TOKİ Başkanı Bayraktar, "200-350 YTL taksitle 15 yıl vadeli konut satıyoruz.
Bu konutlar kapışılır" dedi. TOKİ'nin bugünden itibaren 50 il, 119 bölgede satışa
çıkaracağı konutlar için, yoksullara peşinatsız 240 ay vade, alt gelir gruplarında
bulunanlara da 4 bin YTL'den başlayan peşinatlarla, 180 ay vade ile ödeme kolaylığı
sağlanacak dedi. Devlet Bakanı Abdüllatif Şener ise hesabını iyi yapan konut sahibi
olabilir. Ancak, Mortgage sisteminin Türk finans tarihinin en önemli reformlarından
birisi olduğunu ve Türkiye'de konutların yüzde 40'ının sahibinin oturmadığı, yüzde
55'inin de ruhsatsız olduğunu belirterek; "Her yıl 300 bin yeni konut açığı ortaya
çıkıyor. Bir taraftan da sayısı artan genç nüfus ev sahibi olmak istiyor. Türkiye'de
kırsal nüfus yüzde 30 seviyesinde. İleride bu nüfus kentlere taşınacak ve konut
açığı yıllarca devam edecek. Böyle bir ortamda insanımız sürekli olarak şunu soracak:
Ben nasıl konut sahibi olurum?" dedi.
2007 YILI SONUNDA 250 BİN KONUT
Yoksullar ve alt gelir grubu, evlerine taşınıncaya kadar hiçbir şekilde taksit
ödemeyecek. Bu grupta bulunanlar, aylık 250 YTL'den başlayan taksitleri, anahtar
teslimini takip eden aydan itibaren ödenmeye başlayacak. Orta gelir grubu için
üretilen konular da yüzde 10-15-25-40 peşinat ve 96-108-120 ay vade seçenekleriyle
satışa sunulacak. Hak sahipleri, başvuruda bulunanlar arasından noter huzurunda
çekilecek kura ile belirlenecek. Söz konusu uygulamayla satışa sunulan 36 bin
konut, bir başka deyişle 2.5-3 milyar YTL'lik satış anlamına gelirken, söz konusu
tutar; hem emlak piyasasını hem de ekonomiyi canlandıracak büyüklükte bir rakam
olarak nitelendiriliyor. Ayrıca 2007 yılı sonu için 250 bin konut yapmayı hedefleyen
TOKİ'nin, yıl sonu hedefini bu ayın sonunda yakalamış olacağı, kurumun önümüzdeki
dönem için de 500 bin konutluk program yaptığı ifade ediliyor. Alınan bilgiye
göre TOKİ, 2003 yılında başlatılan "Planlı Kentleşme ve Konut Üretimi Programı"
kapsamında, 81 il ve bunlara bağlı 301 ilçede, 666 şantiyede, 242 bin 969 konut
başlatırken, bunlardan 130 bini tamamlandı veya tamamlanma aşamasında. Bugüne
kadar satışa sunulan 178 bin 745 konuttan 157 bin 431'i de satıldı. TOKİ'nin başlattığı
295 bin 776 konuttan 242 bin 969'sı, yani yüzde 82'si sosyal konut niteliğinde
bulunuyor. Vatandaşları, kentlerde bulunan TOKİ bürolarına müracaat etmesi gerekiyor.
Hesabını iyi yapan konut sahibi olabilir Devlet Bakanı Abdüllatif Şener, mortgage
sisteminin Türk finans tarihinin en önemli reformlarından birisi olduğunu söyledi.
Türkiye'de konutların yüzde 40'ının sahibinin oturmadığı, yüzde 55'inin de ruhsatsız
olduğunu belirten Şener, "Her yıl 300 bin yeni konut açığı ortaya çıkıyor. Bir
taraftan da sayısı artan genç nüfus ev sahibi olmak istiyor. Türkiye'de kırsal
nüfus yüzde 30 seviyesinde. İleride bu nüfus kentlere taşınacak ve konut açığı
yıllarca devam edecek. Böyle bir ortamda insanımız sürekli olarak şunu soracak:
Ben nasıl konut sahibi olurum?" dedi.
TÜRKİYE'DE KALICI BİR KONUT EDİNME SİSTEMİ
Eski konut kredi sistemiyle de insanlarımızın konut sahibi olabildiklerini hatırlatan
Şener, "Ancak bunun sürdürülebilirliği yoktu. Bankacılık sistemi günün birinde
bu sisteme dur demek zorundaydı. Bankaların mortgage kanununun çıkacağı ile ilgili
kesin kanaatleri olmasaydı daha birkaç sene öncesinden konut kredileri hacmi daralır,
bankalar bunu sürdüremezlerdi. Çünkü bankalar verdikleri konut kredisini iki kaynaktan
sağlıyorlar. Birincisi vatandaşların bankalara yatırdıkları paralar. Bir banka
üç ay vadeli topladığı parayı 20 yıl vadeli krediye dönüştüremez. Bu kaynağı sonsuza
kadar işletemez, bir süre sonra durdurur. İkinci kaynak ise yurt dışından gelen
krediler. Bunlar uzun vadeli olsa bile kur uyuşmazlığı sıkınsı var. Ancak bu sistemle
bankalar, kredi verdikleri konutlara ipotek koyacaklar. Koymuş oldukları ipoteği
menkul kıymetleştirmek suretiyle Menkul Kıymetler Borsası'nda işleme tabi tutacaklar.
Bu menkul kıymet ihraç edildiğinde zaten banka vermiş olduğu krediyi finanse etmiş
olacak. 'Türkiye'de zaten konut kredileri sistemi vardı' diyenler bilsinler ki
bu, mortgage geleceği için vardı. Artık Türkiye'de kalıcı bir konut edinme sistemi
var ve bu sistem herkese uzun vadeli taksitlerle ev sahibi olma imkanı sunuyor"
dedi.
SİSTEMİN İŞLEYİŞ SÜRECİ
"Bu sistemde konut sahibi olmak isteyen bir vatandaşımız, konut fiyatının yüzde
25'ini cebinden ödüyor, kalanı için herhangi bir bankayla sözleşme yaparak uzun
vade ve belli bir faizle mortgage kredisi alıyor" diyen Şener, "Ancak kişi bankaya
borçlanıyor, banka da borcunu garantiye alabilmek için evin üzerine ipotek koyuyor.
Taksitler bittikten sonra ipotek kalkıyor" dedi. Sistem için söylenen "kira öder
gibi ev sahibi olma" ifadesine de açıklık getiren Şener, "Bunu alacağınız konutun
fiyatı, kredinin miktarı, ödediğiniz kira, aylık kredi taksiti, vade ve faizle
bağlantılı olarak değerlendirmek gerekir. Mesela 50 bin YTL'lik 20 yıl vadeli
ve yüzde 1 sabit faizle alınan bir kredide ödeyeceğiniz taksit 551 YTL'dir. Yani
tüketici 'Bu kadar kira verene kadar, ev sahibi olurum' diye hesap yapabilecek.
Hesabını düzgün yapan herkes konut sahibi olabilir" dedi. Şener, kredinin erken
kapatılması durumunda tüketiciyi neler beklediği konusunda şunları söyledi: "Burada
bir erken ödeme ücreti alınıyor. Mesela 20 yıl vadeli bir kredi aldınız ve 10.
yılda tamamını ödemek istiyorsunuz. 100 bin YTL'lik bir kredi almışsınız ve 50
bin YTL'sini ödemişsiniz. Kalan 50 bin YTL'lik ana paranın yüzde 2'si kadar, yani
bin YTL ilave ödemeyle hesabı kapatıyorsunuz. Bu niye alınıyor? Bir paranın maliyetini
sistemdeki diğer kişiler değil, o parayı kullanan ödesin diye alınıyor. Bankalar
o gayrimenkulün üzerindeki ipoteği tahvile çevirip borsada işleme girdiği zaman
ona dayalı tahvilin vadesini ve o tahvile ödeyecekleri faizi de belirliyorlar.
Yani kredi verirken alacakları faiz ve vadeyle çıkardıkları tahvilin faiz ve vadesini
de ona uyumlu hale getiriyorlar. Bu ikisi arasında öngörülenin dışında bir noktaya
gelinip, tüketici hesabını kapattığı zaman bankanın tahvili halen piyasada işlem
gördüğü için, o fazladan ödemeye devam etmiş olacak. Banka erken ödeme dediğimiz
bu ücretle tüketicinin borcunu kapatıyor ve tahvil piyasasındaki risklerini bütün
müşterilerine yaymış olmuyor. Banka riskini bütün müşterilerine baştan kredi verirken,
kredi faizini olması gerekenin daha üzerinde belirler. Bu erken ödeme ücreti faizlerin
düşmesini de sağlayacak. Bu aslında tüketici aleyhine değildir."
FAİZLER DÜŞTÜĞÜNDETÜKETİCİ NE YAPMALI?
Şener şu örneği verdi: "Bir tüketici 20 yıl vadeli aylık 1.2 sabit faizle 100
bin YTL kredi aldı. Bu her ay 1273 YTL taksit eder. Krediyi aldıktan bir yıl sonra
faiz oranlarının yüzde 1.1'e düştüğünü düşünelim. Tüketici eski kredinin tamamını
kapatıp yeni krediye geçmek istediğinde, yüzde 2'lik erken ödeme ücretini ödediğinde
19 yıllığına yeni aldığı kredinin aylık taksiti 43 YTL azalıyor. Dolayısıyla erken
ödeme imkanının sağlanmış olması ve buna bağlı olarak aynı konut üzerinden yeni
düşük faizle kredi alma hakkının tanınmış olması aslında tüketicinin yararına
bir durum. Ayrıca mortgage kredisi ile ev alan biri borcunu ödemeye devam ederken
evi satabilecek. Örneğin evi aldıktan bir süre sonra konut fiyatları arttı. Satarsınız,
bankaya borcunuzu kapatırsınız, aradaki fark da sizin kârınız olur."