1. Giriş Kent mobilyaları, herhangi bir peyzaj alanında veya kent mekânında kullanıcıların
konfor, ulaşım, dinlenme, eğlenme, dış etkilerden korunma gibi fonksiyonlarını
karşılamak üzere tasarlanmış ve yerleştirilmiş elemanlardır. Kent mobilyasının
fonksiyonu sadece bir kullanım, sanat ya da iletişim objesi olmak değildir. Aynı
zamanda kentsel yaşamın daha zevkli, daha konforlu ve estetik olmasına olanak
sağlayarak kent yaşamını güzelleştirmelidir. Geçmişten günümüze kent mobilyalarının
yapımında çeşitli malzemeler kullanılmaktadır. Beton dünyada en yaygın olarak
kullanılan taşıyıcı bir yapı malzemesidir. Kent mobilyaları da betonun yaygın
olarak kullanıldığı alanlardan biridir. İnsanların, kamusal mekânları düzenleme
çalışmalarında, basit gereksinimlerini karşılamak amacıyla kent mobilyalarının
ilk örnekleri ortaya çıkmış ve zamanla sayıları artmıştır. Kent mobilyaları, kullanıcıların
konfor, bilgi, dinlenme, eğlenme gibi gereksinimlerini karşılayan, kullanımı herkese
açık, kamunun sorumluluğunda olan ve kentsel mekânlara yetkili kurumlarca yerleştirilmiş,
çevrenin sağlıklı gelişmesine katkıda bulunan, sokak lambaları, işaret levhaları,
telefon kulübeleri, oturma elemanları, otobüs durakları gibi çeşitli ürünlerden
oluşan sistemlerdir. Başlangıçta tek olarak üretilen kent mobilyaları, zamanla
seri üretimle gerçekleştirilmeye başlanmıştır [1]. Günümüzde endüstrileşen bu
elemanların tasarımı ve yer seçimi ile ilgili kriterlerinin belirlenmesi, üretimi
ve konumlandırılması önem kazanmıştır [2]. Kent mobilyası deyimi, 1980 yılından
günümüze kadar, ülkemizde tasarımcılar, peyzaj mimarları, mimarlar ve çevre bilimciler
tarafından kullanılmaya başlanmıştır. Açık alan düzenlemelerinde kullanılan elemanlar,
çeşitli çalışmalarda farklı isimler altında tanımlanmıştır [2]. Kent mobilyası
yerine kent donatı elemanları, kent aksesuarları, çevre düzenleme öğeleri gibi
deyimler de kullanılmakla birlikte bunların anlamları farklıdır. Kent donatı elemanları
altyapıyla ilişkili iken, çevre düzenleme öğeleri daha çok peyzaj ağırlıklıdır,
kent aksesuarları ise sadece dekoratif öğeleri kapsayan bir anlam taşımaktadır.
Kentsel kamusal mekânlar her kentlinin serbestçe kullandığı, kent insanlarının
birbirleriyle karşılaştıkları kamuya ait mekânlar olup bunlarda insanlara özel
bazı objeler kullanılmaktadır. Bunlar kentsel mobilyaları oluşturur [3]. Günümüzde
yaşamımız için gerekli olan değişik nitelik ve nicelikteki işlevleri yerine getiren
gereçler kent mobilyaları olarak tanımlanmaktadır [4]. Yaşadığımız çevrede; sokak,
yol, cadde ve meydanlar ile rekreasyon amaçlı genel ya da özel kullanım alanlarında
yer verilen, konforun ve çevre kalitesinin göstergesi durumundaki oturma, barınma,
korunma, kuşatma, ulaşım, danışma, aydınlatma, iletişim, oyun ve spor gibi temel
fonksiyonları destekleyip güçlendiren, toplumsal yaşamı kolaylaştırıp kullanıcıların
beğenilerini kazanan peyzaj elemanları “kentsel donatı ” olarak adlandırılır [5].
Kent mobilyalarının kullanımındaki amaç, görsel zenginlik, dayanıklılık, yüzeylerde
dokusal zenginlik, plastik değerlerin kolayca sağlanmasıdır. Tasarımda önemli
olan husus; ülkeler, bölgeler arası kültür, yaş ve cinsiyet farklılıklarını ortadan
kaldırmak veya getirdikleri sorunları ortak çözüme ulaştırmaktır [4]. Şehirlerin
donatılmasında çok değişik alanlarda ve farklı amaçlar için kullanılan aydınlatma
elemanları, bilgi iletişim panoları, otobüs durakları, çöp kutuları, çiçeklikler,
oturma bankları, sınır taşları, taşıt emniyet bandı, ev hayvanlarının bağlanması
için kolonlar, bordür taşları, su kaynakları gibi elemanlar, kent mobilyaları
olarak adlandırılmaktadır. Bu gibi elemanların üretildiği betonlarda donatı malzemesi
olarak çelik teller, polipropilen veya alkaliye dayanıklı cam lifleri kullanılmaktadır.
Yüksek dayanım, geçirimsizlik ve dayanıklılık bu betonlarda aranılan en önemli
özeliklerdir [6]. Kent mobilyaları beton ürünlerinde renkli agrega ile yapılan
betonun çelik kalıplar içerisinde vibrasyona tabi tutulması ve üretim sonrasında
yüzey yıkama yöntemi ile üretim gerçekleşmekte olup modüler ürünlerin montaj işleminden
sonra taşınmaya hazır hale gelmesiyle üretim tamamlanır. Üretimde kullanılan malzemeler
genellikle; CEM I 32.5 R çimento, renkli agregalar, St 37-2 çelikler, pik dökümler,
paslanmaz çelikler, galvaniz kaplı metaller, elektrostatik boyalı metaller, tropik
ağaçlar ve koruyucu cilalardır. Beton üretimi TS 500, TS 11222, TS 708, TS EN
206 ve ilgili standartlara göre gerçekleştirilir. Kullanılan metaller St 37-2,
AISI 316, AISI 110 standartlarına göre imal edilirler. Bu çalışmada, kent mobilyalarında
kullanılan betonlarda aranılan yüksek dayanım, dayanıklılık gibi özelliklerin
sağlanması için gerekli parametrelerin açıklanması amaçlanmıştır. Kent mobilyaları
işlevlerine göre koruma, bilgi verme, işaret verme, süsleme, barındırma, eğlenme,
oyun, dinlenme, satış ve alış veriş amaçlı olarak sınıflandırılabilir. Kent mobilyaları
kentlere kimlik kazandıran önemli objelerdir. Kent dokusunda bu objelerin hatalı
seçimi ve kullanımı kargaşaya neden olmakta ve görsel kirlilik yaratmaktadır.
Bu nedenle bu objelerin seçimi ve kullanımında kent kalitesinin yükseltilmesi
ve modern kent görünümü yaratılması hedeflenmelidir.
Çizelge 1. , Kent Mobilyalarının Sınıflandırılması.
2. Kent Mobilyalarında Aranılan ÖzeliklerKent mobilyalarının pratik kullanımlarının
yanı sıra en önemli özelliği, kent kimliğini yansıtmasıdır. Kent mobilyalarında
aranılan özellikler şunlardır: · Kent mobilyaları, kullanıcının konforunu en iyi
şekilde gerçekleştirmelidir. · Temizlik açısından biçim ve yüzey olarak su ve
kir tutmayan, yağmur ve rüzgâr gibi doğal olayların yardımı ile kendi kendine
temizlenen özellikte olması önemlidir. · Malzeme ve yüzey dokusu çok sıcak, çok
soğuk ve nemli olmamalıdır. Bu konuda çevrenin iklim özellikleri belirleyici rol
oynar. · Fiziksel olarak sağlanan konfor psikolojik açıdan da sağlanmalıdır. Antropometrik
ölçüler dikkat edilerek tasarlanmalıdırlar. · Çevrenin sosyal, kültürel, tarihi,
mimari ya da coğrafi konumuyla uyumlu olmalıdırlar. Doğal yıpranmaya ve bozulmalara
karşı dayanıklı olmalıdırlar. · Estetik açıdan zemin ve taşıyıcı sistemle ilişkili,
işlevsel ve sembolik açılardan algılanmalıdırlar. Renk, biçim ve malzeme ile bütünleşmeli
ve kent mobilyasının işlevinin de göstergesi olmalıdır [7]. · Ergonomi ve çeşitli
fiziksel özellikleri açısından belli standartlara uygun olmalıdır. Tasarımlarında
fonksiyonel ve estetik özellikler dikkate alınmalı, aynı zamanda olabildiğince
özgün tasarımlar olmalıdır. · Taşınabilirlik, monte edilebilirlik ve yedek parçaların
bulunabilmesi açısından uygun olmalıdır. · Bakımı kolay olmalı veya fazla bakım
gerektirmemelidir. Çabuk bulunabilmeli, sağlam olmalıdır. 3. Beton Kent Mobilyalarından
ÖrneklerKent mobilyalarını işlevlerine göre; zemin kaplama malzemeleri, oturma
birimleri, aydınlatma elemanları, işaret ve bilgi levhaları, süs elemanları, sınırlandırıcılar,
üst örtü elemanları, satış birimleri, sanatsal elemanlar ve diğer elemanlar olarak
sınıflandırabiliriz. Aşağıda bazı örnek fotoğraflar verilmiştir. Beton döşeme
kaplamaları; yaya yollarında, hafif araç trafiği olan alanlarda, parklarda, meydanlarda
ve yaygın olarak kullanılmaktadır (Fotoğraf 1). Döşeme elemanları, peyzaj çalışmalarının
temel öğesi olup, üç boyutlu mekânın zeminini oluştururlar. Bu elemanlar doku,
renk, çizgi, form özellikleri dikkate alınarak planlamalarda kullanılırlar. Zemini
oluşturan döşeme elemanları pek çok işlevi yerine getirmenin yanı sıra estetik
açıdan da alanı tamamlayıcı nitelikte olmalıdır. Döşeme malzemesinin seçimini
etkileyen unsurların başında, döşenecek alanın işlevi, trafik, maliyet, iklim,
güvenlik, dayanıklılık ve yerel koşullar gelmektedir [5]. Son yıllarda kent merkezlerinde
araç trafiğine kapatılarak yaya alanına dönüştürülen alanlarda döşeme çalışmaları
yapılmaktadır [1].
Fotoğraf 1. , Kaldırım Döşeme Kaplama Malzemeleri
. Sınır elemanları ve duvar panelleri; parklardaki yeşil alanların zarar görmesini
önlemek ve istenmeyen yerlerde taşıt girişlerini engellemek için emniyet bandı
olarak kullanılan kent mobilyalarıdır (Fotoğraf 2). Dış mekân içinde insan trafiğinden
çok, otomobil trafiğinin görsel engel oluşturmadan kontrol altında tutulmasını
sağlayan düzenleme elemanlarına sınırlandırma elemanları denir. Yaya trafiğinin
yoğun olduğu bölgeler, örneğin alışveriş merkezlerinde taşıt trafiğini engellemek
amacı ile kullanılırlar. Kullanıldıkları mekânı göz seviyesi altında çevrelemeleri
ve görsel bir kuşatma oluşturmaları gerekir [1]. Kent merkezlerinde araç trafiğinin
kapatılarak yaya kullanımına açılması ve mekânların sınırlandırılması için kullanılan
bu elemanların olumlu ve olumsuz örneklerine rastlanmaktadır. Yaya trafiğini araç
trafiğinden ayırmak amacıyla kullanılan ve insanın göz seviyesinin çok üstünde
olan sınırlandırma elemanları görsel açıdan olumsuz bir örneklerdir.
Fotoğraf 2. , Sınır Elemanları
. Dış mekân tasarım düzeninde insanların konforu ve fiziki yapılarının dinlendirilmesi
için kullanılan kent mobilyaları oturma grupları ve masalarıdır [8]. İnsanların
dinlenmek, oturmak, izlemek veya gözlem yapmak amacı ile uzun ve kısa süreli kullandıklar
donatılardır. Çiçeklikler bitki için yaşama ortamı sağlayan, estetik ve işlevsel
amaçlar için kullanılan kent mobilyalarıdır. Çiçeklikler kullanıldıkları mekâna
estetik değerler kattıkları gibi bazı durumlarda sınırlayıcı eleman olarak da
görev yaparlar. Mekânlara renk ve canlılık kazandıran, görünüşü zenginleştiren
bu elemanlar, yaya yolu kenarlarında, kentsel parklarda, oturma-dinlenme mekânlarında
ve spor alanı gibi alanlarda kullanılmaktadırlar.
Fotoğraf 3. ,
Oturma Grupları ve Masa
. Çiçeklik tasarımında en önemli nokta bitki gelişmesinin engellememektir. Kasada
bitkinin gerek duyacağı miktarda saksı harcı yer almalı, bitki için yeterli suyu
depolayabilmeli, yeterli drenajı sağlamalı, bakım ve sulamanın kolayca yapılabileceği
bir yapı göstermelidir. Araştırma alanındaki bitki kasaları değerlendirildiğinde,
kent merkezinde bu elemanlarının birçok yerde kullanıldığı görülmektedir. Bu elemanlara
ilişkin sorunların başında işlevsel ve estetik olmamaları ve bakımsızlık gelmektedir
[1]. Kasalar içerisinde kullanılan mevsimlik bitki türlerinin uygun mevsimlerde
yenilenme işlemleri yapılmamaktadır. Çok yıllık olan bitkilerde ise, bakım çalışmalarının
yetersizliğinden bir süre sonra bitki kasaları işlevlerini kaybetmektedir. Bazı
yaya ve araç yollarında ise içerisinde hiçbir bitkisel materyal bulunmayan çiçeklikler
yer almaktadır.
Fotoğraf 4. , Oturma bankları ve piknik masası
. Banklar ve oturma grupları; park alanlarında insanların dinlenmelerini sağlayan
ve konulduğu ortama estetik güzellik katan kent mobilyalarıdır (Fotoğraf 3-4).
Peyzaj mimarlığı dış mekân tasarımında insanların yorulan fiziki yapılarının dinlendirilmesi
için kullanılan taşıyıcı elemanlardır [8]. İnsanların dinlenmek, oturmak, izlemek
veya gözlem yapmak amacı ile uzun ve kısa süreli kullandıkları kent donatılardır.
Fotoğraf 5. , Çöp Kutuları ve Çiçeklikler
. Çöp kutuları sık kullanılan ve insan dolaşımının yoğun olduğu alanlarda çevre
temizliği, çevre estetiği için çok önemli donatılardır. Beton çiçeklikler; yeşil
alanı yetersiz, sert zeminleri çok ve park alanı kısıtlı olan yerlere doğal bir
güzellik katmak için kullanılmaktadırlar (Fotoğraf 5). Dış mekânlarda değişik
yapı ve büyüklükte planlanan, alanın kirlenmesini önlemek amacı ile çeşitli yerlere
farklı biçimlerde konumlandırılan kent mobilyalarıdır [1]. Daha çok işlevsel amaçlar
için kullanılan çöp kutuları bazı durumlarda diğer kent mobilyalarıyla birlikte
tasarlanabilirler. Çöp kutuları dış mekân kullanış birimleri ve yaya sirkülâsyonu
ile doğrudan ilişkili olacak şekilde konumlandırılmalıdır.
Fotoğraf 6. , Oyun grupları ve Tabelalar
. Oyun grupları çocukların fiziksel, ruhsal ve düşünsel gelişmelerine yardımcı
olan, sadece onlar için tasarlanmış alanlarda kullanılan, aktif rekreasyon gereksinimlerini
karşılamaya yönelik, çok önem taşıyan elemanlardır. Tasarımlarının sade, zarar
vermeyecek şekilde, eğlendirici, çocukların bedensel ve düşünsel gelişimlerine
katkı sağlayacak nitelikte olması gerekir. Oyun grupları ve tabelalar; çocukların
oyun alanlarında dinlenme, oyun oynama, bilgilenme ve spor gereksinimlerini karşılayan
kent mobilya örneklerindendirler. Tanıtım ve tabelalar insanları bilgilendirmek
ve yön vermek açısından önemli kent mobilyalarıdır (Fotoğraf 6). Bisiklet parkları
bisiklet ve benzeri taşıtların sabitlenmesi için üretilen kent mobilyalarıdır.
Korkuluklar ise güvenlik amacıyla yükseklik farkı olan zeminleri veya nehir, deniz
vb. ortamları ayırmak için kullanılır (Fotoğraf 7).
Fotoğraf 7. , Bisiklet parkları ve korkuluklar
. 4. Kent Mobilyalarında Kullanılan Betonların ÖzelikleriBeton, kent mobilyalarında
da aranılan bir malzemedir. Son yıllarda yüksek dayanımlı ve çevre koşullarına
dayanıklı beton üretimine ilgi artmıştır. Kent mobilyalarının üretiminde de bu
özelikler önem taşır [9,10]. Beton çimento, ince agrega, su ve gerektiğinde çeşitli
kimyasal veya mineral katkılar içeren bir kompozit malzemedir. Beton üretiminde
kullanılacak, doğru seçilmiş malzemelerin kalitelerini ve birbirlerine uyumunu
incelemek için laboratuvarda uyum deneyleri yapılır. Bu deneylerden malzemelerde
zamanla olumsuz değişiklikler meydana gelmesinin önlenmesi için sürekli kalite
denetimi yapılmalıdır. Beton hacminin yaklaşık % 75’ini oluşturan agrega betonun
performansında çok etkilidir. Yuvarlak, düzgün yüzeyli agregalarda işlenebilme
için su gereksinimi daha az, ancak çimento hamuru ile aderans daha zayıftır. Köşeli,
yüzeyi pürüzlü agregalarda işlenebilme için su gereksinimi çok olmasına karşın,
çimento hamuru ile aderans daha kuvvetlidir. Agreganın tane boyutu büyük ise daha
fazla kılcal çatlaklar ve daha zayıf ara yüzey oluşur. Ancak su-çimento oranı
azalır. Tane boyutu küçük olursa daha kuvvetli bir ara yüzey oluşur. Buna karşın
su gereksinimi ve su-çimento oranı artar. Görüldüğü gibi birbirini dengeleyen
durumlar söz konusudur. Buna göre uygun bir granülometri kullanımı gerekir [11].
Yapılan araştırmalar beton içindeki çimento dozajı arttırıldığında basınç dayanımında
da artış olduğunu göstermektedir. Çimento dozajı basınç dayanımı bağıntısında,
betonun basınç dayanımı çimento içeriğinin 500 kg/m3 değerinde en yüksek değerine
sahip olmaktadır [9]. Ancak betonda yüzey/hacim oranı yüksek olan ince malzemeler
fazla ise, betonda plastik rötre riski yüksektir. Belirli bir su-çimento oranı
için, ince malzeme ve çimento dozajı arttıkça, plastik rötrenin arttığı deneylerle
kanıtlanmıştır. Betonda yeteri kadar ince malzeme var ve beton az boşluklu ise
betonda terleyen suyun yukarı çıkması güçleşir [12]. Yüzeyden buharlaşan suyun
yerine terleme suyu gelemeyince beton yüzeyi kurur ve çatlaklar oluşur. Böyle
bir durumda başka etkileri göz önüne alarak, ince malzeme ve gereğinden fazla
çimento kullanılmasına sınırlama getirilebilir [13]. Silis dumanı gibi ultra incelikteki
tanelerin kullanımı, yoğunluğun arttırılması dolayısıyla boşlukların azaltılması
taze betonun kararlılığının geliştirilmesi için önemlidir. Böylece dayanıklılık
iyileştirilir, dayanım yükseltilir ve istenen performans sağlanır. Silis dumanı,
silis ve ferrosilis endüstrilerinin bir yan ürünüdür; 1950’lerden beri betonun
özeliklerini iyileştirmek için kullanılmaktadır [14]. Bu tanelerin etkili olabilmesi
için, beton içinde iyi bir dağılma gereklidir ve bu bir süper akışkanlaştırıcı
ile sağlanır [15]. Doğal olarak renkli mermer agregaları ve 70 CEM I 32.5 R Çimento
kullanılması beton renginin istenilen biçimde oluşmasını sağlar [16]. Betonun
mekanik özeliklerini belirlemek için malzeme üç fazlı yani çimento hamuru, agrega
ve ikisi arasındaki ara yüz bölgesi olan bir kompozit malzeme olarak düşünülebilir.
İyi bir betonda tüm ince agrega tanelerinin çimento hamuruyla; tüm kaba agrega
tanelerinin de harçla bütünüyle kaplanmış olması gerekir. Matris malzemesinin
dayanımı arttığında örneğin su-çimento oranı azaltıldığında, çimento hamuru ve
agrega arasındaki ara yüzey daha güçlü duruma gelir. Betonlarda bu ara yüzey zayıf
olduğunda betonun mekanik özelikleri önemli şekilde etkilenir [17]. Betonun basınç
dayanımı üzerinde su azaltıcı katkıların etkisinin önemli olduğu görülmektedir.
Kırmızı renkli betonlarda su azaltıcı katkı maddesinin basınç dayanımına etkisinin
karışık renkli agregalarla üretilen betonlara oranla daha belirgin olduğu görülmektedir.
Kılcallığın azaltılmasında ise su-çimento oranı önemli bir belirleyicidir [18].
Bu katsayı betonun hizmet yılını belirleyen temel faktörlerinden birisidir [19].
En büyük su-çimento oranı ile en düşük dozajdaki sınırlamalar betonun dayanım
ve dayanıklılığını olumsuz şekilde etkiler. Dayanıma göre tasarım için C 40’ın
üzerindeki betonları kullanmamız gerekmektedir. Beton geçirimli ise karbonatlaşma
olur, donatı korozyona uğrar. Beton geçirimli ise dayanıklılığından söz edilemez.
Şiddetli donma-çözülmeye maruz kent mobilyalarında kullanılan betonlar donma sırasında
doygun hale gelirler. [20]. Donma-çözülmeye karşı direnci artıran bazı önemli
faktörler şunlardır: 1. Havanın hacmi, 2. Hava boşluğu alanı, 3. Hava boşluğunun
özgül yüzey alanı. Beton sınıfının C 50’den daha küçük olduğunda betona hava sürüklenmesi
gereklidir [21]. Donma-çözülme tehlikesine karşı pratik bir çözüm, su-çimento
oranının 0.40’dan daha az olması ve hava sürükleyicilerin kullanılması önerilir.
Ancak donma-çözülme dayanıklılığı üzerinde puzolanların yardımı önemli değildir
[22]. Kent mobilyalarında kullanılacak beton kalitesinin C 40 veya C 50’den büyük
olması karbonatlaşma ve korozyona karşı alınabilecek en uygun önlemdir [21]. Betonun,
özellikle ilk günlerde hidratasyon yapabilmesini sağlayabilmek üzere, betonun
içerisinde yeterli miktarda suyun ve sıcaklığın bulundurulması ve bu ortamın korunmasına
işlemine Beton Kürü denilir. Beton tam performansını ancak etkin bir şekilde kür
gördüğü ve erken kurumadan korunduğunda gösterir. İyi bir kür görmüş beton daha
dayanımlı, daha güçlü, kimyasal etkilere karşı daha dayanıklı, çatlaksız ve daha
az su geçirimli olur. Donma-çözülme ve aşınma etkilerinden daha az zarar görür.
Kürün, beton yüzeyinde gölleme, spreyleme, nemli kum veya nemli telis örtme ve
polietilen kaplama kullanma, kür malzemesi spreyleme veya kalıbın geç sökülmesi
gibi beton nem kaybının engellenmesi gibi koruma yöntemleri vardır. Pratikte zorluklar
yaşanmasına rağmen bunlar etkili yöntemlerdir. Bu yöntemlerin uygulanmasından
önce, beton katılaşmadan yapılacak ikinci bir mastarlama, kür gecikmeleriyle oluşabilecek
çatlakları kapatır, geçirimsizliği artırır [23]. 5. Reaktif Pudra Betonu ile Üretilen
Kent MobilyalarıGünümüzde dünyada ve ülkemizde kent mobilyalarında ve altyapıda
reaktif pudra betonunun kullanılabilirliği konusunda araştırmalar sürmektedir.
Reaktif pudra betonu liflerle güçlendirilmiş, çok düşük su-çimento oranında çimento
ve silis dumanı karışımının süper akışkanlaştırıcı kullanılarak ince öğütülmüş
kuvars tozuyla karıştırılması sonucu elde edilen yüksek dayanımlı kompozit bir
malzemedir. Karışımda çok ince agrega kullanılması sayesinde yapıdaki mikro boşluklar
azaltılarak eğilme ve basınç dayanımında artış sağlanabilmiştir. Karışımda gerçekleştirilen
bu düzenleme ile betonun porozitesi azaltılmakta donma-çözülme gibi çevresel etkilerine
karşı direnci ise artmaktadır. Karışımda ince taneli agreganın ultra ince bir
malzeme olan silis dumanı ile birlikte kullanılması agrega taneleri ile çimento
hamuru arasındaki temas yüzeyini artırarak mekanik özelliklerin iyileşmesine olanak
vermektedir. Mekanik dayanım olarak reaktif pudra betonu yüksek dayanımlı betonlara
göre 2-4 kat daha fazla dayanım verebilmektedir [6].
Çizelge 2. ,Reaktif Pudra Betonunun Mekanik Özelikleri
. Reaktif pudra betonu uygulamada özellikle içinde güçlendirici çelik donatının
bulunmaması mimari açıdan şekil ve boyutlar açısından sınırsız olanaklar sunmaktadır.
Ülkemizde bazı firmalar reaktif pudra betonundan masa, bank, oturma grubu, altyapılar
için logar kapağı ve ızgara üretimi gerçekleştirmiştir. Bu konuda halen Ar-Ge
çalışmalarına devam edilmektedir [6]. Çelikten imal edilen logar kapakları ve
ızgaralar yakın zamanda şehir altyapılarında tümüyle reaktif pudra betonu olarak
imal edilecektir. Prefabrike olarak üretilen ve yüksek darbe dayanımına sahip
olan reaktif pudra betonunun kent mobilyalarında kullanılması ürünlerde ağırlığın
azalmasını, yangın ve dış etkilere karşı direncin dolayısıyla dayanıklılığın artmasını
sağlar, uzun vadede düşünülünce daha ekonomik kent mobilyalarının üretilmesine
olanak verir [24]. Reaktif pudra betonu yüksek dayanımlı betonlara iyi bir alternatif
olmakla birlikte inşaat sektöründe çelikle yarış edebilecek potansiyele sahip
bir malzemedir. Reaktif pudra betonunun ultra yüksek basınç dayanımına ek olarak
yüksek eğilme kapasitesi olması yapısal eleman şekillerinin kısıtlamasız olarak
projelendirilebilmesine de olanak verirler [25]. 5. Sonuç ve ÖnerilerKent mobilyalarında
beton yaygın olarak kullanılan bir malzemedir. Kent mobilyalarında kullanılan
betonlarda basınç dayanımları ile kılcallık katsayısı arasında önemli bir bağıntı
vardır. Kılcallık katsayısı azaldıkça betonun basınç dayanımı artmaktadır. Su-çimento
oranı kılcallık katsayısını belirlemede önemli bir parametredir. Bu katsayı ayrıca
betonun dayanıklılığını gösteren bir parametredir. Donma-çözülmeye karşı bu oranın
0.40’dan küçük olması önerilir. Yapılan araştırmalar su azaltıcı katkıların basınç
dayanımını artırmada etkili olduğunu göstermiştir. Kent mobilyalarında yüksek
dayanımlı betonda karbonatlaşma ve korozyona karşı direncide yüksektir. Betonda
donma-çözülme etkilerine karşı hava sürükleyiciler önerilir. Çimento içeriği arttıkça,
betonun basınç dayanımı da artar. Ancak ince malzeme artması betonda plastik rötreye
neden olacağı için bir miktar çimento yerine silis dumanı veya uçucu kül gibi
ince taneli malzemelerin kullanılması yararlıdır. Kent mobilyalarında hava ve
çevre kirliğine bağlı olarak oluşabilecek renk bozulmalarına karşı kaliteli pigmentli
betonlar kullanılmalıdır. Zamanla oluşabilecek kirlenmeler sıcak sulu fırça ve
yumuşak bir deterjanla temizlenebilir. Günümüzde şehirlerde kent mobilyalarının
kullanımı artmaktadır. Gerek kullananların yaptığı hasar gerekse planlama ve tasarım
aşamalarında yapılan hatalar kent mobilyaları ile ilgili bazı sorunları ortaya
çıkmaktadır. Donatı elemanları ile onu kullanan kişiler arasındaki iletişimin
sağlanmasında, kültür düzeyleri, mobilyaların işlevlerine uygun olarak kullanılıp
kullanılmaması, mobilyadan beklenen işlevi yerine getirip getirmemesi, ayrıca
kullanımı teşvik edici olması ve doğru biçimde doğru yere yerleştirilmiş olması
gibi faktörler etkilidir. Bu nedenle toplumun koruması istenilen mekânlar ve mobilyalar
yaratabilmek için insanların da istek ve arzuları dikkate alınmalıdır. Donatı
elemanlarının tasarım aşamasından fiziksel çevreye yerleştirilmesine kadar olan
tüm aşamalarda ilgili meslek disiplinlerinin koordineli çalışmalar sağlanmalıdır.
Kaynaklar [1] Şişman E.E., Yetim L., “Tekirdağ Kentinde Donatı Elemanlarının Peyzaj
Mimarlığı Açısından İrdelenmesi”, Trakya Üniversitesi Fen Bilimleri Dergisi, 5
(1), 43-51, 2004. [2] Topçu, İ. B., İstel, Ç., Kent Mobilyaları Betonlarının Özellikleri,
4. Kentsel Altyapı Ulusal Sempozyumu, 15-16 Aralık 2005, Eskişehir, ss. 457-464.
[3] Seyrek H., “Bir Kent Mobilyasını Biçimlendiren Faktörler”, Tasarım Dergisi,
Eylül 1992, 27, ss. 120-123. [4] Taşdemir M.A, Çağlayan M., Haberveren S., “Kent
Mobilyalarında Kullanılan Betonların Dayanım ve Geçirimlilik Özellikleri”, I.
Uluslararası Kent Mobilyaları Sempozyumu, s. 599, 2001. [5] Brandt A.M., “Cement-Based
Composites: Materials, Mechanical Properties and Performance”, E and F.N. Spon,
London, p. 456, 1994. [6] Topçu, İ. B., Karakurt, C., Kentsel Altyapılarda Reaktif
Pudra Betonlarının Kullanımı, 4. Kentsel Altyapı Ulusal Sempozyumu, 15-16 Aralık
2005, Eskişehir, ss. 365-373. [7] Yeğinobalı, A., “Betonun İç Yapısı”, TÇMB, Ankara,
1999. [8] Taşdemir, M.A., “Betonun Dayanım ve Dürabiliteye Göre Tasarımı ve Üretimi”,
İMO İstanbul Şubesi, Sürekli Eğitim Seminerleri, Harbiye-İstanbul, 2 Kasım 2002.
[9] Taşdemir C., Taşdemir, M.A., Mills, N., Barr B.I.G., Lydon, F.D., “Combined
Effects of Silica Fume, Aggregate Type, and Size on Post Peak Response of Concrete
in Bending”, ACI Materials Journal, Vol. 96, 1999, pp. 74-83. [10] Taşdemir M.A.,
Taşdemir C., Akyüz S., Jefferson A.D., Lydon F.D., Barr B.I.G., “Evaluation of
Strains at Peak Stresses in Concrete: Three-Phase Composite Model Approach”, Cement
and Concrete Composites, Vol. 20, 1998, pp. 301-318. [11] Martys N.S, Ferraris
C.F., “Capillarity Transport in mortars and concrete”, Cement and Concrete Research,
Vol. 27, No. 5, 1997, pp. 747-760. [12] Topçu, İ. B., Boğa, A. R., Demir, A.,
Prefabrik Elemanlarda Alkali-Silika Reaksiyonunun İncelenmesi, Antalya Yöresinin
İnşaat Mühendisliği Sorunları Kongresi, 2005, Antalya, Cilt 2, ss. 279-289. [13]
Hobbs D.W., Marsh B.K., Matthews J.D., “Minimum Requirements for Concrete to Resist
Freeze-Thaw Attack, in Minimum Requirements for Durable Concrete”, Ed. D.W. Hobbs,
Chapter 4, British Cement Association, 1998, pp. 91-129. [14] Topçu, İ. B., Canbaz,
M., Antalya Etibank Elektrometalurji İşletmesi Atığı Silis Dumanının Hazır Betonda
Kullanımı, Antalya Yöresinin İnşaat Mühendisliği Sorunları Kongresi, 2005, Antalya,
Cilt 2, ss. 253-265. [15] Massaza F., “Pozzolanic and Durability of Concrete”,
First International Symposium on Mineral Admixtures in Cement, Turkish Cement
Manufacturers, Association, Istanbul, 1997, pp. 1-22. [16] Topçu, İ. B., Raising
of Water and Evaporation from Freshly Placed Concrete Surface, ICCE-12, Twelve
International Conference on Composites or Nano Engineering, August 1-6, 2005,
Tenerife, Spain. [17] Topçu, İ. B., Canbaz, M., Silis Dumanlı Betonlarda Donma-Çözülme
Etkisinin İncelenmesi, BETON 2004 Kong., THBB, 2004, İstanbul, ss. 367-375. [18]
http://.www. hazbeton.com [19] Banu G. “Kent Mobilyalarının İnsan Yaşamındaki
Yeri ve Önemi”, Peyzaj Mim. Dergisi 1, Ankara, 1991. [20] Topçu, İ. B., Canbaz,
M., Silis Dumanlı Betonların Ara Yüzeylerinin İncelenmesi, ECAS2002 Uluslararası
Yapı ve Deprem Mühendisliği Sempozyumu, 2002, ODTÜ, Ankara, Türkiye, ss. 469-476.
[21] Başal M., Memlük Y., Yılmaz O., Kurum E., “Peyzaj Konstrüksiyonu”, Ankara
Üniversitesi Ziraat Fakültesi Yayınları: 1484, Ders Kitabı: 445, s. 160, Ankara,
1997. [22] Çubuk M., “Kamu Mekanları ve Kentsel Tasarım”, Kamu Mekanları Tasarımı
ve Kent Mobilyaları Sempozyumu Bildiriler Kitabı, Mimar Sinan Üniversitesi Mimarlık
Fakültesi, ss.15-17, 1991, İstanbul. [23] Uzun G., “Peyzaj Konstrüksiyonu”, Çukurova
Üniversitesi Ziraat Fak. Yayın No:80, PM 306, Adana, 1992. [24] Topçu, İ. B.,
Karakurt, C., Reaktif Pudra Betonları, İMO, Türkiye Mühendislik Haberleri Dergisi
(TMH), Yıl 50/2005-3, Sayı 437, ss. 25-30. [25] Topçu, İ. B., Karakurt, C., Reaktif
Pudra Betonu ve Uygulamaları, Akdeniz İnşaat Haber, Ocak-Şubat 2005, Sayı 2, ss.
32-33.