Hepimiz ama en çok da devlet seyrediyor,
Tuzla’da işçiler göz göre göre ölüyorlar.
İş kazalarını sıfıra indirmek belki imkânsız gibi bir şeydir ama ölümlü kazaları
mutlaka sıfıra indirmemiz gerek.
Ve görebildiğim kadarıyla Tuzla’da ölümlü kazaları sıfıra indirmek de mümkün.
Sadece güvenliğe gereken özeni göstermekle bunu yapabiliriz ama yapmıyoruz.
Bu bir akıl tutulması. İnsanların ölmesini seyrediyoruz. En başta da hükümet
seyrediyor. Ve insanlar, önlenebilir sebeplerle ölmeye devam ediyorlar.
***
Yapılacak olan çok da karmaşık olmasa gerek: Her tersanede sadece iş güvenliğinden
sorumlu bir birim oluşturmak ve maksimum güvenliği uygulamak, ölümlü kazalar başta
olmak üzere her türlü kazaya sıfır tolerans göstermek.
Böyle söyleyince kolay gibi duruyor ama bunu becermek için bazı önşartların
yerine gelmesi lazım.
Mesela insan hayatının başka her şeyden, o tersanenin kendisinden bile daha
değerli olduğuna inanmak gerek; hiçbir gerekçenin bir insanın ölümünü izaha yetmeyeceğini
bilmek gerek.
Mesela işçi sağlığı ve iş güvenliği için harcanan paranın ‘gider’ değil ‘yatırım’
olduğunu bilmek gerek.
Daha fazla bir şey saymayacağım, eminim hepiniz bu muhtemel önşartları hayal
edebiliyorsunuz. Ama bir tek tane daha ekleyeyim:
Bir de, insan hayatının başka her şeyden daha değerli olduğuna inanan ve insanlar
ölmesin diye gerekirse gece gündüz Tuzla’da yatmaya hazır, kuralları uygulatmak
için ne gerekirse yapmaya hazır bir hükümetiniz olması lazım.
***
Tuzla’daki ölümleri durduramayan, bıra-kın uygulanabilir ve sonuç alabilir nitelikte
bir kurallar demetini ortaya koymayı böyle bir şeyi hazırlamaya bile kalkışmayan
bir hükümet, o hükümeti bu konuda neredeyse hiç sıkıştırmayan bir muhalefet...
Tuzla’da insanların ölmeye devam etmesi o yüzden maalesef şaşırtıcı değil.
***
Tuzla’da yaşananlara el koyamayan, ölümleri durduramayan siyasi sistemin, demokrasimizin
içine girdiği bu son krizi çözmesini bekleyebilir miyiz?
Nasıl Tuzla söz konusu olduğunda yumruklarını masaya vurup, ‘
İnsan hayatından daha değerli hiçbir şey yoktur. Bu ölümler bitecek, işte çaresi’
demedilerse, siyasi kriz ortaya çıktığında da, ‘Bizim için demokrasiden daha değerli
hiçbir şey yok’ demiyorlar, diyemiyorlar.
Sanki uzayda siyaset yapıyorlar...
Haber: Radikal Gazetesi / İsmet Berkan