Kapadokya’da, bilinçsiz kazı yapan define avcılarının yakalanması sonucu ortaya
çıkan Sobessos antik kenti kazı çalışmaları, dört sezondur az sayıda eleman ve
kısıtlı ödenekle sürdürülüyor. Geçtiğimiz yıl durma noktasına gelen kazı çalışmaları
için her yıl en az 50 bin YTL’lik ödenek gerekiyor. Kazının tamamlanması halinde,
dünya kültür turizmi listesine çok önemli bir antik şehrin daha katılacağı belirtiliyor.
Jandarma Komutanlığı’na 3 Mayıs 2002 tarihinde gelen ihbar, Kapadokya’da insanlık
tarihiyle ilgili yepyeni ve çok özel bir ipucunun daha aydınlanmasına vesile olmuştu.
Define bulmak için bilinçsiz kazılar yapıp kendi topraklarının tarihini hiçe sayan
defineciler, jandarma tarafından kaçak kazı yaptıkları yerde gözaltına alınmış,
adli soruşturma sürerken Nevşehir Müze Müdürlüğü kaçak kazının yapıldığı noktada
incelemeler başlatmıştı.
Şahin Efendi Köyü Örencin Mevkii’nde bir tarlada yapılan kazı çalışmaları, kısa
sürede meyvesini verdi: Antik kaynaklara göre bu bölgede olduğu tahmin edilen
ancak izine bir türlü rastlanmayan ‘Sobesos’ adlı kentin kalıntıları yavaş yavaş
gün yüzüne çıkmaya başladı.
Mozaikler, dün yapılmış gibi
Geç Roma-Erken Hıristiyanlık dönemi olarak adlandırılan MS 3 veya 4. yüzyıla
ait olduğu bildirilen kalıntılarda, şimdiye dek bölgedeki hiçbir antik kentte
rastlanmayan bir özellik dikkat çekiyor. Mozaikler, binlerce yıl toprak altında
kalmış olmalarına rağmen, dün yapılmış gibi canlı renklerde. Defineciler küçük
bir bölümünü tahrip etse de 4,10x3,30 metre büyüklüğündeki bir odanın tabanını
kaplayan mozaik, kalıntıların en görkemli bölümü. Başka bölümlerde de yer yer
görülen mozaiklerde beyaz zemin üzerine saç örgüsünden şeritlerle çevrili kare
panolar içinde geometrik motifler bulunuyor. Ayrıca ayrı bölümlerde sandalet ve
güvercin motifli mozaiklerin de bozulmadan günümüze kadar ulaştığı görülüyor.
Kazı çalışmaları sırasında, üzeri haç motifli tüf taşıyla kaplı bir mezar da
ortaya çıkarıldı. Mezar içinde erişkin bir erkeğe ait olduğu anlaşılan bir de
iskelet bulundu. 1700 yıllık iskelet çok yıprandığı için fotoğrafları çekilip,
tahlil için örnek kumaş parçaları alınarak kaldırılmadan yerinde muhafaza altına
alındı.
Sonuç olarak dört sezondur sürdürülen kazı çalışmalarında, MS. 4. yüzyıla ait,
sonradan şapele çevrilmiş, içinde mezarlar bulunan bir toplantı salonu yapısı
ve bir Roma hamamı tamamıyla ortaya çıkarıldı. Kazıların devam etmesi durumunda
‘Sobesos’ antik kentinin tüm birimleriyle yeniden ışıkla buluşacağı ve tarihe
ışık tutacağı tahmin ediliyor.
Sponsor aranıyor
Ancak sadece Nevşehir Müze Müdürü Halis Yenipınar, Arkeolog Murat Gülyaz ve Sultan
Tutar’ın sürdürdüğü kazı, eleman yetersizliği ve devletin kısıtlı ödenekleri nedeniyle
yavaş ilerliyor. Çalışmalar ilk iki sezon müze bünyesindeki Nevşehir Eski Eserleri
ve Müzeleri Sevenler Derneği’nin ören yerlerinde açtığı standlardan elde ettiği
gelirle sürdürüldü. Derneklerin kamudan çıkarılması sonucunda dernek geliri bitince
2004 yılındaki çalışmalar Kültür Bakanlığı’nın verdiği 10 milyar liralık ödenekle
devam ettirildi. Durma noktasına gelen ‘Sobesos’ kazı çalışmaları, bu sezon Koç
Allianz şirketinin verdiği 50 bin YTL ve Kültür Bakanlığı’ndan alınan 20 bin YTL
ile yeniden hız kazandı.
Dört sezondur kötü hava koşullarından, derneğin aldığı brandalarla örtülerek
korunmaya çalışılan eşsiz mozaik ve kalıntıların, bu sezondan itibaren Ankara
Rotary Kulübü’nün sponsorluğunda yapılacak çelik çatıyla daha iyi korunmaları
sağlanacak. Bir uzman, kalıntıların ve mozaiklerin bulunmasının ardından hak ettikleri
gibi korunamadığını belirterek, ‘En azından bu süre zarfında toprak altında kalmaları
daha yararlı olurdu’ yorumunu yapıyor. Kazının devam ettirilebilmesi için her
yıl en az 50 bin YTL’lik bir kazı ödeneğine ihtiyaç duyuluyor. Halis Yenipınar,
‘Sobesos antik kentinde çıkan mozaikler Kapadokya bölgesinde gün yüzüne çıkmış
en önemli buluntular. Antik kentin kazılarak buluntuların ortaya çıkarılması ile
Ürgüp- Soğanlı hattında önemli bir ziyaret merkezi ve turizm çeşitliliği yaratılmış
olacak’ diyor.
Hürriyet