıda oturunca.
Kale'ye ilk yerleşen ünlü işadamı ise Erdoğan Demirören ve amcası Bilgin Demirören.
Demirörenlerin evi koya hakim... Okan Tapan'a "küskün" gözüyle bakıyorlar. Kekova
Koruma ve Güzelleştirme Derneği Başkanı da olan muhtar Çam ile buraya bir liman
yapmaya çalışmışlar ama para bulamamışlar. Kale ve Üçağız mevkiinde limanın olmaması,
teknelerin atıklarını denize boşaltmalarına yol açıyor. Denize lağım akıyor, hem
karadan, hem de denizden...
Kale'ye rağbet çok!
Çam, Turgut Özal'ın başbakanlığı döneminde Kale'ye tekneyle ulaştığını hatırlıyor.
Özal'ın kızı Zeynep ve dönemin milletvekillerinden rahmetli Leyla Yeniay Köseoğlu
da Kale'de bir ev sahibi olmuşlar. Zeynep Özal satmış.
Kale'nin son konuğu bir İngiliz rahip. Geçtiğimiz yıl 750 bin euro'ya köyün yamacında
üç katlı (!) bir evi satın alıyor. Ve orada yaşıyor. Köylüler burada bir Japon
kadının da son 10 yıldır ikamet ettiğini anlatıyorlar.
Üçağız 1990 yılında "Özel Çevre Koruma Bölgesi" ilan edilmiş, şimdi "Kentsel
Koruma Alanı"; çivi çakmaları mesele. Hal böyle olunca muhtarlık seçimleri Kale'de
fıkra gibi anlatılıyor. Birinci aday sit kanuna muhalefetten ceza aldığı için
görev dışı kalmış, onu ihbar eden ikinci muhtarın akıbeti de aynı. Üçüncü kez
muhtar mührü, Demre Kaymakamlığı tarafından köyün imamına verilmiş. O sırada da
tapusuz evler yıkılınca, imam mührü devretmiş. 6 Haziran 2005 ara seçime kadar
ise muhtarlık köyün öğretmenine geçmiş. Neyse ki son seçimde 'sit'ten hüküm giymemiş
Çam aday olmuş ve kazanmış.
Bir köy evi 275 bin dolar
Kendime Cumhuriyet Bayramı armağanı olarak ilk kez gördüğüm Kaş ve bölgesini
sundum ve sizlere Kale'de sahilde yaptığım sohbetlerden bu satırları çıkardım!
Şimdi Üçağız'ın bağlı olduğu ve Noel Baba'nın (St. Nikolas Kilisesi) mezarının
bulunduğu Demre'deki kazıları merak ediyorum. Rahmi Koç 2005'te başlayan kazılarla
yakından ilgileniyormuş.
Bu köyde ev fiyatlarını merak ediyorsanız belirteyim, 60 metrekare kullanım alanı
olan bir köy evinin fiyatı 275 bin dolardan başlıyor. Türkiye'nin en pahalı köyüne
hoş geldiniz!
Milliyet Gazetesi