Diyarbakır’ın Bismil ilçesinde sürdürülen arkeolojik kurtarma kazısında 11 bin
yıllık bir yerleşim belirlenirken, kazılarda bulunan mezarlarda tekstil teknolojisinin
kullanıldığına dair bulgulara da rastlandığı belirtildi.
Hasankeyf ile birlikte Ilısu Baraj Gölü altında kalacak olan ve kurtarma kazıları
süren Bismil ilçesindeki 10 höyükten Körtiktepe’teki kazılarda İÖ 9 bin yıllarına
kadar dayanan yerleşim tespit edilirken, kazılarda bulunan mezarlarda cesetler
üzerinde kullanılan aşı boyası ile sıvı kireç arasında taşlaşmış tekstil ürünü
buluntularına rastlandı.
Dicle Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Vecihi Özkaya,
2 yıl önce başladıkları Körtiktepe kazısında bu yıl önemli bulgulara rastladıklarını
belirterek, antik yerleşimin Anadolu’nun arkeolojik yerleşimine ve dolayısıyla
insanlık tarihine yeni yaklaşımlar getireceğini bildirdi.
ÇAYÖNÜ’NDEN DAHA ERKEN ZAMANA AİT
Henüz çıkardıkları eserlerin karbon analizlerinin yapılmadığını ifade eden Özkaya,
bununla birlikte Körtiktepe’nin; gömü tarzı, yerleşimin genel karakteri ve diğer
bulgularıyla, daha önce kazıları yapılan ve karbon analizleri sonucunda İÖ 8-9
bin yılları arasına tarihlenen Hallançemi ile Demirköy tarihsel dönemleri arasında
ve Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde bulunan Çayönü’nden daha erken bir zamana ait
olduğunu kaydetti.
AKERAMİK NEOLİTİK DÖNEME IŞIK TUTUYOR
Doç. Dr. Özkaya, şöyle devam etti:
“Körtiktepe, 9 bin yıllık tarihe sahip Konya’daki Çatalhöyük’ten ve Burdur’daki
Hacılar’dan daha erken dönemlere aittir. Ergani’deki Çayönü ile kıyasladığımızda
ise Çayönü, henüz pişmiş toprağın kullanılmadığı Akeramik Neolitik dönemin mimari
dokusunu anlamada; Körtiktepe ise Akeramik Neolitik dönemin sanatsal ve kültürel
değerlerini algılamada önemlidir. Tarihsel olarak kıyasladığımızda sırayla Demirköy,
Körtiktepe ve Hallançemi olarak sıralayabiliriz. Bunlar pişmiş topraktan kapkacakların
üretilmediği İÖ 9-8 bin yıllarına ait akaremik neolitik dönem yerleşimleridir.
İnsanların ilk yerleşime geçip avcılık ve toplayıcılıktan tarımsal üretime ve
hayvan evcilleştirmeye başladıkları aynı zamanda gündelik ihtiyaçlarını karşılayacak
taş alet yaptıkları dönemlerdir.”
“11 BİN YILLIK TEKSTİL İZLERİ”
Doç. Dr. Özkaya, buldukları insan iskeletleri üzerinde yaptıkları incelemede,
tekstilin kullanıldığına dair izlere rastladıklarını belirtti.
Anadolu’nun birçok yerinde tespit edilen ve dinsel seremoninin gereği olan uygulama
gibi ölülerin öncelikle aşı boyasıyla daha sonra sıvı kireçle kaplandığını ifade
eden Doç. Dr. Özkaya, “Cesetlerin korunmasına yönelik olduğu gibi dinsel bir seremoninin
de gereği olan bu uygulamada, kullanılan aşı boyasıyla sıvı kireç arasında şaşırtıcı
bir şekilde tekstil izlerine rastladık. Ayrıca mezarların soyulmaması için konulan
gömülerin kırılarak bırakıldığını tespit ettik”
ULUSLARARASI BİLİM HEYETİ
Doç. Dr. Özkaya, Körtiktepe’deki kazı çalışmasında; Harvard Üniversitesi’nden
Hayvan İskeletleri Uzmanı Dr. Benjamin Aibuckle, Pennsylvania Üniversitesi’nden
Yontmataş Dönemi Uzmanı Dr. Brain Peasnall ve Delavere Üniversitesi’nden Neolitik
Dönem Uzmanı Dr. Michael Rosenberg ile birlikte çalıştıklarını sözlerine ekledi.
NTV-MSNBC