19. yüzyılın sonlarında başlanan ve 21. yüzyılda yapımı hala devam eden, bugüne
kadar 3 Osmanlı padişahı, 58 Cumhuriyet hükümeti eskiten İnebolu Limanı’nın inşaatı,
yıl sonunda tamamlanıyor.
Limanın yapımını başlatan dönemin Kastamonu Valisi Sırrı Paşa’nın görevden ayrılırken
halefi Abdurrahman Paşa’ya “Size yetim bir evlat bırakıyorum. En büyük ricam ikmaline
inayetinizdir” diyerek limanın bitirilmesi yönündeki talebi, tam 124 yıl sonra
gerçekleşecek.
1882 yılında dönemin Kastamonu Valisi Sırrı Paşa, 19. yüzyılda Karadeniz’in önemli
ticaret merkezlerinden biri olan İnebolu’ya liman yapılması için Osmanlı Padişahı
2. Abdülhamit’ten talepte bulundu. Sultan 2. Abdülhamit, Sırrı Paşa’nın bu isteğini
olumlu karşılayarak, aynı yıl gönderdiği ödenekle İnebolu Limanı’nın yapım çalışmasına
başlattı.
1882 yılında yapımına başlanan ve 3 Osmanlı padişahı, 58 Cumhuriyet Hükümeti
eskiten İnebolu Limanı’nın yapım çalışmaları bugüne kadar adeta yılan hikayesine
dönmüş...
Limanın öyküsü
Kastamonu Valisi Sırrı Paşa, 2. Abdülhamit döneminde padişaha bir mektup yazarak
yoğun deniz ticareti olan İnebolu’da bir limana ihtiyaç duyulduğunu iletir. Padişah
da bu liman için ilk ödeneği çıkarır. Liman için gerekli malzemelerin tümü İstanbul’dan
gönderilir. Bu malzemelerle limanın temelini atan Sırrı Paşa’nın kısa bir süre
sonra tayini çıkar. Sırrı Paşa görevden ayrılırken halefi Abdurrahman Paşa’ya
“Size yetim bir evlat bırakıyorum. En büyük ricam ikmaline inayetinizdir” diyerek
inşaatın tamamlanmasını ister.
Abdurrahman Paşa da limanın tamamlanması için büyük çaba sarf eder. Fakat İstanbul’dan
gönderilen malzemelerin yetersiz ve kalitesiz olduğu ortaya çıkar. Kastamonu ve
Çankırı ticareti için çok önemli olan limanın inşaatının devam etmesi için Sultan
Mehmet Reşad döneminde İnebolu halkı 1911’de bir miting düzenler. Bunun etkisiyle
sağlanan ödeneklerle çalışmalar yeniden başlar. Ancak liman için gönderilen 10
bin lira ödenek o tarihe göre oldukça düşük kalır.
1912’de limanın bitirilmesi için Fransızlarla bir anlaşma yapılır. Ama önce Balkan
Savaşı, arkasından da 1. Dünya Savaşı başlar. Savaş yıllarında projeyle Macarlar
da ilgilenir ama yine sonuç çıkmaz. Limanın yapımı uzun süre durur. Son Osmanlı
padişahı Sultan Mehmet Vahdettin ise liman inşaatı için hiç yardımda bulunmuyor.
‘Gözüm Sakarya'da kulağım İnebolu'da’
Milli Mücadele yıllarında işgal altındaki İstanbul’dan gizlice kaçırılan ve Rusya’dan
gönderilen silah ve cephaneler, gemilerle en güvenli yer olan İnebolu Limanı’na
götürüldü.
Atatürk’ün “Gözüm Sakarya’da kulağım İnebolu’da” sözüyle büyük önem verdiği bu
sevkıyat 3 yıl sürdü. Milli Mücadele yıllarında deniz yolu ile İstanbul ve Rusya’dan
gelen binlerce ton silah ve cephane İnebolu Limanı’ndan çıkartılarak Anadolu’ya
atların, öküzlerin, mandaların çektiği arabalarla cepheye taşındı. Ancak silah
yüklü gemilerin boşaltılması sırasında azgın dalgalar yüzünden büyük sıkıntılar
yaşandı.
Zaferle biten Milli Mücadele’nin kazanılmasında silah ve cephanenin Anadolu’ya
giriş kapısı olan İnebolu Limanı önemli rol oynadı.
Kurtuluş Savaşı’nın zaferle sonuçlanmasının ardından kurulan yeni Cumhuriyet’in
ilk yıllarında da limanın bitirilmesi için yoğun çaba ve gayret gösterildi. İnebolu
Limanı’nın mendireği 1926’da Karadeniz’in azgın dalgalarına yenilir ve yıkılır.
1927’de liman inşaatı için 100 bin lira ödenek ayrılır. Bu kez de müteahhit işe
başlamaz. Liman inşaatı 1928’de 104 bin lira keşif bedel üzerinden ihaleye çıkarılır.
1929’da bütçeye 500 bin lira ödenek konup, yılda 100 bin lira harcanması şart
koşulur. Buna rağmen çalışmalar istediği gibi gitmez.
1938’de Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, İnebolu Limanı ile ilgilenilmesi için gereken
emirleri verir. Ancak bu emirler yerine getirilmez. Uzun bir aradan sonra 1945’de
İnebolu Limanı tekrar hatırlanır. O yıl 750 bin lira, 1946’da ise 3 milyon lira
ödenek ayrılır. İnebolulular bu karara çok sevinerek Şükrü Saraçoğlu hükümetine
minnet telgrafları çeker. Liman 18 Nisan 1946’da Arı Şirketine ihale edilir. Ancak
şirket, Bayındırlık Bakanlığı ile yaşadığı sorunlar üzerine işi tasfiye eder.
İneboluluların ardı arkası kesilmeyen şikayetleri Cumhurbaşkanı İnönü’yü rahatsız
eder. İnönü, 1949’da İnebolu’ya gelir ve gecikmeler dolayısıyla yetkilileri uyarır.
Ancak İnönü’nün bu uyarıları da bir fayda vermez.
Adnan Menderes’in Başbakan olmasıyla birlikte liman için 1953’de 8 milyon lira
ödenek ayrılır. Bu sayede liman inşaatında önemli ilerleme sağlanır. 1946’dan
1975’e kadar 590 metre ana mendirek, 300 metre tali mendirek, 90 metre rıhtım,
100 metre balıkçı rıhtımı yapılır.
1975’de 37 milyon 733 bin lira keşif bedelle ana mendirek 920 metreye çıkartılır,
iki balıkçı rıhtımı yapılır. 1980 fiyatlarıyla 30 milyon lira keşif bedelle ana
mendirek duvarı ve fener kulesi inşa edilir. 1985’de ise 109 milyon lira keşif
bedelle çekek yeri yapımı ile balıkçı barınağı ve saha betonlaması gerçekleştirilir.
Bu arada liman, Süleyman Demirel, Bülent Ecevit, Turgut Özal, Mesut Yılmaz, Necmettin
Erbakan ve Tansu Çiller hükümetlerini de görür, ancak hala inşaat çalışmaları
devam eder.
1993’de 17 milyar lira keşif bedelli liman kapasite artırımı inşaatı başlar.
Sonraki yıllarda İnebolu Limanı’nın genişletilmesi için yeni proje hazırlanır.
...ve mutlu son
Bazı müteahhitlerin işi yarım bırakıp kaçtığı İnebolu Limanı’nın genişletilmesi
için 1997 yılında yeni proje hazırlandı. Projenin değeri 1997 birim fiyatları
ile 3,5 trilyon lira olarak belirlendi. 1997 yılından bu yana da bu projenin çalışmaları
bir inşaat firması tarafından sürdürülüyor. 920 metrelik ana mendireğin 320 metre
daha uzatılmasını ve bir rıhtım yapılmasını kapsayan projenin değeri 1997 birim
fiyatlarıyla 3,5 trilyon lira olarak belirlendi.
İnşaatın aradan geçen uzun yıllara rağmen bitirilememesi üzerine liman sorununa
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım el koydu. Ulaştırma Bakanlığı, 2006 sonunda bitirileceği
açıklanan İnebolu Limanı için bu yıl 4 milyon YTL ödenek gönderdi. Liman inşaatının
son müteahhidi olan halen inşaat çalışmalarını yürüten firmanın Yönetim Kurulu
Başkanı Engin Musaoğlu, inşaatın bugüne kadar tamamlanamamasındaki en büyük nedenin
yeterli ödenek gönderilmemesi olduğunu söyledi. Limanın yapımını firma olarak
9 yıldır sürdürdüklerini ifade eden Musaoğlu, bu yıl gönderilen ödenekle inşaatı
yıl sonuna kadar bitirebilmek için yoğun şekilde çalıştıklarını bildirdi.
Türkiye’de inşaatı süren tek limanın İnebolu olduğunu anlatan Musaoğlu, “Diğer
limanlardaki inşaatların hepsi tamamlandı. Yapımına 124 yıl önce başlanmasına
rağmen en sona bırakılan İnebolu Limanı da bir aksilik olmazsa yıl sonuna tamamlanacak”
diye konuştu.
İnebolu Belediye Başkanı İdris Güleç de adeta “yılan hikayesine” dönen liman
inşaatının 59. hükümet tarafından bitirileceğini ve 60. hükümete kalmayacağını
belirterek, “İnebolu halkına Ramazan Bayramı’nda bunun müjdesini verdim” dedi.
İnebolu’da yaşayan vatandaşlar da büyük dedelerinin inşaat çalışmasını gördüğü
limanın tamamlanacak olmasının ayrıcalığını yaşayacaklarını kaydettiler.
NTV