Adalet Bakanlığı 2003 yılından itibaren adliye binalarının yeniden yapılanması
projesini gündeme aldı. Birçok ilde adalet saraylarının yenilenmesi çalışmaları
başladı. Dönemin Adalet Bakanı Cemil Çiçek adliye sarayı seferberliğini "Hukuk,
adalet ihtişam demektir. Adam ister suçlu, ister başka türlü olsun kapıdan girerken
önünü ilikleyip saygıyla bu binanın girişinden başlaması lazım" sözleriyle anlatıyordu.
Bugünlerde devlet yönetiminde üç erkten biri olan yargıya yönelik tartışmalar
sürerken yargının fiziki alt yapısını düzeltmek amacıyla gerçekleştirilmekte olan
projeler de tartışmanın diğer bir boyutunu oluşturuyor. Uzmanlar tarafından "söz
edilen ihtişamdan uzak, ucube" olarak tanımlanan Bakırköy'deki adalet sarayının
ardından dünyanın en büyük adalet sarayı olacağı belirtilen Kartal'daki Anadolu
Yakası Adalet Sarayı ve Avrupa'nın en büyüğü hedefiyle yapılan Çağlayan'daki Avrupa
Yakası Adalet Sarayı eleştiri oklarının hedefinde.
Üç binanın bütçesi 600 milyon YTL
Yaklaşık 15 yılda yapımı tamamlanıp geçen yıl hizmete giren Bakırköy de dahil
olmak üzeren Adalet Bakanlığı'nın İstanbul'da gerçekleştirmekte olduğu yeni adalet
saraylarının bütçesi 600 milyon YTL civarında. Bakanlık bu projeleri Teknik İşler
Daire Başkanlığı tarafından proje alım ihalesi yoluyla gerçekleştiriyor. Proje
ise genel yaklaşım verilerek davet edilen mimarların çizimleri arasında yapılan
30 kişilik jüri tarafından seçiliyor.
İstanbul'un 30 ayrı noktasına dağılmış adliye binalarını bir araya toplamak amacıyla
projelendirilen üç adalet sarayından biri olan Bakırköy Adalet Sarayı'nın ardından
Kartal ve Çağlayan'daki adalet saraylarının da inşaatlarına başlandı. "İhtişamlı"
binalar hedefi ile çıkılan yolda ortaya çıkan projeler hem hukuk hem de mimarlar
çevresinde tartışılıyor. Mimarlara göre Avrupa'daki gibi "sembol" binalar yapmak
amacıyla yola çıkan bakanlığın projeleri "amacından uzaklaşmış, taklit, estetikten
yoksun projeler..."
Eleştiri okları özellikle Bakırköy'deki dev adalet sarayına yönelik. 90 bin metrekare
üzerine tek bir bina olarak inşaa edilen Bakırköy, Zeytinburnu, Bağcılar, Eyüp,
Büyükçekmece adliyelerini tek çatı altında toplamak üzere inşa edildi. Ancak Bakırköy
Adliye Sarayı'na sadece Bakırköy, Zeytinburnu, Bağcılar adliyeleri ve Eyüp adliyesinin
bir bölümü sığabildi. Ayrıca Bakırköy Adliye Sarayı işlevsiz bir binası, duruşma
salonları ve kalem odalarının küçük olması nedeniyle de eleştiriliyor. Avukat
odalarının ve baro birimlerinin yetersizliğinin dikkat çektiği Bakırköy Adliye
Sarayı'nda, ilçe adliye binalarında görmeye alışık olunan kalabalık ve uzun kuyruklar
da sürüyor.
Kimliksiz yapılar oluşturuluyor
Mimarlar Odası Başkanı Eyüp Muhçu, Kartal ve Avrupa yakasında inşaatı devam eden
adliye saraylarının, projelendirilme aşamasının problemli olduğunu öne sürdü.
Bu yapıların şirketlere ve mimarlara sipariş edilerek projelendirildiğini söyleyen
Muhçu, kentin bütününü ilgilendiren böylesine büyük çaplı yapıların, proje yarışmaları
sonucunda belirlenerek inşa edilmesi gerektiğine dikkat çekti.
İstanbul Serbet Mimarlar Derneği Başkanı Doğan Tekeli ise adliye saraylarının
adaletin görkeminin sembolü olması gerektiğini belirterek "Bağımsız üçüncü kuvvet
olan yargıyı temsil eden binalar ne tarafa çekilse oraya giden garip yapılar olmamalı.
Dünyadaki başkentlerde en önemli yapılar adliye saraylarıdır. Yeni adliye sarayları
Türk mimarisinin birikimini oluşturan yapılar olmadı. Çağlayan ve Kartal'daki
adliye sarayları da üst düzey yapılar değil ama yine de Anadolu'da yapılan adalet
saraylarına göre daha çağdaş sayılırlar. Anadolu'daki adalet sarayları ise, tamamen
kötü, garip, çeşitli uslupların karışımı yapılar. Adliye saraylarının laik rejimi
yansıtması gerekirken, Osmanlı ve Selçuklu'ya gönderme yapılarak, kimliksiz yapılar
oluşturuluyor. Bu iktidarların mimariye müdahalesi" diye konuştu.
İstanbul Barosu Başkanı Kazım Kolcuoğlu da adliye binalarının kendi çalışma düzenlerinden
dolayı kendine özgü bir mimariye sahip olması gerektiğini belirterek, "Çok büyük
adalet binası yapmak övünç nedeni olamaz, çok iyi ve işlevli adalet binası yapmak
önemli" dedi. Türkiye'de adalet sarayı gibi binalar yapma konusunda bir mimari
anlayış olmadığını, Bakırköy Adalet Sarayı'nın da bu nedenle sıradan bir devlet
binası gibi inşa edildiğini kaydeden Kolcuoğlu, binada çok büyük alanların göze
çarptığını ancak duruşma salonlarının küçük olduğuna, kalem odalarına ise en fazla
3 kişinin girebildiğine dikkat çekti.
Kolcuoğlu, "Çağlayan'daki Adalet Sarayı'nın mimarına, dünyada adalet binalarını
gezdiniz mi, adalet binalarının çalışma düzeni konusunda bir bilginiz var mı diye
sordum ve hayır, yok yanıtını aldım. Keşke bizden yardım isteselerdi. Adalet sarayının
işlevi, nasıl yapılması gerektiğini daha yakından görmelerini sağlardık" dedi.
Çatık kaşlı Bakırköy
15 yıl önce lüks harcamalardan kaçınıldığı belirtilirken Bakırköy Adalet Sarayı'nın
mimarlarından Prof. Dr. Uğur Erkman ise projeyi çizerken "anıtsal bir bina" yapmak
istediklerini söyledi. Erkman, adliye sarayının atrium tarzında inşa edilen 30
metre yüksekliğindeki giriş bölümünü "İnsanda saygı ve güven uyandıracak, hukukun
üstünlüğünü simgeleyecek, aynı zamanda binlerce kişinin dağılımını sağlayacak
kadar görkemli" olarak tanımladı. Erman'ın, Bakırköy Adalet Sarayı Proje Açıklama
Raporu'nda da "Bir adalet yapısında gerekli vakur, ağırbaşlı ve hatta biraz çatık
kaşlı imajın elde edilebilmesi ancak çok kesin bitmiş bir geometri, kalıcı yapı
malzemesi ve belli ölçüde vurgulanmış bir anıtsallıkla sağlanabilir" sözleri yer
aldı.
Çağlayan alışveriş merkezi gibi
Çağlayan'da yapımı süren adalet sarayında ise Türkiye'deki ekonomik gelişmenin
izleri dikkat çekiyor. Avrupa'nın en büyük adalet sarayı olacağı ilan edilen Çağlayan'daki
İstanbul Avrupa Yakası Adalet Sarayı'nın projesini hazırlayan mimarlardan Mustafa
Aytöre Bakırköy'de o yıllarda adliye sarayının yapımında lüks harcamalardan kaçınıldığını,
yeni adliye sarayının ise son derece konforlu bir yapı olacağını ifade etti. Aytöre,
"Bir alışveriş merkezinde ne varsa, yeni adliye saraylarında da aynısı var. Bu
nedenle bu binaları Bakırköy'deki ile kıyaslamak doğru değil" dedi.
Projeyi hazırlarken dünyadaki adalet sarayı örnekleri gezip görmediklerini ama
bu konudaki kitapları incelediklerini anlatan Aytöre, mahkeme salonları ile binadaki
odaların küçük ve işlevsizliğine yönelik eleştirilere ise "Projenin mimarı olarak
bize verilen programa göre projeyi hazırladık. İşveren ağır ceza salonunu 96 metrekare,
ceza mahkemelerini 48 metrekare istiyorum der ve biz projeyi ona göre hazırlarız"
diye konuştu.
Eleştiri yaparken veriler doğru olmalı
Temeli 2007'de atılan ve dünyanın en büyük adalet sarayı olacağı belirtilen Kartal
Adalet Sarayı projesinin mimari ise raporunda "Çağdaş dünyada, adalet yapıları,
kentsel mekanlar içindeki en göz alıcı anıtsal yapılardır. Demokrasinin vazgeçilmez
unsuru olan yargının üstünlüğü, fiziksel olarak söz konusu binaların görkemli
görüntüleriyle özellikle vurgulanmaktadır. Bu bağlamda, İstanbul'un yetersiz olan
adli mekanları da çağdaş bir yapı ile bu olumsuz durumdan kurtulmak zorundadır"
ifadesi yer aldı.
İstanbul Anadolu Yakası Adalet Sarayı'nın mimari projesini hazırlayan Haldun
Erdoğan, proje için aralarında Ağahan Mimarlık Ödülü sahibi Turgut Cansever'in
de bulunduğu mimarların çağrılı olduğu davetli bir proje yarışması düzenlendiğini
belirtiyor. Erdoğan, bu davetli yarışma sonucunda Gazi Üniversitesi'nden akademisyenler,
Adalet Bakanlığı'ndan yetkililer ve savcılardan oluşan yaklaşık 30 kişilik jüri
tarafından hazırladığı projenin seçildiğini söyledi.
Projede yapı ekonomisini dikkate aldıklarını belirten Erdoğan, "Duruşma salonlarının
ve odaların küçük olduğu söyleniyor. Neye göre küçük olduğu ifade ediliyor. Ankara
Adliyesi'nde bazı salonların büyük olduğu ve kullanılmadığı söyleniyor. Yani binalar
büyük ama bir taraftan da yapı ekonomisi diye bir şey var projeler hazırlanırken
bu da dikkate alınıyor. Bizim projemizde de salonlar ve odalar küçük değil" diye
konuştu. Bu tartışmalarda işin ehli olmayanların da fikir beyan ettiklerini söyleyen
Erdoğan, "Eleştiri elbette olacak, eleştirisiz sanat olmaz, hiçbir şey icra edilemez.
Ama eleştiri yaparken elinizdeki verilerin doğru olması gerekiyor" dedi. Erdoğan,
Ankara'da yapımı devam eden Türkiye Barolar Birliği'nin inşaatının da proje muellifi
olduğu bilgisini vererek, adli binalar yapımı konusunda tecrübeli bir mimar olduğunu
kaydetti.
Kriterleri Bakanlık belirliyor
Çağlayan ve Kartal'daki adalet saraylarının projelerinin Adalet Bakanlığı tarafından
yaptırıldığını, yapım ve denetimini ise Bayındırlık ve İskan Bakanlığı'nın yürüttüğünü
belirten Adalet Bakanlığı Teknik İşler Daire Başkanı Erdoğan Böcek, adalet saraylarına
yönelik eleştirilere ilişkin şunları söyledi: "Adalet saraylarının nereye ve nasıl
yapılacağına Adalet Bakanlığı ve ilgili birimler çeşitli parametreleri belirleyerek
karar verir. Mimarlardan da bizim belirlediğimiz kriterlere göre proje yapmalarını
isteriz. Yani mimarlara biz iki bina yapacağız, bunları siz projelendirin biz
de uygulayalım demiyoruz."
ADLİYE SARAYI TARTIŞMASI
Eleştirenler
Projelendirme aşaması problemli / Mimarlar Odası Başkanı Eyüp Muhçu
İnşaatı devam eden adliye saraylarının, projelendirilme aşaması problemli. Bu
yapılar şirketlere ve mimarlara sipariş edilerek projelendirildi. Büyük çaplı
yapıların, proje yarışmaları sonucunda belirlenerek inşa edilmesi gerekir. Siparişle
projelendirilen bu projeleri meşrulaştırmak için kısmi bir yarışma düzenlendiği
söyleniyor.
50 yıl önce bile yarışma olurdu / İstanbul Serbest Mimarlar Derneği Başkanı Doğan
Tekeli
Sultanahmet Adliye binası için 1950 yılında ulusal bir yarışma açıldı. Aradan
50 yıl geçti. İstanbul'da yapılacak yeni saraylar basit ihalelerle mimarlara ihale
edildi. Adliye saraylarının laik rejimi yansıtması gerekirken Osmanlı ve Selçukluya
gönderme yapılarak, kimliksiz yapılar oluşturuluyor. Bu iktidarların mimariye
müdahalesi.
Dünyadaki örnekleri gezmediler / İstanbul Barosu Başkanı Kazım Kolcuoğlu
Bakırköy Adalet Sarayı binasının sıradan bir devlet binası yapılır gibi inşa
edildi. Duruşma salonları ve kalem odaları çok küçük. Çağlayan'daki Adalet Sarayı'nın
mimarına, "Dünyada adalet binalarını gezdiniz mi" diye sordum. "Hayır" yanıtını
aldım. Yardım isteseydiler adalet sarayının nasıl yapılması gerektiğini yakından
görmelerini sağlardık.
Savunanlar
Anıtsal bir bina hedefledik / Bakırköy Adalet Sarayı mimarlarından Prof. Dr.
Uğur Erkman
Projeyi çizerken "anıtsal bir bina" yapmak istedik. Adliye sarayının atrium tarzında
inşa edilen 30 metre yüksekliğindeki giriş bölümü İnsanda saygı ve güven uyandıracak,
hukukun üstünlüğünü simgeleyecek, aynı zamanda binlerce kişinin dağılımını sağlayacak
kadar görkemli.
Örnekleri değil ama kitapları inceledik / Avrupa Yakası Adalet Sarayı mimarlarından
Mustafa Aytöre
Yeni adliye sarayı son derece konforlu bir yapı olacak. Bir alışveriş merkezinde
ne varsa, yeni adliye saraylarında da aynısı var. Projeyi hazırlarken dünyadaki
adalet sarayı örneklerini gezip görmedik ama bu konudaki kitapları inceledik.
İşveren, ağır ceza salonunu 96 metrekare, ceza mahkemelerini 48 metrekare istiyorum
der ve biz projeyi hazırlarız.
Eleştiri yaparken veriler doğru olmalı / Anadolu Yakası Adalet Sarayı'nın mimari
projesini hazırlayan Haldun Erdoğan
Bir proje yarışması düzenlendi. Duruşma salonlarının ve odaların küçük olduğu
söyleniyor. Binalar büyük ama bir taraftan da yapı ekonomisi diye bir şey var
projeler hazırlanırken bu da dikkate alınıyor. Bizim projemizde de salonlar ve
odalar küçük değil.
Bakırköy 1 yıl önce hizmete girdi
Kanyon İnşaat tarafından 90 bin metrekarelik alanda inşa edilen Bakırköy Adalet
Sarayı, mart 2007'de Yaklaşık 56 milyon YTL harcanarak tamamlandı. Bakırköy Hukuk
Mahkemeleri, Zeytinburnu, Bağcılar adliyelerinin tek çatı altında toplandığı adalet
sarayı, 10 katlı ve 13 bloktan oluşuyor. 42 asliye ceza, 24 asliye hukuk, 16 ağır
ceza, 15 sulh ceza, 13 sulh hukuk, 8 çocuk asliye ceza, 7 icra, 7 iş mahkemesi,
2 çocuk ağır ceza duruşma salonu olmak üzere 134 mahkeme salonunun bulunduğu binada,
109 savcı odası, 193 hakim odası, 179 kalem odası, 8 müfettiş odası, 4 adli tıp
odası, 6 sosyolog psikolog odası, 4 avukat odası, 8 vezne, 1 PTT ofisi, 16 nezarethane
ile 500 araçlık otopark da yer alıyor.
Kartal'da, 326 duruşma salonu olacak
Temeli mart 2007'de atılan ve tamamlandığında Türkiye'nin en büyük adalet sarayı
olacak Kartal'daki İstanbul Anadolu Yakası Adalet Sarayı inşaatının 2009'da tamamlanması
hedefleniyor. Yaklaşık 300 milyon YTL'ye mal olacak binanın inşaatını Mertkan
İnşaat ile Şira Elektrik Taahhüt Şirketi ortak girişimi yürütüyor. Projenin mimarı
ise Haldun Erdoğan. 123 bin 645 metrekarelik alan üzerinde 2 ana blok olmak üzere
10 bloktan oluşacak proje, Kadıköy, Kartal, Beykoz, Pendik, Sultanbeyli adliyelerini
çatısı altında toplayacak. Toplam 326 duruşma salonunun yer alacağı bina içinde
baro başkanlığı, avukat bekleme-dinlenme yerleri, postane, banka, konferans salonu,
kütüphane, kuaför salonu, jimnastik salonu, fitness salonu ve sağlık ünitesi ile
2 bin 700 araç kapasiteli bir otopark bulunacak.
Çağlayan'da Avrupa'nın en büyüğü olmak
Aytöre Genç Proje ve A Tasarım Ortak girişimi tarafından uygulama projeleri 2007
başında tamamlanan Çağlayan'daki İstanbul Avrupa Yakası Adalet Sarayı'nın inşaat
ihalesi, 2007 yılı ortalarında gerçekleştirildi. Varyap Varlıbaş Holding'in üstlendiği
inşaatın, yaklaşık 250 milyon YTL'ye mal olması bekleniyor. 326 adet duruşma salonunun
yer alacağı Çağlayan Adalet Sarayı tamamlandığında, Avrupa'nın en büyük Adalet
Sarayı olma özelliğini de taşıyacak. Bina 7 kat bodrum olmak üzere toplam 16 kattan
oluşacak ve kat yüksekliği bazı bloklarda 20 kata kadar ulaşılabilecek. Binada
ayrıca 83 bin metrekare kapalı otopark da bulunacak. Temel atma töreninin kısa
bir zaman içinde yapılacağı ve tören için Adalet Bakanlığı'ndan tarih beklenen
projenin, yaklaşık 2.5 yıl sonra tamamlanması hedefleniyor.
İnşası süren 39 adalet sarayı var
2003 yılından beri 78 adet adalet sarayı hizmete açıldı. 39 adalet sarayının
ise inşaatları sürüyor. 28 adedinin proje çalışmaları devam ediyor. 7 adedinin
de ihale işlemleri yürütülüyor. 2008 yılında 23 adalet sarayının tamamlanmış olacağı
belirtiliyor.
Referans Gazetesi
Bülent YOLDAŞ