Özelleştirme İdaresi Başkanı Metin Kilci, Danıştay kararının, köprü otoyol özelleştirmesiyle
ilgili tasarının yasalaşmasının zaten beklenmesi nedeniyle, söz konusu özelleştirme
sürecini etkilemeyeceğini söyledi. Kilci, AA muhabirine Danıştay'ın köprü ve otoyollar
ile ilgili yürütmeyi durdurma kararını değerlendirdi. Köprü ve otoyol özelleştirmesi
ile ilgili tasarının Meclis'in yoğun gündemi nedeniyle kanunlaşamadığını hatırlatan
Kilci, Meclis'in yeniden toplanmasından sonra tasarının yasalaşmasını beklediklerini
söyledi.
Kilci, "Kararın gerekçesi basından öğrendiğimiz gibi ise ve zaten söz konusu
tasarının yasalaştığını beklediğimiz için, Danıştay'ın kararı, köprü ve otoyolların
özelleştirme sürecini etkilemez. Çünkü yasa çıktığında zaten Danıştay'ın yürütmeyi
durdurma gerekçesi de ortadan kalkacak" dedi. Bu yıl içinde ihale sürecini başlatacaklarını
kaydeden Kilci, ihale ve devir işlemlerinin 2009 yılına sarkabileceğini bildirdi.
"Özelleştirmelere karşı çıkmamak lazım"
Danıştay'ın yürütmeyi durdurma kararı ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Bayındırlık
ve İskan Bakanı Faruk Nafız Özak da, kararın gerekçesini görmeden yorum yapmak
istemediğini, ancak özelleştirmelerin Türkiye için önemli bir kaynak olduğunu
vurguladı.
Özak, "Türkiye globalleşecekse, Avrupa Birliği'ne girecekse özelleştirmelere
karşı çıkmamak lazım. Biz İtalya'yı inceledik. Bütün Avrupa'da özelleşmiş. Özelleştirme
yeni bir kaynaktır, yeni yatırım, yeni istihdamdır. Gerekçeye bakmadan yorum yapmamak
lazım" diye konuştu.
"İstanbul-İzmir geçişi için 6 milyar dolar yatırım yapacaksak, Ankara-İzmir otoyolunu
yapacaksak, belki Çanakkale Boğazı'na köprü yapacaksak bunları öz kaynaklarla
yapmamız mümkün değil" diyen Özak, "Türkiye'nin kaynakları belli. Bir yandan faiz
ödüyor, borçlarımızı azaltıyoruz. Bir yandan da yeni yatırım yapıyoruz. Her yıl
700 bin gencimiz iş bulmak için bize müracaat ediyor. Türkiye bir takım sorunları
olan, ama sorunlarının da çözümü olan bir ülke. O nedenle gerekçeyi bilmediğim
için eleştiri yapamıyorum" dedi.
Özelleştirmelerde ülke yararının göz önüne alınması gerektiğini de vurgulayan
Özak, "Burada şudur belki neden. "Özelleştirme olacak, vatandaş mağdur olacak'.
Hayır, burada kuralı devlet koyacak. Yani alan firma istediği rakama geçişleri
yapamayacağı için özelleştirmenin bir mahsurunun olmaması lazım. Ama dediğim gibi
gerekçeyi görmek lazım" diye konuştu.
ÖİB'in karara itiraz hakkı bulunuyor
Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER), 9 otoyol ve 2 boğaz köprüsünün işletme hakkı
devri yöntemiyle 31 Aralık 2008'e kadar özelleştirilmesine ilişkin ÖYK kararının
iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle Danıştay'da dava açmıştı.
Adli tatil olduğu için Danıştay 13'üncü Dairesi yerine Danıştay Nöbetçi Dairesi,
istemin ilk incelemesini yaparken, nöbetçi heyeti, söz konusu ÖYK kararının yürütmesini
oy birliğiyle durdurmuştu.
Gerekçede, Karayolları Genel Müdürlüğü'nün yapım, bakım, onarım ve işletimini
üstlendiği hizmet üretim birimi olan otoyolların, köprüler ve bunlar üzerinde
yer alan tesislerin, 4046 sayılı Özelleştirme Kanunu'nda öngörülen hukuki yönden
özelleştirmeye hazırlık işlemleri, yasal altyapısı tamamlanmadan özelleştirme
programına alınması mümkün olmadığından ÖYK'nın dava konusu kararında hukuka uyarlık
bulunmadığı kaydedildi.
Davalı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nın, bu karara itiraz hakkı bulunuyor.
İtirazı, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu görüşecek.