Üye Girişi
Kullanıcı Adı 
Parola
Üye Ol Şifremi Unuttum
| inşaat sektörü inşaat ihaleleri inşaat malzemeleri inşaat haberleri Dekorasyon fuar seminer tüm hepsi inşaat dergisinde  | Sizde İnşaat Dergisine Reklam vererek firmanızı tüm Dünyaya tanıtabilir, Ürünlerinizi satabilirsiniz.İnşaat Sektörünün kalbi bu sitede atıyor  |
        
      Aksesuar (150)
      Aydınlatma (367)
      Bahçe (326)
      Beyaz Eşya (217)
      Bizden Haberler (37)
      Cephe (131)
      Çevre Düzenleme (436)
      Dekorasyon (780)
      Duyuru (2344)
      Elektronik (481)
      Faydalı Bilgi (184)
      Fuar Seminer (697)
      Güvenlik Sistemleri (58)
      Havuz (45)
      inşaat malzemeleri (290)
      Kampanyalar (54)
      Kapı Otomatik Kapı (97)
      Konut (1226)
      Mekan (283)
      Mimari (531)
      Mobilya (471)
      Mutfak (199)
      Önemli Bilgiler (245)
      Perde (100)
      Plastik Alüminyum (67)
      Tekstil (163)
      Vitrifiye (393)
      İhaleler (5379)
      İnşaat (2626)
      İzolasyon Yalıtım (144)
      Zemin (192)
      Züccaciye (264)
Haber Ara
 
İnşaat Dergisi
inşaat malzemeleri
inşaat malzemeleri


Granit
Granit


İnşaat Haberleri
İnşaat Haberleri


inşaat ihaleleri
inşaat ihaleleri


İnşaat Sektörünün Kalbi
İnşaat Sektörünün Kalbi

Bu Alana Reklam
Verin!

 


web tracker

sitemap-1
sitemap-2
sitemap-3
sitemap-4
sitemap-5



Add to Google
 Önemli Bilgiler > 21-09-2006 Boğaziçi'nde 'Mülkiyet' Hırsı
yazıyı 12 punto yap yazıyı 14 punto yap yazıyı 16 punto yap yazıyı 18 punto yap
    
Dünyada eşi olmayan bir ''SİT'' niteliğindeki Boğaziçi'ne ait ''koruma''yı amaçlayan yasanın ''yapılaşma''ya dönük değiştirilmek istenmesi, ''talihsiz'' bir zamanlamayla gündeme geldi...

Yeni tasarının, Suudi Kralı Abdullah'ın sahibi olduğu Sevda Tepesi'ndeki imar yasağını ''aşabilme'' sözleriyle birlikte ortaya çıkması, sadece Boğaziçi açısından değil, ''hukuk devleti'' ve hatta ''ulusal onur'' ilkeleri açısından da ciddi kaygılar yaratıyor.

Boğaziçi'ndeki ''evrensel miras'' niteliği taşıyan doğal ve tarihsel peyzajın ''devamlılığını'' gözeten yapılaşma yasakları, bir tek Sevda Tepesi için değil, tüm öngörünüm bölgesindeki ''koruluk''lar; ''bahçe''ler ve hatta üzerinde eski eser bulunmayan binlerce ''parsel'' ile ''boş arsalar'' için de geçerli. Bugün, denize bakan yamaçlarda eğer hala özgün bir doku görülebiliyorsa; hatta Boğaziçi sırtları ve kıyıları örneğin bir Kuşadası ya da İzmir, Antalya, Marmaris, hatta Zeytinburnu gibi olamamışsa, bu kişiye özel değil, ''genel'' imar kısıtlamalarıyla sağlanabildi. Aynı silueti bozan yapılaşmanın ise büyük çoğunluğunun ''kaçak'' olması da yasadışı imara karşı geleneksel ''siyasi desteğin'' ürünü... Bu nedenle yasadaki genel kısıtlamayı ''Suudi Kralı hatırına'' değiştirmeye kalkışmak, yıllardır Boğaziçi'nin korunması için özel mülkiyetlerinde imar olanağı kullanamamış, yasalara karşı saygılı sayısız vatandaşımıza saygısızlık değil midir?

Hele bunu ''Mülkiyet hakkı kutsaldır'' şeklinde savunmak ise çağdaş Türk imar hukukunun anayasadan gelen temel ilkesi olan ''mülkiyet hakkının toplum yararına kısıtlanması'' ilkesini de yine Suudi Kralı için göz ardı etmek anlamına geliyor...

Aslında Boğaziçi Yasası'nda değişiklik gerekiyorsa, bunu ''daha fazla imar hakları tanımak'' ve ''yasadışı yapılaşmayı kalıcı kılmak'' yönünde değil, tam tersine, yasadaki ''korumayı sağlayamayan'' eksikliklerin ve ''peyzajı zedeleyen yapılaşmaya olanak tanıyan'' yanlışlıkların düzeltilmesi için yapmak gerekiyor.

Örneğin, kaçak yapıların engellenmesinde ve yıkılmalarındaki ''bürokratik oyalanmalar'' giderilmeli; siyasi hoşgörüye fırsat tanınmamalı ve bunları yapanlara; göz yumanlara gerçekten ''caydırıcı'' hükümler getirilmeli...

Sözde geri görünüm bölgelerinden yükselen ve Boğaziçi'nin özgün siluetini ''arkadan'' tırmanarak tahrip eden ''Boğaz manzaralı gökdelenler''e de yeni yasayla engel olunabilir. Böylece, sözgelimi ''Dubai Kuleleri'' gibi İstanbul için yeni ''karabasan'' projeler bile durdurulmuş olur...

Nitekim Boğaziçi Yasası'ndaki en önemli yanlışlardan biri de öngörünüm sınırındaki ''kayırma''lar. Çünkü bu sınırın ''en gerideki tepelerden'' değil de önlerden geçmesi yüzünden, çok sayıda ''denize nazır'' villalar ve apartmanlar, yasadaki ''geri(!) görünüme'' ait imar olanaklarından yararlanılarak inşa ediliyorlar...

İşte bütün bunlara değil de koruma amaçlı imar yasaklarını aşmayı bekleyen rant projelerine ''çözüm'' arayan; yasadışı yapılaşmaların ''ruhsata'' bağlanmalarını hedefleyen ve sözde ''kamu yararı'' adına sahil şeridini yeni otellerle doldurmayı öngören bir yasal düzenlemenin, Suudi Kralı'nın arazisine imar olanağı sağlanması adına hazırlanması ''hazin'' değil midir?
 

Cumhuriyet Gazetesi
 
Haberin Okunma Sayısı : 155
Bu Haberi; Kaydet   Yazdır   Yolla  
 Rastgele 10 Haber
  • Musluktan Lağım Kokan Su Aktı!
  • 'Karadeniz Dev Bir Çöplük'
  • Köprü ve Viyadükler 7,7 Büyüklüğündeki Depreme Dayanıklı Hale Gelecek
  • Arsası Olan İnşaatçı Oldu, Yakında Dökülmeler Başlar Diye Korkuyorum
  • Buderus Yoğuşmalı Kombiler Şimdi Balkonlarda
  • Baymak LUNA³ Serisi Tüketicini Beğenisine Sunuldu
  • Vitra’dan Arkitekt Fonksiyon Porselenler
  • Florya Akvaryumu'nda Yap İşlet Devret Çözümü
  • Vitra- Artema'dan Kampanya!
  • Köprü İnşaatı İşi Yaptırılacaktır 05/11/2002
  • Sitemizde kayıtlı 18978 adet haber, 2249 adet kategori bulunmaktadır.
    Başa Dön Başa Dön

    | Beyaz Eşya | Tekstil | Güvenlik Sistemleri | Havuz | Faydalı Bilgi | inşaat malzemeleri | Kapı Otomatik Kapı |
    | Duyuru | Plastik Alüminyum | İhaleler | Kampanyalar | Mekan | Vitrifiye | Fuar Seminer |
    | Mutfak | Cephe | İzolasyon Yalıtım | Konut | Bizden Haberler | Önemli Bilgiler | Bahçe |
    | Elektronik | Mimari | Zemin | Züccaciye | İnşaat | Çevre Düzenleme | Perde |
    | Mobilya | Aksesuar | Aydınlatma | Dekorasyon |


     Google

     


    dugun