Vatandaştan yatırımcıya, müteahhitten bankacılara kadar geniş bir kesimin merakla
beklediği, “kira öder gibi ev sahibi olmayı sağlayacak mortgage” sistemi yaşama
geçiyor.
Sistemden kimlerin yararlanabileceği, konut kredilerden farkının ne olduğu,
faiz dışında maliyeti ve para cinsinden riskinin bulunup bulunmadığı, yararlanmak
için uyulacak kurallar en çok merak edilen konuların başında geliyor.
Mortgage tasarısı Meclis’te görüşülürken, uzmanlar sisteme ilişkin en çok merak
edilen soruları yanıtladılar:
Mortgage sisteminin tüketiciye yararı ne olacak?
Yaşama geçmesi ile birlikte faizlerin serbest bırakılması gündeme gelecek.
Sistemden yararlanacak müşteriler sabit veya değişken faiz oranları arasında tercih
yapabilecek. Değişken faizli krediler ile, konut almak için kredi faizlerinin
düşmesini beklemelerine gerek kalmayacak.
Değişken faizin bir riski var mı?
Bankaların baz alacağı endeksler Merkez Bankası tarafından belirlenecek.
Fiyatlamalar endeks faiz oranı üzerine katılacak marjlarla oluşturulacak. Müşterinin
kullanacağı endeks ve marj oranı sözleşmede yer alacak. Değişken faizde, azami
oran sözleşme ile başlangıç tarihinde belirlenecek.
Faiz oranları düştüğünde tüketicinin taksitleri de düşecek. Faizlerin yükselmesi
durumunda da taksit tutarları sözleşmede belirlenen azami oran kadar yükselebilecek.
Müşteriler, faizli kredinin etkileri konusunda ayrıntılı bir şekilde bilgilendirilecek.
Mortgage sisteminde kredi erken kapatılırsa ek bir maliyetin ortaya çıkacağı
doğru mu?
Tasarıda yer alan ve eleştirilere hedef olan bir uygulama söz konusu. Bu
uygulamaya göre, sabit faizli kredi kullanımında tüketici yüzde 2 oranında erken
kapama komisyonu ödeyecek.
Erken kapamalarda tüketiciye yansıyan herhangi bir maliyet bulunmuyor. Bu
nedenle de tüketicilerin değişken ve sabit faizli kredi kullanırken bu unsura
dikkat etmeleri gerekiyor.
Sistemin maliyet avantajı bulunuyor mu?
Başlangıç aşamasında müşteri maliyetlerinde bir farklılık söz konusu olmayacak.
Zaman içinde ikincil piyasanın gelişmesine bağlı olarak bankalar daha kolay finansman
sağlayacak.
Bu süreçte de uygun ekonomik koşullara da bağlı olarak faiz oranlarında
düşüş gündeme gelebilir. Konut kredisi veren bütün bankalar mortgage sistemi konusunda
hazırlıklarını tamamlamak üzereler.
Mortgage kapsamında alınacak konutlarda imar zorunluluğu var mı?
Sistem kapsamında kat irtifakı tapusu olan konutların yanı sıra bitmemiş
konutlar için de kredi alınabilecek. Deprem yönetmeliğine uygun yapılmış ve iskanı
alınmış konutlar mortgage sistemi için uygun olacak.
Bu sistemle istenilen her ev alınamayacak. Öncelikle imara uygun olması
zorunluluğu aranacak. Banka ev konusunda inceleme yapacak, uygun bulunması halinde
kredi verecek.
Bu süreçte konut fiyatları yükselir mi?
Son dönemde yaşanan faiz oranlarındaki düşük ve vadelerdeki uzama konut
talebini arttırıyor. Bu nedenle de fiyatlarda artış söz konusu. Sistemin yaşama
geçmesinin ardından artan talebe paralel olarak fiyatlarda düşüş gündeme gelebilir.
Konut fiyatları ve kiralar arz-talep dengesine göre şekillenir.
Mortgage sistemi ile bankalardan kullanılan konut kredileri arasındaki fark nedir?
Sistemin konut kredisi faiz oranları üzerinde direk bir etkisi bulunuyor.
Bankalar ise faizlerini piyasa koşullarına göre belirler. Faiz oranlarının bugünkü
tablodaki görünümü maliyete kıyasla makul görünüyor.
Genel faiz oranlarının seyrine göre bankalar da fiyatlama yapacaktır. Mortgage
sistemine göre, alınacak evin tutarının yüzde 25’i kadar peşinat verecek.
Piyasalara etkisi nasıl olacak?
Sistemin, konut kredisi faiz oranları üzerinde direk bir etkisi olmayacak.
Ancak, tüketiciler açısından bakıldığında değişken faizli kredi kullanımı ile
faizlerin düşmesi için konut alımlarını bekletmelerine gerek kalmayacak.
Mortgage kapsamında satın alınan ev parasal sıkıntıya girildiğinde satılabilir
mi?
İki taksit ödenmediğinde ev sahibine bir aylık bir süre tanınacak. Borç
ödenmediğinde o zamana kadar yapılan ödemeler geri verilecek ev de banka tarafından
satılacak.
10 yıl taksit ödedikten sonra ev başkasına devredilebilecek. Ancak bunun
için kalan borcun yüzde 2'sinin ceza olarak ödenmesi gerekiyor. Kredi kapatılıp,
ipotek kaldırılırsa evi satmak mümkün olacak. Borcu erken kapatma halinde ise
yüzde 2’si kadar komisyon alınacak.
Vergi muafiyeti olacak mı?
Ekonomi ve maliye bakanları vergi muafiyetine gidilmeyeceği konusunda açıklamalar
yaptı. Ancak, tasarıda bir konutu olanlar 100 bin YTL’den fazla olmamak koşuluyla
ikinci bir konut alırlarsa da vergi dışı kalması planlanıyor.
Ödeme planı nasıl olacak?
Konutun yüzde 25’inin peşin ödenmesi zorunlu. Örneğin 150 YTL’lik bir ev
alan tüketici 30 yılda yaklaşık 700 bin YTL ödeyecek. Bu tablo kapsamında, aylık
faiz yüzde 1.2, vade 30 yıl, toplam ödenecek miktar 699.647 YTL, toplam ödenecek
faiz 549 bin 647 ve aylık ödeme de bin 943 YTL olacak.
Evi olan da yararlanabilir mi?
Sistem herkese açık olacak. Geçmiş ve mevcut kredi performansında olumsuzluğu
bulunmayan, alacağı evin taksitini aylık net geliri ile ödeyebileceğini belgeleyen
herkes yararlanabilecek.
Dikkat edilmesi gereken konular neler?
Vatandaşlar, öncelikle bütçe ve ödeme planı yapılarak ne kadar taksiti
ödeyebileceğini doğru belirlemeli. Kredi koşulları iyi bir şekilde araştırılmalı.
Konutun yasa kapsamında uygunluğuna bakılmalı.
Finans kurumları kişinin alım gücü ve ekonomik yükümlülüklerine dikkat edileceğinden
harcamalar kontrol altında tutulmalı. Konutun rayiç bedeli doğru tespit edilmeli.
Hangi tip konutlar alınabilir?
Her türlü konut satın alınabilecek. Mortgage istenen evin, en az kat mülkiyetine
dönüşümlü yüzde 80’i tamamlanmış olması koşulu aranacak.
Konutun bütün maliyetleri karşılanacak mı?
Sistemden yararlanabilmek için konutun maliyetinin yüzde 25’i peşinat olarak
satıcıya ödenecek. Ev kredi talep eden taksitleri ödeyememe ihtimaline karşı sigorta
yaptıracak. Aynı zamanda hayat sigortası ve doğal afet sigortası da yaptırılacak.
Sistem nasıl işleyecek?
Konut almak isteyenler broker yardımı veya doğrudan kredi alacak. Krediyi
veren kurum, sözleşmeyi değerli evrak olarak portföyüne dahil edece veya özel
ipotek finans kuruluşuna satacak.
İpotek finans kurumu, sözleşmeyi yurtiçi ve dışından yatırımcılara satarak
fon yaratacak. Fon krediyi sağlayan finans kuruluşundan yeni sözleşme almak için
kaynak görevi görecek. En son aşamada da, finans kuruluşları piyasadaki likidite
sorununun çözülmesinde yardımcı olarak sistemin büyümesini sağlayacak.
Mortgage kredileri nereden alınacak?
Konut kredisi veren bankalar mortgage faaliyetini de sürdürecek. BDDK tarafından
konut finansmanı faaliyetinde bulunması uygun görülen finansal kiralama şirketleri
ve finansman şirketleri kurulabilecek. Bu kapsamdaki kredilerin yeniden finansmanı
amacıyla kullandırılan krediler de konut finansmanı kapsamında olacak.
Banka ile sorun çıkarsa nasıl çözümlenecek?
Tüketiciler, konut ve krediyle ilgili her türlü itirazı Tüketici Mahkemeleri’ne
yapabilecek. Konutu satan şirket veya kredi kullanılan kuruluştan memnun olmamaları
halinde Tüketici Mahkemeleri’ne dava açabilecek.
Sistemde konut ipoteği dışında başka bir teminat istenecek mi?
Finansman kuruluşun ödemeleri, bir kıymetli evraka bağlanması ya da kıymetli
evrak kabul etmek suretiyle teminat altına alınması yasaklanacak. Buna karşın
tüketiciden bir kıymetli evrak alınacak olursa tüketici, bu evrakı konut finansmanı
kuruluşundan geri isteyebilecek.
Bu evrakın devri durumunda tüketicinin uğradığı zarar karşılanmak zorunda
olacak. Kredilerde geri ödeme tutarlarının finansal kiralama işlemlerinde ise
kira bedellerinin anaparayı aşan kısmı bu kapsamda faiz olarak kabul edilecek.
Bu sistemin riski nedir?
Bir ülke piyasasında ciddi bir kriz ya da istikrar bozukluğu yaşanması
durumunda sistemin zarar görmesi söz konusu olabiliyor. Bankalar, tüketiciye YTL
ağırlıklı olmak üzere 10-30 yıl gibi uzun vadeli krediler verebiliyor. Bankalar
kısa vadeli ve büyük oranda döviz borçlanıyor.
Ekonomide olağanüstü bir kriz durumunda, döviz fiyatları ve faizlerdeki
artış banka maliyetlerini arttıracaktır. Böyle bir tabloda banka battıysa, Tüketici
Kanunu kapsamında erken kapat veya borcunu ver veya faizini yükselt gibi bir baskı
yapamazlar. Önce sigorta devreye girer. Sigorta, ödenmeyen taksitleri öder. Borçlu
da normal ödeme geçtikten sonra sigortaya borcunu ödeyecek.