Dünya çelik üretiminin yüzde 60’ını oluşturan yassı mamulde ithalatçı konumunda
kalındığı kaydedilirken, Türkiye’nin öncelikli hedefinin bu tür ürünlerde arz/talep
dengesizliğinin giderilmesi olduğu belirtildi.
Demir-çelik sektöründe, Türkiye’nin ana amacının, uzun ve yassı mamul arz/talep
dengesizliğinin giderilmesi olması gerekiyor. Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları
T.A.Ş (Erdemir) tarafından üç ayda bir yayımlanan Erdemir Dergisi’nde, dünya çelik
üretiminin yüzde 60 yassı ve yüzde 40 uzun ürün seviyelerinde olduğu belirtilerek,
buna karşılık Türkiye’de bu oranın yüzde 20 yassı ve yüzde 80 uzun ürün şeklinde
olduğu bildirildi.
Bu durumun yassı mamulde ithalatçı konumda kalınmasına yol açtığına dikkat çekildi.
Türk demir çelik endüstrisinin 1980’li yıllardan sonra, sektörün talep ettiği
ileri teknoloji ve kalifiye eleman ihtiyacında oldukça ilerleme gösterdiği belirtilen
dergide, demir-çelik endüstrisinin dünya ekonomik krizlerinden en çok etkilenen
sektör olmasına rağmen, Türkiye’nin ihracatının toplam ihracat içinde yüzde 9
payı ile tekstilden sonra ikinci sırada geldiği anlatıldı. Dergide, şunlar kaydedildi:
“Türkiye’nin ana amacı, uzun ve yassı mamul arz/talep dengesizliğinin giderilmesi
olmalıdır. ERDEMİR tarafından İskenderun Demir ve Çelik Fabrikaları’nın devralınarak
yassı mamul üretimine geçirilmesi çalışmaları, bu dengesizliğin giderilmesi yönünde
atılan önemli adımlardandır. Bu yıl sona erecek Avrupa Kömür Çelik Topluluğu (AKÇT)
anlaşması ile birlikte, demir-çelik sektöründeki gelişmeler AB komisyonu tarafından
yönlendirilecektir. Rekabetçi Avrupa pazarında stratejik şirket birleşmelerine
açık ve hazır olmak, demir-çelik endüstrimizin Avrupa’da daha da fazla söz sahibi
olmasına yardımcı olacaktır.”
YASSI ÇELİK KULLANIMI ÇOK ZAYIF
Dergide, makine, boru, profil, ambalaj malzemesi, gemi ve konteynır yapımı, ev
ve büro eşyaları, ısı gereçleri, otomotiv ve yan sanayi, elektrikli makine ve
aletleri, tarım araçları imalatları gibi alt yapıdan çok teknolojide kullanılan
yassı çelik üretiminin, toplam çelik üretimindeki payının, gelişmiş ülkelerde
yüzde 54, gelişmekte olanlarda yüzde 46, AB’de yüzde 53.2, Türkiye’de ise yüzde
20 seviyelerinde olduğu belirtildi.
NTV-MSNBC