Tersanelerde yaşanan işçi ölümleriyle gündemden düşmeyen Tuzla'da yeni bir skandal
daha ortaya çıktı. Tuzla'nın denizden 8 kilometre uzaktaki Aydınlı Mahallesi son
3- 4 yıldır yerleşim alanlarına yapılan dev tersanelerle doldu. Tuzla'da deniz
kenarında yer bulamayan tersaneler, sanayi yerleşimine açık olmamasına rağmen
halk sağlığını tehdit ederek, evlerin 20-30 metre uzağında gemi inşa ediyor. Gürültüden
uyuyamayan, tozdan nefes alamayan ve pas yüzünden çamaşır dahi asamayan mahalleli,
şikayetlerine yanıt alamadığı için sinir küpü...
Evler para etmiyor
Penceresini açtığında karşısında devasa bir tanker gövdesi gören Aysel Güreş,
"Camı açsam 5 dakika sonra kapatmak zorunda kalıyorum. Çocukları dışarı gönderemiyoruz,
gürültüden uyuyamıyorlar. Kırmızı renkli tozu (taşlama denilen sonucu çıkan pas)
gözle görebiliyorsunuz" diyor. Karşı komşusu Türkan Sürmeli de "Kapı, pencere
açamıyoruz" diyor ve ekliyor: "Taşınacağız ama evlerimiz artık para etmiyor. Satmaya
kalksanız kimse almıyor." Mahalle Muhtarı Süleyman Bicerikli, tersanelerin yerleşim
alanlarının içine getirilmesinin hata olduğunu söylüyor. Bicerikli durumu, "2004
yılında muhtar seçildiğim gün temeller atıldı. O günden başlayarak mahalle halkı
bize şikayette bulunuyor. Biz de dilekçe topladık Tuzla Belediye'sine başvurduk.
Telefonla 'dilekçenizi aldık, zabıta müdürlüğüne başvurduk' açıklamasını aldık
ama bir şey değişmedi" şeklinde özetliyor. ABS tersanesine 50 metre uzakta oturan
Şerife ve Coşkun Kortag çiftinin ise derdi başka. 3 katlı evlerinin çatısını izinsiz
onardıkları için 4 bin 100 YTL ceza kesilen çift, "Bizim çatımızı görenler, yanıbaşımızdaki
dev tersaneyi görmüyor" diye isyan ediyor. Ceza nedeni çevrede görsel kirlilik
yaratmak. Kortag haklı olarak soruyor: "Çevreyi ben mi kirletiyorum bu fabrika
mı?".
Sabah Gazetesi
Özgür Gürbüz