Meryem'in evinde oyun saati. Çocuklar durup dinlenmeden oraya buraya koşuşuyorlar;
yemek masasının altına kurulup oyuncaklarla oynuyor, köpeği okşuyorlar. Haydaa!
Meryem halının üstüne düşen krakeri ağzına atıverdi; Ali de sehpayı yalamakla
meşgul. Kısa bir süre önce yapılan bir araştırmaya göre, henüz iki yaşında olan
Ali bir saatlik süre içinde ağzına 76 farklı şeyi alabilir: Oyuncaklar, kendi
parmakları, bir başkasının parmakları. Dört yaşındaki Meryem'e gelince, o kendisini
biraz daha iyi denetleyebilse de, yine de bir saatte 38 şeyi ağzına götürmesi
işten değil. Ana-babaları bunu hiç uslarına getirmeseler bile, Meryem ile Ali,
öteki çocuklar gibi, evlerindeki her türlü kirliliğin ne denli zehirli olduğunu
sınayan minik birer kobay. Evlerdeki kirleticiler ise, sanıldığından çok daha
fazla. 80'lerin sonlarında erişkinler üzerinde yapılan bir araştırma, canlılara
zarar veren zehirli maddelerin kapalı yerlerde dış ortamlara kıyasla 10-50 kat
daha fazla olduğunu ortaya koyuyor. Ev içindeki tozların düzeyi öylesine yüksek
ki, bunlar dış ortamlarda barınsalar bir çevre temizliğine gidilmesi zorunlu olurdu.
Seattle'dan çevre mühendisi John Roberts , sıradan bir ev halısından alınan toz
örneğinin çevreci bir laboratuvara gönderilmesi durumunda içerdiği yoğun miktarda
kurşun, kadmiyum ve civa gibi ağır metaller, çokdönüşümlü aromatik hidrokarbonlar
(PAH), böcek ilaçları ve polikloar bifenoller (PCB) nedeniyle alarm çanlarının
çalması gerektiğine dikkat çekiyor.
Çocuklarda risk yüksek
Çocuklar, metabolizmaları çok hızlı işlediğinden ve organları gelişme sürecinde
olduğundan erişkinlere kıyasla çok daha yüksek bir riskle karşı karşıyalar. Örneğin
Meryem ve Ali anababalarına kıyasla 23 kat daha fazla havayı içlerine çekiyorlar.
Havanın içerdiği oldukça düşük düzeydeki zehirli maddeler bile çocukların ciğerlerini
tahriş edip, sinir sistemlerine zarar verebiliyor, gelişmelerini engelliyor, işitme
güçlüklerine ve dahası kansere neden olabiliyor. Araştırmacılara göre, Amerika'nın
kentsel kesiminde yaşayan iki yaşın altındaki ortalama bir bebek günde 10 nanogram
PAH soluyor. Canlılara en çok zarar veren madde olarak bilinen PAH sigara dumanında
ve pişen yemeklerden çıkan buharlarda bulunuyor. Çocukların soludukları bu miktar
ise günde üç sigara içilmesine denk düşüyor.
Son bir araştırma halıların çevreye yaydıkları zehirli maddeler açısından
en büyük düşmanımız olduğunu göseriyor. Normal bir elektrik süpürgesiyle süpürmek
temizlenen miktarın çok üstünde tozun çevreye yayılmasına neden oluyor. Roberts,
"Halılar evimizdeki en büyük toz deposu. Tüm öteki koşullar eşit olduğunda, duvardan
duvara halı döşenmiş bir evdeki toz miktarı, taşta döşemeli ve birkaç halı kilimin
olduğu bir eve kıyasla 10 kat daha fazla," diyor. Bu da, soğuk iklimin egemen
olduğu bölgelerde yaşayan ve evlerini sıcak tutmak amacıyla tümden halıyla kaplatanlar
için kötü haber. Sağlık ve çevre örgütlerinin ortaklaşa oluşturdukları Sağlıklı
Döşeme Ağı'nın 1997 yılında yaptığı bir araştırmaya göre, bu içıdan ilk sırada
yer alan Britanya'da evlerin %90'ı duvardan duvara halıyla kaplı. Bunu %65 oranıyla
Almanya ve yaklaşık %60 ile ABD izliyor. Bu arada, çocukların çoğu masanın altında
oynuyor. Az önce parmaklarını yalayan Ali şimdi ellerini halıya siliyor. San Antonio
Araştırma Enstitüsü istatistikçilerinden David Camann, böylesi bir işlemin halının
yüzeyindeki toz ve kirin yaklaşık %1'inin ellere bulaşmasına yol açtığını belirtiyor.
Bu toz ve kirin büyük bir bölümü Meryem'in anne ve babasının hiç dikkate almadığı,
temizlik ürünleri, yağ çözücüler ve oda spreyleri gibi, evlerde yoğun bir biçimde
kullanılan kimyasallardan kaynaklanıyor. Bunun dışında, kuru temizlemeye verilen
giysiler üzerinde kalan atıklar var. Yemek pişirirken çıkan buhar ve duvanlar
da zararlı maddelerle dolup taşıyor. Söz gelimi, Emma'nın annesinin bir gece önce
balık kızartırken çıkartığı dumanlardaki PAH'lar bir biçimde oturma odasındaki
halıya sindiler. Sigara dumanı, evlerde beslenen hayvanların bıraktıkları tüyler,
toz keneleri ve küf yaşadığımız ortamdaki kirleticiler daha da artıyor.
Sonuçta, çocukların saatte ortalama 340 kez bir şeyi ellediklerine ve bu
sürenin %65'inde yani 10 saatlik bir günün 6.5 saatinde, belli bir yüzeye dokunduklarına
tanık olundu. Araştırmacılar kirliliğe yol açan çeşitli kaynakların bir değerlendirmesini
yapmak amacıyla, elde edilen bu verileri Camann'ın aktarım katsayısı türündeki
bilgilerle birleştirmeyi tasarlıyorlar.
Arka kapı hışımla açılıyor ve Meryem'in abisiyle ablası köpekleri Cappy
ile birlikte içeriye giriyor. Bu arada Emma'nın babasının birkaç hafta önce bahçeye
sıktığı böcek ilacının bir bölümünü de içeriye taşıyorlar. Cappy'nın patileri
de buna katkıda bulunuyor. Üstelik, köpeklerin patilerine bulaşan bu tür ilaç
artıkları çok daha yoğun bir etki yaratıyor. Böcek ilaçları, PAH'lar ve öteki
yarı-uçucu bileşimler halıya sindiklerinde öylece kalmıyorlar; bu maddeler buharlaşarak
başka yerlere yayılıyor ve sonunda yeniden halı, oyuncak ve öteki ev eşyalarının
üstüne yağıyorlar. Çevre ve Meslek Sağlık Hizmetleri Enstitüsü'nden Paul Lioy,
bu tür bir "çekirge etkisinin" iç mekanlarda böcek ilaçları kullanan insanların,
çocuklarını kimyasallardan uzak tutsalar da, onları hiç istemeden zehirleyebilecekleri
anlamına geldiğini belirtiyor. Lioy'un yorumları 1988'de enstitünün yaptığı bir
araştırmaya dayanıyor. İki apartmanı pireye karşı etkili olan klorpirifos adlı
maddeyle ilaçlayan bilim adamları ardından camları açıp, ilacın etkisinin geçmesi
için önerilen süre olan, dört saat boyunca evi havalandırdılar. Havalandırma sürecinden
bir saat sonra oturma odasının zeminine plastik ve pelüş oyuncaklar koydular.
Daha sonra oyuncaklarında klorpirifos ilacının bunların yüzeyinde toplandığına
tanık oldular.
Araştırmadan elde edilen bu sonuçlar, oyuncakları kemiren, ya da onları
elledikten sonra ellerini ağızlarına sokan çocuklar için dozun bir hayli yüksek
olduğunu ve bu etkinin günlerce sürebileceğini göseriyor. Duvardan duvara halılarda
böcek ilacı düzeyini belirlemek üzere geçen yıl bir araştırma yapan Research Triangle
Park bilim adamlarından Robert Lewis , 10-33 yıllık eski halıları keserek inceledi.
Sonuçta, halının derinliklerinde bol miktarda böcek ilacına rastlandı. Dahası
halılarda birden çok böcek ilacına rastlanması da son derece olağandı. Halılarda
görülen yüksek düzeydeki bu böcek ilaçlarının gelecekte ne tür bir etki yaratacağı
kesin olarak bilinmiyor. İlaç artıkları halının diplerine sinmiş olduğundan bunların
elektrikli süpürgeyle yok edilmeleri ve insanlara ulaşmaları olanaksız.
Sağlıksız halılar için çözüm yolları
İşte size evlerdeki tozlardan kurtulmanız için birkaç öneri:
# Halıların elektrik süpürgesiyle temizlenmesi konusunda takıntılı davranın.
Giriş kapısına yakın olan yerleri haftada 25, üzerinden en çok geçilen yerleri
haftada 16, halının geri kalan bölümünü ise 8 kez elektrikli süpürgeyle temizleyin.
Birkaç hafta sonra bu işlemden usanmış olacaksınız, ama halının diplerindeki tozun
büyük bir bölümünden kurtulmuş olacaksınız.
# Alışagelmiş elektrik süpürgelerinin yerine, tozu üç beş kat daha fazla çeken,
güçlü süpürgeleri yeğleyin.
# Kapınızın önüne iyi bir paspas yerleştirin ve içeriye girmeden önce ayaklarınızı
iyice silin. Gelenlerin ayakkabılarını dışarıda çıkarmalarını sağlayın.