Okulların açılması ve yazdan bugüne devam eden yol çalışmaları nedeniyle tıkanma
noktasına gelen İstanbul trafiğinde kısa vadede çözüm önerileri üzerinde duruluyor.
İstanbul’da trafik sorununun çözümü için hazırladıkları teklifi Büyükşehir Belediyesi’ne
ilettiklerini söyleyen İstanbul Valisi Muammer Güler, çözüm için hep birlikte
çalıştıklarını söyledi.
Vali Güler, İstanbul’un trafik sorunun çözümünün, raylı sistemin geliştirilmesi
ve taşıma kapasitesinin toplu taşımaya yönlendirilmesiyle mümkün olacağını vurguladı.
Trafiği büyük çapta işgal eden, duran araçların oluşturduğu yoğunluğun azaltılması
gerektiğini, bunun da yeni otoparklarla çözülebileceğini ifade eden Güler, şunları
kaydetti: “İstanbul’da hareket halindeki araçlar, yollarda büyük bir yoğunluk
meydana getiriyor ama hareket halinde olmayan araçlar da yolların 2 şeridini kapladığı
için sanki akmakta olan bir trafik var gibi görünüyor. İstanbul’da raylı sistemin
en az 250 kilometreye çıkması lazım. Bunun kaynağı bulunmalı. MARMARAY Projesi,
burada en önemli kısım. MARMARAY, raylı sistem için öngörülmüş bir tüp geçit.
Hemen akabinde lastik tekerlekli araçlar için bir tüp geçit var. Üçüncü köprü
ve üçüncü çevre yolu var. Bunlar genel olarak İstanbul’da trafik yoğunluğunu azaltacak.’’
Vali Güler, ilde her gün 400 ile 500 arasında yeni aracın trafiğe çıktığını,
bunun da yoğunluğu artırdığını dile getirerek, iş merkezlerindeki yoğunluğun da
gün geçtikçe arttığına işaret etti. Mesai saatlerinin başlangıcının okullarınkine
yakın olmasının da trafik için bir dezavantaj olduğunu belirten Güler, “Okulların
başlamasından itibaren her gün 3 bin görevliden başlayarak tedbir planlamasını
ortaya koyduk.” dedi.
İstanbul Valisi Güler, daha önce gündeme gelen “tek-çift plaka’’ uygulamasını
“gerçekleştirilemeyecek bir tedbir’’ olarak nitelendirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Mevcut araçların hepsinin trafikte akışını sağlayacak bir yapıyı getirmek lazım.
Yani araçların hareketini kısıtlamak yerine, yeni yollarla taşıma konseptini tersine
çevirmek lazım. Bu kadar insanın dolmuş, taksi ve otobüslerle taşınması bir yana,
bunlar daha büyük araçlarla taşınmalı. Kent içi taşımacılıkta raylı sistemi getiremezseniz,
trafik yoğunluğunu önleyemezsiniz. İstanbul’daki taşımacılığın yüzde 89’u karayoluyla
yapılıyor. Karayolundaki taşımanın da büyük bölümü, tek başına özel araçlarla
yapılıyor. Sabah bakıyorsunuz her aracın içinde bir kişi. Herkesin tasarruf serbestliği
var; ama trafik sorununun kısa vadeli çözümü için, kalabalık araçlara bazı yollarda
belli şeritleri kullanma önceliği tanınabilir. Bunu Büyükşehir Belediyesi’ne önerdik.
Sahil yolunda mesela... Bu bir tedbirdir; ama İstanbul’un uzun vadede ulaşım konseptini
değiştirecek sistem, raylı sistem ve deniz taşımacılığının artırılmasıdır.’
Zaman