Linens Genel Müdürü Şule Zorlu, "Yurtdışında başarı için nasıl yabancı ortak
şartsa Anadolu şehirlerine de yerli ortakla girmek şart" diyor.
Zorlu Grubu, tekstil, dayanıklı tüketim, finans ve enerji alanında Türkiye'nin
önde gelen gruplarından biri. İş hayatında ellinci yılını geride bırakan Ahmet
ve Zeki Zorlu kardeşler, ikinci kuşağı yönetim kuruluna almakla kalmayıp bizzat
görev vererek yüklerini hafifletmeye başladı bile. Zeki Zorlu'nun oğlu Olgun Zorlu
grupta tekstil ve enerji şirketlerinden sorumlu. Kızı Selen Zorlu ise Korteks
İplik'in Genel Müdür Yardımcılığı'nı yapıyor. Zorlu Grubu Yönetim Kurulu Başkanı
Ahmet Zorlu'nun kızı Şule Zorlu'ya ise Linens Mağazaları'nın Genel Müdürlü'ğü
görevi verilmiş. Şule Hanım için bu iş çok önemli. Çünkü babası ve amcasının 50
yıl önce Trabzon'da küçük bir manifatura dükkanında başladığı işi bugün sadece
Türkiye'ye değil, dünyaya yaymakla görevli. Yani bir anlamda baba mesleğini dünya
çapında yapmaya çalışıyor. İş hayatına Linens'in Amerika'daki pazarlama ofisinde
stajyer olarak başlayan Zorlu, zor anlar yaşasa da Linens'i Türkiye ve çevre ülkelerde
ev tekstili konusunda bir numara yapmaya kararlı. 2003'ü 27 milyon dolar ciro
ile kapatan Linens'in yılsonu hedefi ise 38 milyon dolarlık satışa ulaşmak.
28 yaşında genel müdürlük ağır bir görev değil mi?
Evet, ama biz bu konuda çok tecrübeli bir grubuz. Çünkü işe tüccarlıkla
başladık. Deneyimli bir ekibimiz var. İlk mağazamızı 1999'un Aralık ayında açtık.
Dört yılda zor dönemler de geçirdik. Taç 30 yıldır marka olmuş. Dolayısıyla Linens
de kolay kabul edildi. İş ortaklarımızı da daha önce Zorlu Grubu ile çalışan bayilerimizden
seçiyoruz. Yani benim işimi kolaylaştıran çok unsur var.
GECELİK DE VAR NEVRESİM DE
En fazla zorlandığınız alan ne oldu?
Sektörde ciddi bir karmaşa var. Faturasız satışlar çok yaygın. 100 liralık
pastanın 60 lirasının nereye gittiğini bilmiyorsunuz. Bu ciddi bir sıkıntı. Şu
anda 39 ilde 87 Linens mağazası var. Anadolu'da faturasız alışveriş çok yaygın.
Dolayısıyla siz işe 1-0 yenik başlıyorsunuz aslında. Bir de ürünlerimiz sadece
bizde değil rakiplerimizde de satılıyor. Bu da bir dezavantaj. Ama bizim en büyük
avantajımız ev tekstili ile ilgili her şeyi tek çatı altında toplamamız. Müşteri
Linens'e girdiği zaman perdesinden havlusuna, banyo aksesuarından geceliğine kadar
pek çok şeyi bulabiliyor.
En zorlu pazar neresi?
Kayseri çok zor bir piyasa. Bu sadece bizim için değil tüm markalar için
geçerli. Yerli bir ortak almadan Kayseri'de iş yapmak neredeyse imkansız. Çünkü
ticareti çok iyi biliyorlar. Adam üç kuşaktır mağazacılık yapıyor. Benim ürünümü
satıyor. Onu ezip bir iş yapmaya çalışmam bana zarar verebilir. Aslında bu söylediğim
diğer iller için de geçerli.
CİRONUN YÜZDE 30'U PERDEDEN
Bayilerinizde ne gibi özellikler arıyorsunuz?
İşteki başarı insan kaynağına bağlı. Öncelikle işin başında durmasını istiyoruz.
Mağaza sahibi tezgahtar gibi çalışmayacaksa başarılı olamaz. İş ortaklarımızın
perdeci veya perakendeci olması şart. Ve tabii ki işinde 3-4 yıllık tecrübesi
olmalı.
Perdeci olması neden önemli?
Türkiye'de iyi perdeci bulmak, üretim yapmaktan bile daha zor. Pencere
standardı olmadığı için perdecinin her ev için farklı uygulama yapması gerekiyor.
Bu nedenle kar marjları daha yüksek. Bizim ciromuzun yüzde 30'u perdeden geliyor.
İki yıl İstanbul Bağcılar'da bir meslek lisesinde perdecilik bölümü açtırdık.
40 kişi yetiştirdik. Bunlardan sadece ikisini bünyemizde tutabildik.
Komşunun perdesi bilezik sattırıyor
Müşterilerinin yüzde 89'unu 25 ile 45 yaş arasındaki kadınların oluşturduğunu
belirten Linens Genel Müdürü Şule Zorlu, 1.5 yıllık iş deneyiminde ilginç olaylarla
da karşılaşmış. Zorlu, "Türkiye'de komşunun ne yaptığı çok önemli. Komşusunun
aldığı perdeden almak için bileziklerini veren kadınlar gördüm" diyor.
Kaynak: Sabah
Leyla Şen