Türkiye ile Avrupa Kömür Çelik Topluluğu (AKÇT) arasında 1996 yılındda imzalanan
serbest ticaret anlaşmasına göre, Türkiye ile topluluk arasındaki ticareti etkilediği
ölçüde her türlü devlet yardımına sınırlama ve kural getirme öngörmektedir. Ancak
anlaşma tarihinden itibaren 5 yıl süre ile devlet yardımlarına istisnai olarak
izin verilmiştir.
İstisnai öngören süre 1 Ağustos 2001'de sona ermesine karşın bahsedilen dönemde,
demir çelik sektörü tarafından alınan teşvikler etkin bir şekilde kullanılamamış
ve yatırımlar da bitirilememiştir. Öyle ki İsdemir'in yassı ürüne dönüştürülmek
üzere, özelleştirme kapsamında Erdemir'e devir işlemi dahi, anlaşmadaki sürenin
bitiminden 6 ay sonra gerçekleştirilebildi. Sektördeki bu eksiklikleri için Avrupa
Komisyonu'ndan ek süre istendi.
Dış Ticaret Müsteşarlığı'nın Avrupa Komisyonu'ndan ek süre talebi 'Ulusal Yeniden
Yapılanma Planı' (UYYP) koşulu ile, demir çelik sektörünün sıcak hadde kapasitesini
arttırmadan devlet yardımlarını kullanabilmesi hedeflenmiştir. Komisyon bu plan
için, ihale yöntemi ile tespit edilen İdom-Prokon Komisyonu'ndan alınacak teknik
destek için 800 bin Euro kaynak desteği sağladı. Danışman şirket Idom-Prokon,
Dış Ticaret Müsteşarlığı ve AB Genel Müdürlüğünün koordinasyonunda hazırlanan
ön taslak rapor 2004 yılı başında AB Komisyonu'na sunuldu.
AB Komisyonundan gelen eleştiriler dikkate alınarak, verilen ek sürede yeniden
yapılandırma taslak raporu üzerindeki çalışmalar, Haziran 2005'te tamamlanmış,
ancak Avrupa Komisyonu'nun ısrarlı ikazlarına rağmen raporun son şekli, hükümet
tarafından komisyonun onayına sunulmadı.
Yeniden yapılanma periyodu olarak belirlenen 2009 sonuna kadar, sıcak hadde kapasitesinin,
2001'teki kapasite olan 35 milyon ton ile sınırlandırılıyor. Aşan kapasitenin
ise verimsiz çalışan haddehanelerin kapatılması suretiyle dengelenmesi hedeflenmektedir.
Yeniden yapılandırma raporunun onay için AB Komisyonu'na sunulmaması, komisyon
tarafından ihtiyatla karşılanmış ve bu durum genişleme strateji raporuna, gerekse
Türkiye İlerleme Raporu'na yansıtılmadı.
Brüksel'de yapılan ve Türkiye'nin üst düzey bürokratlarının da katılımı ile yapılan
toplantıda, AB Komisyonu, Türkiye'nin bu tavrını kabulenemez olduğunu ifade etti.
Haziran 2005'te danışman firma tarafından Komisyona sunulmak üzeren hazırlanan
UYYP raporu Dışişleri Bakanımızın masasında bekletildiği için bu eleştirilere
ülke olarak hedef olmaktayız. En son 1 Eylül 2006'ya kadar Komisyona sunulması
gereken UYYP raporu "Tarama Sürecinin Rekabet Başlıklı" dosyanın işlerlik kazanabilmesi
için Komisyon tarafından UYYP raporu, performans kriteri olarak yer aldı.
Bu gelişmeler üzerine, İstanbul Demir Çelik İhracatçıları Birliği 9 Ağustos'ta
Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'e, UYYP'nin komisyona gönderilmemesi üzerine, sektörün
yaşadığı sıkıntıları dile getiren bir yazı yazdı.
Neyse ki, komiyonunun öngördüğü son tarih olan 1 Eylül'den önce Türkiye tarafından
31 Ağustos akşamı UYYP raporunu Avrupa Komisyonu'na teslim etti. Bu rapor Komisyon
tarafından incelendikten sonra, muhtemelen birtakım değişiklikler talep edecek.
Bizde adettir. Yapacağımız her işi son saate kadar bekletiriz. Bu uygulama da
bu konudaki güvenirliliğimizi sarsıyor.
Prof.Dr. Aydın AYAYDIN
Sabah Gazetesi