Devlet ile halkı buluşturan "yerel" güç, yasalarla yeniden yapılanıyor. Hukuksal
düzenlemeler, belediyelere yetki veriyor. Talan edilen ormanlar, çevreyi kirleten
atıklar, kilitlenen trafik, kent suçları gibi sorunlar kapımıza dayandığında ya
da kentin hakkının bir avuç rant avcısının eline düştüğünde ise bu yasaların ne
işe yaradığını sorgulamaya başlıyoruz.
Pendik Belediye Başkanı Erol Kaya, "Yerel yönetimlerin gücün arttıran yasalar
ancak güçlü belediye başkanları ile korunur" diyor.
Bu cümle belediye başkanlarının, gücünü de tartıştırıyor elbette. Güç veren yasalar;
içinde bilgi, güvenirlik, yetenek, sorumluluk bilinci olan yönetimlerle uygulama
şansı buluyor. Aksi halde güçlü yasalardan geri dönüş çok kolay oluyor.
Beyoğlu yasası çıktı
Yeni yıl nedeniyle ışıklandırma spekülasyonları yaşayan Beyoğlu Belediye Başkanı
Ahmet Misbah Demircan ile konuşuyoruz. İstiklal Caddesi'ne 130 milyar liralık
ışıklı lalelerin dikildiğini, Cihangir ve Boğazkesen'in de ışıklı süslenmeyle
yılbaşına hazırlandığını anlatarak konuya giriyor.
Kalıcı işine örnek olarak da; "Beyoğlu sokaklarında 60 kilometre aydınlatma yaptım"
diyor. Yeni çıkan 5366 sayılı "Beyoğlu Yasası"nı anlatıyor. İlk kez bir bölgeye
özel yasa çıkıyor. Beyoğlu'nu gezmeye Taksim'den başlandığında hayat kendi dinamiği
içinde akıp, gidiyor gibi geliyor insana. Tarlabaşı'nın etrafından dolaşıp, Beyoğlu'na
çıkıldığında ise "kent çürüyor" izlenimi alıyorsunuz.
İşadamı İnan Kıraç ve eşi Suna Kıraç Beyoğlu'na son yılların en büyük yatırımlarını
yapıyorlar. Pera Müzesi ile Beyoğlu'nu uluslararası kültür alanına çeken Kıraç
çiftçi, TRT binasının olduğu 15 dönümlük araziyi aldılar, tiyatro ve konser merkezi
yapacaklar.
Peki bu adımlar Tarlabaşı'yı kurtarmaya yetecek mi? Terk edilmiş binalar, çöpten
bir hayat gibi saklanacak mı?
278 bina yenilenecek
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in en kısa sürede onayladığı yasalardan biri
olan Beyoğlu yasası, 5366 Tarlabaşı'yı "yenilenmek" için mülkiyet sahiplerinin
haklarını belediyeye devrediyor. Belediye malikler lehine yatırımcılarla masaya
oturuyor.
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in en kısa sürede onayladığı bir yasa oldu.
Sit alanı içinde olan Tarlabaşı'da bir yandan tarihi doku korunacak, öbür yandan
buradaki binalar ekonomik ve sosyal hayatın ihtiyaçların karşılayacak bir yenilenme
geçirecek. Belediye'ye kamulaştırma yetkisi de veren yasaya göre, yatırımcılar
parsel bazında değil, ada olarak projeler hazırlayacaklar ve Özel Koruma Kurulu'na
sunacaklar.
Bu yenilenmeye iyi bir örmek aslında Pera Müzesi. Müzenin yanında küçük bir bina
görüntüsü var. Aslında bu bina, müzenin içinde olmasına karşılık dış görünümü
aslına aygun olarak tek bir binaymış gibi duruyor.
Tarlabaşı'da da böyle küçük küçük binalar bulunuyor. Ne sahiplerinin işine yarıyor,
ne de yatırım yapılabilecek ekonomik bir değer taşıyor. Özel Kurul yüzde 70'i
terk edilmiş bu binaları bir ada olarak konumlandıracak; oto parkından gezi yerlerine
kadar kent ihtiyaçlarına dönük yapılandıracak.
Misbah, 58 adaya bölünen Tarlabaşı'da ilk olarak, 278 binanın içinde yer aldığı
9 adanın ihale edileceğini söylüyor. İnşaat yatırım tutarı yaklaşık 100 - 150
milyon dolar olarak öngörülen proje hakkında, İTO gibi İstanbul'daki iş dünyası
kuruluşları ve yatırımcılar bilgilendiriliyor. Yatırımcıları iştahlandıracak bir
"imar" meselesi yok burada.
Milliyet Gazetesi