Yukarı Gündeş köyü ve Konuksever Mahallesi sakinlerine kamulaştırma davası açan
Botaş, 150 kişiye 30 yeni liradan bin yeni liraya kadar değişen miktarlarda para
ödedi. Ancak mahkemenin verdiği, "Botaş, köylülerin; köylüler de Botaş'ın avukatlık
ücretini karşılasın" kararı, Ardahanlılar'ı zorda bıraktı. Kişi başına 450 lirayı
bulan avukatlık ücreti, birçok vatandaşın devletten aldığı istimlak bedelini geçiyor.
Bu durumda köylüler, hem toprağını kaybedecek hem de üstüne para verecek. Toprak
sahipleri şimdi hacizle karşı karşıya. Bir konfeksiyon atölyesinde çalışan Murat
Çaka'ya 37 YTL istimlak ücreti ödenmiş; ama kendisinden istenen para 450 yeni
lira.
Köyde az bir toprağı olan Çaka, iki senedir memleketine gitmediğini söylüyor.
Evli ve bir çocuk babası Çaka, "Bu parayı ödeyemem. 500 yeni lira alıyorum. 350
yeni lira kira veriyorum." diyor.
Yukarı Gündeş Köyü Muhtarı Ali Erezer de, "Haciz yapılırsa tüm köylü mağdur olur.
Hem arazimizden geçecekler hem de üstüne para mı vereceğiz?" şeklinde tepki gösteriyor.
Mahkeme kararı da olsa durumun kabul edilemez olduğunu söyleyen Erezer, "Borular
arazisinden geçtiği için 160 YTL alan vatandaş şimdi Botaş'ın avukatına nasıl
450 yeni lira ödeme yapsın?" diye soruyor. Bir başka toprak sahibi Dursun Erciyes
ise böyle bir durumda kendilerinin zararlı çıkacağını belirterek, "Borular benim
3 dönümlük arazimden geçti. Karşılığında 580 YTL verdiler. Bir de üstüne para
isterlerse yetkili mercilerde hakkımızı ararız." diyor. Botaş'tan 300 yeni lira
arazi parası aldığını anlatan 58 yaşındaki Güleser Korkutar da, "O parayla evime
çay, şeker ve un aldım. Eşim vefat ettiği için çocuklarıma ben bakıyorum. Şimdi
bizden 450 yeni lira alacağını öğrendik. Böyle bir zulüm yapılamaz." şeklinde
konuşuyor. Dağlık alanda arazisini gösteren yaşlı kadın, "Bakın arazimizi ne hale
getirdiler? Bunun karşılığında sadece 300 yeni lira verdiler. Biz bu tarlalardan
hayvanlarımıza ot ve saman temin ediyorduk. Zaten köylü olarak perişan vaziyetteyiz.
Eğer böyle bir şey varsa bunun düzeltilmesi lazım." diyor.
Köylülerin avukatlarından Osman Nuri Yıldız, Botaş'ın icra takibi yoluyla parayı
tahsil etme girişiminde bulunmasını eleştiriyor. Bölgeden daha önce de boru hatları
geçirildiğine işaret eden Yıldız, petrol boru hattı yapımıyla ilgili sözleşmede
'Yargılama giderleri ve avukatlık ücreti vatandaşa ödettirilmeyecek', 'Vatandaşın
kamulaştırmadan dolayı hiçbir zararı olmayacak' benzeri ifadeler bulunduğunu kaydediyor.
Önceki kamulaştırma işlemleri sonucu hiçbir icra takibi olmadığını vurgulayan
avukat, "Şahdeniz Doğalgaz Boru Hattı'nda bunu Botaş'ın eline bıraktılar. Şirket
de bunu kötüye kullandı." diyor.
Botaş yetkilileri ise şirketin 10 yıldır bölgede çalıştığını belirterek, daha
önce avukat vekalet ücretinin toprak sahiplerinden istenmediğini ifade ediyor.
Sorunun, köylülerin avukatlarına ödedikleri ücret yüzünden çıktığını kaydeden
yetkililer, "İrtifak hakkı için 300 yeni lira verdiğimiz yerde avukata 450 yeni
lira vermeye başladık. Kamulaştırma bedelinden fazlasını avukata ödemeye başladık."
bilgisini veriyor. Bölgede birçok avukatın ticari amaçla hareket ederek vekalet
ücretini almak için davalara girdiğini savunan yetkililer, bunun önüne geçmek
için sadece karşı tarafa vekalet ücreti ödedikleri dosyalarda icra takibi başlattıklarını
kaydediyor.
Zaman Gazetesi