Kentler büyüdükçe çevremiz büyük ölçüde beton ve asfaltla kaplandı. Yeşil alanlar
yerlerini büyük beton yapılara bıraktı. Giderek çoğalan yüksek yapılar, hava sirkülasyonunu
engelleyerek, kirlilikle birlikte ısının artmasında etken oldu. Kentlerde ve endüstri
alanlarında su kullanımı artarken, betonlaşma sonucu yağmuru emecek toprak miktarı
azaldı. Bu da kentlerin atık su sistemlerine daha çok yüklenilmesine yol açtı.
Yetersiz hale gelen alt yapılardan ötürü birçok kent su baskınlarıyla boğuşmak
zorunda kaldı. Hiç şüphesiz bu duruma karşı en etkili çarelerden biri hepimizin
türlü çözümler aradığı yeşil alanların yeniden çoğalması. Fakat bu isteği hayata
geçirmek birçoğunuz için oldukça zor olabilir.
Yeşil alanlar için bir bahçeye veya geniş teraslara sahip olamayabilirsiniz.
Artık size yardımcı olacak bir alternatif var. Yeşil yani ekolojik çatılar. Yeşil
çatılar, alışveriş merkezlerinden otellere, konutlardan marketlere kadar pek çok
alanda uygulanabiliyor. Görsel özelliğinin yanı sıra ses ve ısı yalıtımını sağlayarak
size tasarruf ve daha temiz bir hava vaatediyor.
Binaların yok ettiği yeşillikler binalarda can buluyor
Ekolojik çatı sistemlerine Ondugreen adı veriliyor. Türkiye’nin önde gelen
çatı ve yalıtım firmalarından Onduline Avrasya, konusunda Avrupa liderlerinden
Alman Zinco firmasının işbirliğiyle ülkemizde bu hizmeti sağlıyor.
Onduline Avrasya Pazarlama Müdürü Nuri Özpay, binaların yok ettiği yeşil
alanların aynı binaların çatılarında yeniden yaratıldığını belirterek "Ekolojik
çatılar, küresel ısınmaya karşı en önemli etkenlerden biri olan yeşil alanların
korunması ve artırılmasını sağlayarak günün ihtiyacına en iyi cevap veren sistemlerden.
Hızla yapılaşan kentlerimizde bu sistemle çatı, teras, garaj üstü gibi yapı
bölümlerinin de yeşil alanlara katılması mümkün. Bu konuya sadece estetik açıdan
değil, çevre bilinci bakımından da bakmak lazım" diyor.
Çatınızda bodur ağaçlar yetiştirebilirsiniz
Ondugreen sistemini her tür ve eğimdeki çatıda uygulayabiliyorsunuz. Çünkü
sistem yüksek eğimlerde kayma, klasik düz çatılarda su birikme gibi sakıncaların
hepsine karşı çözüm sunuyor. Örneğin, yağmur suları sistemde bir yandan yağmursuz
günler için yeterli ölçüde depolanırken diğer taraftan fazla birikim olduğunda
drene edilerek bitkilerin çürümesini önlüyor.
Çatılarınız için iki alternatifiniz var. Yoğun ve seyrek yeşillendirme.
Bol toprak kullanılan yoğun sistemde, çatınızın üzerinde bodur ağaç bile yetiştirebilmeniz
mümkün. Yalnız, sistemin çatıya verdiği yük 300 kilogram civarında olduğu için
ancak bu amaçla tasarlanmış yapılarda kullanılabiliyor.
Sürekli bakım halinde tutulmaları da gerekiyor. Seyrek yeşillendirme yöntemiyle
elde edilen hafif çatı bahçeleri birçok bina için daha uygun diyebiliriz. Bu yöntemde
çatıya verilen yük 100 kilogramın altında. Kısaca çakıl, beton karo kaplanmış
düz çatınız veya kiremit kaplı eğik çatınızın yeşillendirilmesi yapınıza ekstra
bir yük katmıyor. Üstelik yılda bir iki kez bakım yaptırmanız yeterli oluyor.
Altı katmanlı sistemde yıllarca bozulmayan bitkiler
Sistem altı katmandan oluşuyor. Yeşil çatı sistemlerinin uygulanabilmesinin
ilk şartını, iyi bir su yalıtımı ve yeterli taşıyıcılığa sahip çatı konstrüksiyonunun
varlığı oluşturuyor.
Ardından bitki köklerinin yalıtıma zarar vermesini engelleyen özel kök tutucu
tabaka veya köklere dayanıklı su yalıtımı için firmanın geliştirdiği özel tabaka
uygulanıyor. Dördüncü katman çürümeye dayanıklı özel keçelerden yapılan ve mekanik
etkilere karşı koruyucu basınç gücüne sahip tabaka.
Üçüncü kat üst katmanlardan gelen suyu filtre tabakası tarafından süzerek
yağmursuz günler için depolarken biriken fazla su, bitkilerin çürümesini engelliyor.
Bir sonraki katmanda bulunan bitki taşıyıcı tabaka, seçilen bitkinin besin ihtiyacını
karşılıyor. Son tabakayı araştırma enstitüleri tarafından saptanan ve bölgenin
iklim şartlarına uygun olarak uzun yıllar yaşayabilecek bitki türleri oluşturuyor.
Yazları serin alanlar yaratın su israfından tasarruf sağlayın
Ekolojik çatılar, hoş görünümleri dışında bulunduğunuz ortama pek çok yarar
da sağlıyor. Tasarımda seçtiğiniz sistemin özelliklerine göre çatıdan atılması
gereken su miktarında yüzde 90’a kadar tasarruf elde ediliyor. Bitkilerin nefes
alma özellikleri oksijen miktarının artmasına neden oluyor.
Hava temizliğiyle birlikte daha çok yağış alan, yazları serin kalan yaşanabilir
alanlar yaratılıyor. Yeşil çatılar, atmosferde bulunan toz partiküllerinin filtre
edilmesine de yardımcı oluyor. Nitratlar gibi havada veya yağmur sularında mevcut
olan ve çevreye zarar veren maddeler, çatılarınız sayesinde emilerek toprağa iletiliyor.
Isı yalıtımında da yüzde 50’ye varan artışlar ısıtma ve soğutma enerjilerinden
tasarruf etmenizi sağlıyor.
Yeşillikle kaplanan yüzeylerin yansıttığı ses miktarı da diğer çatı yüzeylerine
göre düşük. Özellikle çatı katında yaşıyorsanız bu sistemle ses kirliliğinden
büyük ölçüde kurtulabilirsiniz. Kışın dondurucu soğukların yapıya işlemesine engel
olup, yazın binanızın fazlasıyla ısınmasını önlemeniz mümkün. Böylece su yalıtım
malzemelerinizi de aşırı ısı farklarından ve zararlı ultraviyole ışınlarından
koruyup daha uzun süre kullanabilirsiniz.
Yeşillenmenin tam mevsimi
Doğal iklim şartlarında yaşayabilen bitkileri seçerek uzun süre sulama
yapmadan çatı bahçenizi koruyabilirsiniz. Tercihiniz sulama isteyen özel bitki
ya da çiçeklerden yanaysa, çatınıza sulama sistemi ekletmeniz gerekiyor. Seyrek
yeşillendirilen çatılarda genellikle bakım istemeden yaşayabilen bitkiler kullanılıyor.
Bu nedenle seçilen bitkiler, çatı ortamına adapte olabilen ve kendilerini
sürekli yenileyen türlerden seçiliyor. Sedum esaslı, yosunsu bitkiler ve çalılar
aynı zamanda çatının düzgün olarak kaplanmasına olanak sağlıyor. Uygulama, ilkbahardan
sonbahara kadar istenilen zamanda yapılabiliyor fakat en hızlı büyümeyi bitkilerin
mart-nisan aylarında dikilmesiyle elde edebiliyorsunuz. Ekimi kışa girerken yaparsanız,
don tehlikesiyle karşılaşma tehlikeniz var. Sedum tipi bitkiler ilkbaharda kırmızı,
sarı ve beyaz renkli çiçekler açıp size çok güzel çatı görünümleri yaratıyor
Kaynak: Hürriyet