Elif Atalay, Konya'da evinin önündeki bahçede oynarken yan taraftaki inşaatta
başına demir parçası düştü. 2 haftadır ölümle pençeleşen küçük Elif'in dramı Türkiye'deki
bir gerçeği gözler önüne serdi: “İnşaatlardaki ve tadilat yapılan binalardaki
güvenlik önlemlerinin yetersizliği.”
3194 sayılı İmar Kanunu yapı güvenliğinin nasıl sağlanması gerektiğini düzenliyor.
Buna göre mal sahibi, müteahhit ve fenni mesul tadilat veya inşaat yapılan binanın
çevresinde güvenlik tedbirlerini almakla yükümlü. İnşaat yükseldikçe etrafı brandayla
sarılarak çevreye zarar vermesinin engellenmesi gerekiyor. Kanunun uygulanıp uygulanmadığını
denetleme görevi ise belediyeye ait. Belediye sınırları dışındaki inşaatların
denetiminde ise sorumluluk valiliklere ait. Ancak tüm bu yasal zorunluluklara
çok az insan riayet ettiği için acı olaylar yaşanıyor. İş güvenliği konusunda
herhangi bir eğitim almayan işçilerin ihmali yüzünden birçok işçi, kurulan iskelelerden
düşerken, binalardan atılan malzemeler de ölümlü kazalara davetiye çıkartıyor.
Uzmanlar, inşaatlardaki güvenlik zaafı konusunda neredeyse hemfikir. Belediyeler
de gerektiği ölçüde güvenlik alınmadığını kabul ediyor. Güvenlik ve denetimsizliğin
yetersizliği İstanbul gibi metropol şehirlerde daha da belirgin. İstanbul Büyükşehir
Belediyesi İmar Müdürü Şimşek Deniz, 4708 sayılı Yapı Denetimi Yasası'na göre
inşaat güvenliğinde sorumluluğun müteahhit, fenni mesul ve yapı denetim firmalarına
ait olduğunu hatırlatıyor. Kaçak yapılaşmanın ve gecekondu bölgelerinin yoğunluk
kazandığı bölgelerin daha çok ilçe belediyelerinin sorumluluğunda olduğunu dile
getiren Deniz, “Maalesef birçok yerde denetimler neredeyse hiç yapılmıyor.” görüşünde.
Ankara'da ise durum diğer illere göre nispeten daha iyi. Yapı denetiminde görevli
zabıta müdürlüğü son iki yılda hatalı gördüğü 7 binaya ceza kesmiş. Ankara Büyükşehir
Belediyesi Zabıta Müdürü Zekai Kılınç, ceza için daha çok vatandaşların şikayette
bulunması gerektiğini söylüyor. Kızılay'da şu anda yapımı devam eden bir binanın
perde çekerek önlemini aldığını örnek veren Kılınç, Ankara halkının da bu konuda
daha duyarlı olduğunu savunuyor.
İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Cemal Gökçe, Türkiye'de inşaat
içi ve çevresinde iş güvenliği açısından gerekli tedbirlerin alınmadığından dertli.
Gökçe, “Türkiye'de bu anlamda ciddi bir problem var. Hem inşaat içinde işçilerin
hem de çevresinden geçen vatandaşların emniyeti için tedbir alma oranı son derece
zayıf.” diyor. Konya Merkez Selçuklu Belediyesi İmar Müdürü Hüseyin Çopur ise
şunları söylüyor: “8 yıldır Selçuklu Belediyesi'nde imar müdürüyüm, ceza kesecek
bir olay yaşamadık. Önlemler alınmaması durumunda inşaatı durduruyoruz.”
‘Ceza için dayanak bulamadık'
Güvenlik tedbirsizliğine ceza kesmek için kanuni dayanak bulamadıklarını iddia
eden Meram Belediyesi İmar Müdürü Recep Alibeyoğlu, cezadan çok uyarmakla yetindiklerini
söylüyor. Konya İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Ramazan Özkaya, denetim eksikliğine
dikkat çekerken, iş güvenliği konusunda hem işçilerin hem de yöneticilerin bilgi
sahibi olmadığını savunuyor. Binaların yükseldikçe etrafının koruyucu branda ile
çevrilmesi gerektiğini kaydeden Konya Baro Başkanı Avukat Hasip Şenalp, bunu ihmal
eden fenni mesul, müteahhit, teknik heyet ve arsa sahibinin Tehlikeli İşler Tüzüğü'ne
göre cezalandırılabileceğini bildiriyor. Şenalp, “Bu tür davranışlar, önceden
taksirli suçlar kapsamına giriyordu. Yeni Türk Ceza Kanunu'nda bu durum ‘kasta
yakın taksirli suçlar' kapsamına alınarak cezası ağırlaştırılmıştır.” görüşlerini
savunuyor.
Zaman