Rekabet Kurumu Başkanı Nurettin Kaldırımcı, çimento konusunda Türkiye'nin her
yerinden şikâyet geldiğini ve çok sayıda soruşturma açıldığını belirterek 'Sektörün
imaj düzeltmeye ihtiyacı var' diyor.
Rekabet Kurumu Başkanı Nurettin Kaldırımcı ile sohbet ediyoruz... Kaldırımcı,
kurumun başkanlığını geçen yılın ortasında devraldı. Rekabet Kurulu üyeliğinden
başkanlığa getirildiği için de kurumu yakından tanıyan bir isim.
Sohbetimiz sırasında merak edip, Rekabet Kurumu'nun bugüne kadar en çok efor
harcadığı, üzerinde en çok çalıştığı sektörü soruyorum. Nurettin Kaldırımcı, hiç
tereddüt bile etmeden, çimento olduğunu söylüyor. Çimento konusunda Türkiye'nin
her yerinden şikâyet geldiğini ve çok sayıda soruşturma açıldığını da vurguluyor.
Hal böyle olunca da bir sürü insan kaynağının bu alanda istihdam edildiğini belirtiyor
Nurettin Kaldırımcı ve "Can sıkıcı olan şikâyetler azalsa da halen devam ediyor"
diyor.
Nurettin Kaldırımcı, bu konuda kötümser olmak istemediği gibi şirketleri de suçlamak
istemediğine dikkat çekiyor ve şöyle devam ediyor: "Sektörün mahiyetinden kaynaklanan
bazen de sansasyonel haberlerden kaynaklanan rahatsızlıklar olabiliyor. Ama çimento
sektörünün imajını düzeltmeye ihtiyacı olduğunu söyleyebilirim."
RTÜK gibi kurumlara büyük iş düşüyor
Nurettin Kaldırımcı, sektörün, çözümün parçası olduğu üzerinde önemle duruyor.
Kaldırımcı, imaj yenilemesinden kastını ise şöyle anlatıyor: "İşini yaparken belki
kendisinden kaynaklanmayan yanlış anlamalardan kaynaklanabilen imaj sorunu ile
karşı karşıya ise bunu halletmelidir diye düşünüyorum."
Nurettin Kaldırımcı'ya geçen yıl ağırlıklı uğraştıkları telekomünikasyon sektörünü
hatırlatıyorum. "Telekomünikasyon başka, çimento başka" diyerek başlıyor anlatmaya,
bu sektörün yeni gelişmeye başladığını dolayısıyla da pek çok aktörün piyasaya
girip, pek çoğunun da çekildiğine değinerek şu tespitleri yapıyor:
"Bu alanda da şikâyetler, çimento gibi yaygın. Bu konuda regülasyon kurumlarına
önemli görevler düşüyor. Mesela radyo, televizyon konusunda RTÜK'e düşen görevler
var. Biz, bu kurumların görevlerine müdahale etmek istemiyoruz."
Migros'ta sorun yaşanmaz, çabuk sonuçlandırırız
Sohbetimiz sırasında Nurettin Kaldırımcı'ya, kurumun gündemindeki Migros'u da
soruyorum. Ve Migros'un satışının kuruma ulaştığını ancak kurum gündemine daha
sonra gireceğini öğreniyorum. İnceleme süreci hakkında da Kaldırımcı, "Konu teknik
açıdan zor bir konu değil. Rekabetçi açıdan piyasamız itibariyle bu devralmayı
kısa sürede sonuçlandıracağımızı umuyorum" diyor.
Nurettin Kaldırımcı, Migros'u devralanların mevcut perakendeci piyasada yer almamaları
nedeniyle bir sorun olmayacağını da vurguluyor.
Bunun üzerine, "Başkası satın alsaydı, mesela Sabancı Grubu, o zaman ne değişirdi?"
diye soruyorum Kaldırımcı'ya... Şöyle yanıtlıyor: "Uzun süreli bir inceleme gerekebilirdi.
Çünkü Türkiye'deki perakende piyasası halen doyuma ulaşmadı Batı'daki gibi. Piyasaya
girmek bazı açılardan zor. Yine de en azından bazı bölgeler itibariyle yoğunlaşma
olduğundan bu, rekabete aykırı bir ortamın oluşmasına neden oluyor. Biz hem genel
manada ülke pazarı itibariyle hem de bölgesel manada bu tür birleşme ve devralmaları
takip ediyor ve önemsiyoruz. İşte o yüzden Migros'u başkaları alsaydı daha uzun
süreli bir inceleme gerekirdi."
Referans Gazetesi
Noyan DOĞAN