Beykoz'daki Cam Ocağı hem kaybolmaya yüz tutan bir sanatın izini sürüyor hem
de camı geleceğe taşıyor. Burası aynı zamanda beş yıldızlı bir konaklama tesisi.
Dünyanın önemli cam okulları örnek alınarak tasarlanan ve özenli mimarisiyle
dikkat çeken Cam Ocağı, yurt binası, yemekhanesi, bahçesi, dere kenarındaki oturma
alanı, Agora adı verilen havuzlu avlusu, spor alanı ve yüzme havuzuyla öğrencilere
her türlü konforu sunuyor.
Ormanların, derelerin, inişli çıkışlı vadilerin ortasında bir okul. Aklınıza
gelebilecek tüm okullardan farklı. Biraz Adatepe'de kurulan Taşmektep'e benziyor.
Ama yine de nevi şahsına münhasır. Eğitim yeri restore edilmiş bir fabrika. Büyük
bir cam atölyesi. 1200 derecelik fırınları, üfleme çubukları, kızgın alevde büyülü
bir ateş topu gibi insanın elinde şekil değiştiren kum ve sodanın tılsımı, kızıldan
şeffafa dönüşen kocaman baloncuklar. Bu değişik okulun adı Cam Ocağı.
Bu okul Cam Ocağı Vakfı adlı bir kuruluşa ait. Her şey, 1991'de şimdi Vakıf Mütevelli
Başkanı olan Yılmaz Yalçınkaya'nın, kendi kendine hayata ve sanata dair sorular
sormasıyla başlamış. Tekstil sektörünün önemli isimlerinden biri olan Yılmaz Bey,
Almanya'da eğitim görmüş bir tekstil mühendisi, Bellibaşlı tekstil fabrikalarının
kurucusu, aynı zamanda bir iş adamı.
Cam aşkı okul kurdurttu
On yıl kadar önce artık kariyerinde belli bir noktaya ulaştığını düşünmeye başlıyor
ve farklı bir şeyler yapmaya karar veriyor. İşten arta kalan zamanlarında İsveç,
Almanya, Amerika, İtalya ve japonya gibi ülkelerdeki cam vadilerini, okullarını
geziyor. Oralarda dönemlik dersler alıyor. Zamanının bir kısmını da İstanbul'daki
bit pazarlarını ve sahafları dolaşıp oralardan camla ilgili kaynakları toplamakla
geçiriyor. Bu arada Paşabahçe Cam Fabrikası'nda cam üflemeyi öğreniyor. Bu araştırmaları
sırasında, Türkiye'de camın yüzlerce yıllık bir geçmişe sahip olduğunu, ama cam
sanatının kaybolmaya başladığını görüyor ve bir okul kurmaya karar veriyor. Fikrini
dostlarına da açıyor ve büyük destekle karşılaşıyor. Böylece Cam Ocağı Vakfı artaya
çıkıyor.
Yılmaz Yalçınkaya, okul için uygun bir yer ararken 1998'de bir dergide Paşabahçe'nin
Beykoz'a bağlı Öğümce Köyü'ndeki tesisini satışa çıkardığını öğreniyor ve bu fabrikayı
satın alıyor. İzbe bir harabeye dönüşmüş olan bu mekanda olağanüstü değişiklikler
yapıyor ve böylece Nisan 2001'de tesis hizmete açılıyor. Yılmaz Bey, okulun amaçlarını
şöyle sıralıyor:
‘‘Uluslararası düzeyde cam eğitimi vermek, cam sanatına ilgi duyanları bu alanda
isim yapmış yerli ve yabancı cam sanatçılarıyla buluşturmak, Türkiye'de cam sanatının
gelişimine katkıda bulunmak ve çağdaşla geleneksel olanı bir araya getirerek yeni
bir zenginlik yaratmak. Cam Ocağı'nda sıcak ve soğuk cam tekniklerinin uygulanabildiği
ve deneysel çalışmaların yapıldığı atölyeler var. Resim, heykel, seramik ve vitray
atölyelerimiz de bulunuyor. Okulda eğitim alan öğrenciler, eğitimi destekleyici
çeşitli etkinlikler sayesinde sanatçılar ve diğer öğrencilerle deneyimlerini paylaşabiliyor,
cam ve güzel sanatlarla ilgili çeşitli kaynakların bulunduğu kütüphaneden faydalanabiliyorlar.
Her dönemin sonunda, öğrenciler yaptıkları çalışmaları kampüs içinde sergiliyorlar.’’
Ustalardan cam sanatı
Vakıf bünyesinde faaliyet gösteren Cam Ocağı kar amacı gütmüyor. Okulun giderlerine
katkıda bulunabilmek amacıyla profesyonel çizgide üretim de yapılıyor.
Belirli bir ücret karşılığı Cam Ocağı kurslarına katılacak öğrencileri, Riva
Deresi kıyısında bulunan yeşillikler içindeki kampüste, kentin kalabalığından
uzak, keyifli bir eğitim mekanı bekliyor. Cam Ocağı'nın konumu, yurtdışından gelen
öğrencilere de İstanbul'u tanıma imkanı veriyor. Okul 22 yataklı konaklama merkeziyle
yatılı eğitim de veriyor.
Cam Ocağı'nda 2003 bahar dönemi eğitimleri 16 Şubat'ta başlıyor. 16 Şubat-1 Mart
tarihleri arasında yapılacak ilk dönemde Fransız sanatçı Jean-Pierre Umbdenstock
cam üfleme dersi verecek. Cam Ocağı'nın açılışında yaptığı gösteriyle belleklerde
iz bırakan Çek sanatçı Petr Novotny de 9-22 Mart tarihleri arasında ders verecek.
2003'ün yaz programı ise, 25 Mayıs'ta başlayacak.
Cam üfleme, füzyon, lamp working, boncuk yapımı, mixed media, kalıpla cam şekillendirme
ve kuma sıcak döküm gibi farklı tekniklerin öğretildiği iki haftalık kurslar,
camla yeni tanışan kişilerin yanı sıra bu malzemeyle daha önce çalışmış olanlara
da hitap ediyor. Bu arada Cam Ocağı’nın sponsor desteğine ihtiyacı olduğunu belirtelim.
Ayrıntılı bilgi için: www.camocagi.org ve (0216 433 36 90-92-93).
Hürriyet