IMF heyeti’nin Ziraat Bankası yönetimine yaptığı ziyaretin odak noktası ‘konut
kredileri’ oldu. Ziraat yöneticileri, ‘Konut kredilerindeki artış, bilançoları
nasıl etkileyecek?’ sorusuna, ‘Türk bankacılığı kriz döneminde bile, kredi kartı
alacağını yurtdışında satabildi. Likidite ihtiyacında konut kredisini de’ yanıtını
verdi.
ZİRAAT Bankası yönetimi, IMF heyetinin konut kredilerinin bankacılık sektörüne
etkileri konusundaki ısrarlı ve sorgulayıcı sorularına ‘Daha çok yolumuz var.
Bilançolara da hiçbir olumsuz yansıması olmaz’ deyip ikna ederek uğurladı.
Stand-by kapsamındaki ‘İkinci gözden geçirme’ için Ankara’da bulunan IMF (Uluslararası
Para Fonu) heyeti, geçen hafta Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü’ne giderek Banka
Yönetim Kurulu ve genel müdürlük yöneticileriyle görüştü. IMF yetkilileri, 913
trilyon lirası Ziraat Bankası’na ait olmak üzere, bankacılık sektöründe toplam
hacmi 8 katrilyon liraya ulaşan konut kredileri konusunda, Ziraat Bankası yöneticilerine
üç kritik soru yöneltti. IMF heyetinin, Ziraat Bankası Yönetim Kurulu Başkanı
İlhan Uludağ, Genel Müdür Can Akın Çağlar başta olmak üzere biraraya geldikleri
Ziraat Bankası yöneticilerine yönelttikleri soru ve yanıtlar şöyle oldu:
Konut kredilerindeki artış bilançoları nasıl etkileyecek? Vade uyumsuzluğu bilançolara
olumsuz yansımaz mı?
- Bankacılık sektörü, 2001-2003 döneminde, bugüne göre çok zor koşullardan geçti.Sektör
bu zor dönemde, kredi kartları gibi, risi son derece yüksek alacaklarını bile
seküritize ederek (menkul kıymetleştirerek) yurtdışına sattı. Vade uyumsuzluğu
dediğiniz noktada, ‘Üç ay vadeli mevduat 15 yıllık kredileri fonluyor’ gibi görünse
de tablonun çok önemli bir başka yüzü var. TL cinsinden ihraç edilen tahvillerin
tutarı 5 katrilyon liraya ulaştı. Yabancıların Türkiye’nin 5-10 yıl vadeli riskini
üstlendiği bir ortamda bizler konut kredisi gibi müşterinin ödemekten belki de
en son kaçınacağı bir alacağı yurtdışına satmakta hiç zorlanmayız.
913 trilyon liraya ulaşan konut kredisi alacaklarınızda sorun var mı?
- Şu anda hiç sorunlu alacağımız yok. Zaman zaman ödemelerde gecikme olabiliyor.
Ama sonunda ödeniyor ve yasal takibe alınmış borç yok. Kaldı ki, Karşılık Kararnamesi
gereği üstüste iki taksit ödenmeyen alacağı takibe almak zorundayız.
Konut kredilerindeki genişleme nereye kadar gidecek?
- Konut kredilerinin GSMH’deki payı, şu anda yüzde 1.4 civarında. Oysa Amerika’da
konut kredilerinin Milli Gelir’deki payı yüzde 65, AB ülkelerinde ise yüzde 45’tir.
Dolayısıyla daha gideceğimiz çok mesafe var. Mortgage sisteminin felsefesi de
buna dayalı zaten. Konut kredilerinin Milli Gelir’deki payını arttırmak.
KAMU HAZNEDARLIĞI TEBLİĞİ BEKLİYOR:
IMF yetkilileri, Niyet Mektubu’na da ‘kamu bankalarına özgü imtiyazların sona
ermesi’ ifadesiyle geçen Kamu Haznedarlığı Tebliği konusundaki çalışmaları da
sordu. Kamu kurumlarının, mevduat hesaplarını kamu bankalarında tutma zorunluluğunu
kaldırarak, özel bankalarda da hesap açtırma olanağını sağlayacak tebliğ değişikliğinin
yapıldığı, ancak yürürlük için Hazine’nin onayını beklediği belirtildi.
Hürriyet