Doğalgaz ve elektriğe yapılan zamlarla birlikte enerji maliyetlerinin artması,
binalarda yalıtımı sağlamak için mantolama sisteminin yaygınlaşmasına yol açıyor.
Enerji maliyetlerindeki artışla ivme kazanan sektör, daha şimdiden 1 milyar 500
milyon dolarlık hacme ulaştı. Türkiye’de yılda yaklaşık 3 milyar dolarlık tasarrufa
neden olan sektör, yapım aşamasındaki binaların maliyetlerini ise sadece yüzde
5 oranında etkiliyor..
Doğalgaz ve elektriğe gelen zamlar, enerji maliyetlerinin yükselmesi, yalıtıma
olan ilgiyi artırıyor. Türkiye’de yaygın olarak ısı ve su yalıtımı şekli uygulanan,
ses ve yangın yalıtımını da içeren yalıtım sektörü, enerji maliyetlerindeki artışın
ivmesiyle 1 milyar 500 milyon dolarlık büyüklüğe ulaştı. 1 Kasım’da yürürlüğe
girecek olan ’Binalarda Isı Yalıtımı Yönetmeliği’nin de yalıtımda en büyük alan
olan ısı yalıtımına düzen vererek, standart dışı yalıtım malzemeleriyle mücadeleyi
sağlaması bekleniyor. Yalıtım sektörü, bitümlü örtüler, sürme esaslı su yalıtım
malzemeleri, camyünü, genleştirilmiş polistiren, taşyünü, kauçuk köpük, polietilen
köpük gibi malzemelerden oluşuyor. Yapım aşamasındaki bina maliyetinin sadece
yüzde beşini oluşturan ısı yalıtımının, standart ve yönetmeliklere göre uygulanması
durumunda Türkiye’de yılda yaklaşık 3 milyar dolarlık tasarruf sağlayacağı hesap
ediliyor.
Tasarrüf politika olmalı
Isı yalıtımı ve mantolama markası Mavi Kale’yi bünyesinde bulunduran Mardav’ın
Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Levent Pelesen, Türkiye’de son yıllarda en
hızlı büyüyen sektörlerin başında gelen yalıtımın, şu anda yaşanan küresel krizin
etkileriyle zor bir döneme girdiğini belirterek, "Ancak krizlerde tasarruf en
önemli politika olmalı ve özellikle enerji tüketimlerini azaltmak amaçlı alınacak
önlemlerin başında gelen ısı yalıtım uygulamaları yönündeki atılmış olumlu adımlar
aksatılmadan devam ettirilmeli" dedi.
Pelesen, yalıtım uygulamalarının Türkiye’de hala çok yetersiz yapıldığını fakat
son dönemdeki bilinçlenme ile sektörün yılda ortalama yüzde 30 civarında büyüyerek
1.5 milyar dolar ciroya ulaştığını kaydetti.
Türkiye’de yılda 7 milyon 500 bin metreküp ısı yalıtım malzemesi tüketildiği
bilgisini de veren Pelesen, kullanılan ısı yalıtım malzemelerinin temel olarak
mineral yünler ve plastik köpükler olmak üzere iki grupta toplandığını aktardı.
Ortalama 4 santimetre kalınlıkta ısı yalıtım malzemesi kullanılıyor. Bu da yılda
yaklaşık 190 milyon metrekare alanın ısı yalıtım malzemeleri ile kaplandığını
gösteriyor.
Yakıtta yüzde 50 tasarruf
Levent Pelesen, konutlarda yaptırılacak tam ve doğru ısı yalıtımı ile ısınmak
veya soğutmak için harcanan yakıt giderlerinden yüzde 50-70 oranlarında tasarruf
sağlanabildiğine dikkat çekti. Isı yalıtımı farklı sıcaklıktaki ortamlar arasında
ısı akışını engellemeye yönelik alınan önlemleri kapsıyor. Binlarda ağırlıklı
olarak bina dış kabuğunun yalıtılmasına ihtiyaç var. Çatı, dış duvarlar ve zemine
oturan döşemeler öncelikle yalıtılması gereken ısı kayıplarının yoğunlukta olduğu
alanlar olarak görülüyor. 1 Kasım’da çıkacak yönetmeliğin sektöre etkisini de
değerlendiren Pelesen, yeni ısı yalıtımı yönetmeliğinin, ağırlıklı olarak ters
teras çatı, temel, toprak temaslı ısı yalıtım uygulamalarına değişikler getirdiğini
aktardı. Pelesen şu bilgileri verdi: "Ayrıca yeni yapılan binalarda TS825 yönetmeliğinin
uygulanması zorunluluğu getiriliyor. Bu konuda Başbakanlık tarafından 2008 yılının
ENVER projesi kapsamında "Enerji Verimliliği Yılı" olarak ilan edilmesinin önemi
var. Enerji Bakanlığı ve Elektrik İşleri Etüd İdaresi ortak çalışmaları ve dernek
ile oraklaşa yürütülen projelerle ısı yalıtım uygulamalarının yaygınlaştırılması
yolu ile enerji tasarrufu yapılıyor."
Isı yalıtımı sağlayan gazbetonun üreticisi Türk Ytong’un Yönetim Kurulu Murahhas
Üyesi Fethi Hinginar, Türkiye’de alınan tüm yasal zorunluluklara karşın doğru
ve yeterli yalıtım yapıldığı söylemenin zor olduğunu belirterek, "Son yıllarda
enerji maliyetlerinde meydana gelen büyük artış ve çevre konusunda tüm dünyada
yaşanmaya başlanan sorunlar nedeniyle, yapıların yalıtımı Türkiye’de de en çok
önem verilen konuların başında yer almaya başladı. AB yapı yönetmeliklerine paralel
olarak Türk yapı mevzuatında da önemli değişiklikler ve uyarlamalar yapılarak
yalıtım sektörünün önü açılmış durumda" diye konuştu.
Hinginar, sektördeki en önemli sorunları kayıtdışı ve standart dışı üretim olduğunu
da söyledi.
Su yalıtımı bina ömrünü uzatıyor
Yalıtım sektörü ısı, su, ses ve yangın yalıtımı olarak dört alana odaklanıyor.
Türkiye’de daha çok ısı ve su yalıtımı kısmına ilgi gösteriliyor. Su yalıtım ürünleri
üreticisi Kalekim’in yetkilileri, küresel ısınma olgusu ve enerji maliyetlerinin
giderek yükselmesinin ısı yalıtımı konusundaki bilincin diğerlerine göre daha
kolay oluşmasını sağladığını dile getirerek, büyümekte olan su yalıtım sektörünün
de küresel ekonomik değişikliklerden etkilenmesine karşın hızlı bir şekilde büyümeye
devam ettiğini ifade etti. Hızlı bir ilerleme kaydeden su yalıtımı sektöründe,
50’nin üzerinde su yalıtım üreticisi bulunduğunu görülüyor. Kalekim yetkilileri,
Türkiye’de binaların yüzde 90’ının su yalıtımından yoksun olduğunu vurgulayarak,
şu bilgileri verdi: "Binalarda yapılan su yalıtımının sağladığı yarar maliyetinin
çok önüne geçiyor. Su yalıtımı yapılmamış dolar binalarda yıllarca su ile temas
halinde kalan betonarme kısımlar iç kısımlarındaki demirin korozyona uğraması
sonucu mukavemetini kaybediyor."
Hanife BAŞ
Kaynak : Hürriyet Emlak Yasam Eki