Ağaoğlu İnşaat'ın Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ağaoğlu ile konut piyasasındaki
gelişmeleri konuştuk...Piyasalarda yaşanan durgunluktan en fazla nasibini alan
sektörlerden birisi de inşaat sektörü. Bir dönem maketlerden kapış kapış ev satılır,
müşteriler ev alabilmek için kuyrukta beklerken artık bu tablo değişti. Gerek
global dalgalanma gerekse de siyasi gelişmeler konut talebini olumsuz etkiliyor.
Eren GÜLER YAZIYORİnşaat sektöründe yaşanan gelişmeleri, konut fiyatlarını, müşteri
talebini ve yeni projeleri Ağaoğlu İnşaat'ın Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ağaoğlu
ile konuştuk. Kendi deyimi ile çocukluğu inşaatlarda geçen ve üç kuşaktır inşaatçı
bir ailenin ferdi olan Ağaoğlu, piyasa ile ilgili öngörülerini anlattı. Röportaj
yarın da devam edecek... - Şu anda piyasanın durumu nasıl?
İşlerim iyi ama sadece benim işimin iyi olması beni memnun etmiyor. Biz satıyoruz,
milletin satamadığı yerde biz 3 satıyoruz. Ama millet 3 satarsa ben 13 satarım...
Benim işim iyi diye mutlu değilim.
Bakın Türkiye'nin gençlerine iş ve aş vermesi lazım. Genç nüfusumuz iyi bir insan
kaynağı ama sen bunlara iş ve aş vermezsen bu genç nüfus el bombası gibidir. El
bombasını karşı tarafa atarsan onu imha eder ama elinde patlarsa seni imha eder.
Türkiye'nin önünde böyle bir tablo var ve biz büyümek zorundayız. Bir işadamının
görevi sadece para kazanmak değildir. Sosyal bir görevi de var. İstihdam yaratmak
zorunda. Sen ben duralım kim iş yapacak? Ben bu saatten sonra 1 milyar dolar daha
kazansam ne olacak? Beni mutlu etmez ki... Ben eğer topluma birşey verebiliyorsam
paylaşabiliyorsam mutlu olurum.
Şu anda maalesef, devletle hükümet kavgalı, yargı ile hükümet kavgalı, bu durumda
yatırımcının psikolojisi bozuk. Türkiye nin kısır kavgalarla vakit kaybetmemesi
ve patinaj çekmemesi lazım.
- Bu psikoloji değişir mi?
Mutlaka değişecek. Türkiye çok dinamik bir ülke. Karamsarlığımız yok ama dünya
piyasalarının karışık olduğumuz bu dönemde bizim daha çok kenetlenmemiz, daha
uzlaşmacı olmamız lazımken hiç yapılmayacak bir şey yaptık. Eğer akıllı davransaydık
ve bu siyasi kaos olmasaydı yurtdışında güvenli liman arayan çok büyük fonları
buraya çekebilirdik.
Daha düne kadar fırsatlar ülkesiydik ama bir anda maalesef siyasi dalgalanma
ile bu özelliğimizi kaybettik.
- Siyasi riskimiz ne kadar yüksek?
Uluslararası piyasalardaki dalgalanmanın Türkiye lehine olabileceği yönünde sinyaller
vardı. Eğer Türkiye'deki siyasiler kendi gırtlağına dalmasaydı çok daha iyi olacaktı.
Üç ay önce siyasi risk sıfırdı, şimdi yüzde 90... Bırak yabancıyı şimdi hiçbir
yatırımcı önünü görmüyor. İnsan karanlıkta niçin korkar? Önünü göremediği için.
Şu anda tam bir karanlığın içerisindeyiz. Ekonomi çok etkilendi gibi gözükmüyor
ama uzlaşma sağlanmaz ve belirsizlik sürerse ciddi şekilde ekonomi etkilenecektir.
- Siz uzlaşma bekliyor musunuz?
" Üç ay önce siyasi risk sıfırdı, şimdi yüzde 90... " Kesinlikle bekliyorum.
Ve işadamları olarak beklemek de hakkımız. İnşallah aklı selim galip gelir ve
uzlaşma sağlanır.
- Siyasiler sizin kaygılarınızı anlıyor mu?
Aklımız kestiği kadar anlatmaya çalışıyoruz ama Ankara duvar gibidir. İşine geleni
duyar, gelmeyeni duymaz...
Bakın 2001 krizi çok büyük bir yıkımdı. Ben o dönemde aynı anda 5 projeye kazma
vurdum. Şimdi burada oturup hepimiz ağlayalım... Eee, işi kim yapacak? Benim o
zamanki her projemde yüzlerce adam çalıştı. Faizlerin yüzde 150-200 olduüğu dönemde
ben işimi adam gibi yaptım, adam gibi sattım, ben de kazandım, daire alanlar da
kazandı, ülke de kazandı.
Yarın: Ağaoğlu 10 otel inşaatına birden başladı... İstanbul'un hangi bölgesinde
fırsat var? Ağaoğlu projelerinin en önemli özelliği ne? 'My' konsepti nereden
geldi? Avrupa Yakası'nda inşaat yapacak mı?
- Neye güvendiniz o kaos ortamında yatırım yaparken?
" Ben 2001 krizinde aynı anda 5 projeye kazma vurdum. Şimdi burada oturup hepimiz
ağlayalım... Eee, işi kim yapacak? " Türkiye kendi gücünün farkında olmayan ender
ülkelerden biri. Dinamizmi ve gelişim potansiyeli çok yüksek. Bir de biz genelde
kendi arazimiz üzerinde konut üretiriz. Zaten konut üretiminde en büyük maliyet
arsadır. Arsa sizin olunca, özkaynağınız da sağlamsa Türkiye'de konuta her zaman
talep var.
- Konut talebi ne durumda?
Türkiye'deki evlerin yüzde 70'i şu anda oturulabilecek esvapta değil. Eski evler
hem deprem yönünden güvenilir değil hem de standartları çok düşük ve kalitesiz.
Dolayısıyla şu anda evi olanların bile yeni eve talebi var. Önnemli olan ona ulaşılabilirliğini
sağlamak. Biz genelde B grubuna yönelik proje üretiyoruz ve bu insanların yeni
nitelikli konuta inanılmaz bir ihtiyacı ve talebi var. Ama erişebilirliğini sağlamak
önemli.
Bunu nasıl yaparsınız? Dünyanın en gelişmiş ülkelerinde bile konut uzun vadeli
kredilerle alınır. Biz yaptığımız finansal desteklerle insanların kira öder gibi
konutlara erişmelerini sağlıyoruz. Arsa kendinin olunca, mali yapın da güçlü ise
istediğin finansal varyasyonu yapabiliyorsun... Bankaların aldığı konut kredisi
faizinin altında bir oranla kullandırıp çeşitli seçenekler sunuyoruz ve o konutlara
erişilebilirliği sağlıyoruz.
Talep her zaman canlı fakat insanlar bu tür belirsizlik ortamlarında daha temkinli
oluyorlar, borçlanmaktan imtina ediyorlar. Ama uygun şartları bulunca alıyorlar.
- Piyasada belirli bir tedirginlik var o zaman...
Piyasada tabii ki daralma ve tedirginlik var. İşadamında da var çalışanda da
var. Neticede 2001 krizini herkes hatırlıyor. Birçok çalışan maaşını, birçok insan
işini kaybetti. Bu belirsizlik ortamında insanlar 'acaba' diyor. Ama dediğim gibi
doğru projeyi doğru yerde doğru fiyatta yakaladığı zaman alım yönünde harekete
geçiyor. Ama şu anda genel olarak 'bekle-gör' politikası var.
-Kim alıyor?
Biz A ve B grubuna proje üretiyoruz. Özel sektör C grubuna proje üretemiyor,
çünkü arsa fiyatları inanılmaz. Bunu ancak TOKİ ve kısmen Kiptaş başarılı bir
şekilde yapıyor.
" Şu anda genel olarak 'bekle-gör' politikası var. " A gelir grubu alımını kıstı.
B gelir grubu da ödeyebileceğine bakıyor. Projenin güvenilirliğine, ulaşımına
ve ödeyebileceği takside bakıyor. Doğru yerde uygun şartları bulduğu zaman alıyor.
- Faizlerde bir düşüş bekliyor musunuz?
Bu tamamen fal bakmak gibi birşey. Yılın ilk aylarında aşağı gidiş başlamıştı
ama ne zaman bu siyasi kargaşa oldu, burada kalması bile iyi diye düşünüyorum.
Eğer siyasi istikrar olursa oranlar düşebilir ama bu sene içerisinde aşağı bir
hareketin olması dediğim gibi fal bakmak gibi...
" Moskova'da konut fiyatlarının metrekaresi 30 bin dolarlara çıktı. O fiyatlar
burada da yakalanacak, göreceksiniz..."
- Siyasi uzlaşma sağlanırsa satışlarda bir patlama yaşanır mı?
Kesinlikle patlar... Bakın eğer İstanbul'da 7 üzeri deprem olursa binaların yüzde
70'i problem yaşar. Türkiye yıkılsın İstanbul Türkiye'yi kurtarır ama İstanbul
yıkılırsa Türkiye'nin birliği dahi tartışma konusu olur. Yüzbinlece bina yıkılacak,
her binada kaç kişinin yaşadığını hesaplarsanız, Allah korusun böyle bir yıkımda
ordu bile giremez.
Bu nedenle insanların yeni yerlere talebi çok yüksek. İstanbul'da 1-1.5 milyon
konut ihtiyacı var.
- Konut fiyatları ne durumda?
" Konut fiyatları maliyetine indi. Bu bugün maliyet fiyatıdır ve kesinlikle alım
fırsatıdır. " Konut fiyatları maliyet fiyatlarına indi. Bugün demir fiyatları
3-4 ay önceye göre ikiye katlandı, arsa fiyatları aldı başını gitti. İstanbul'daki
B gelir grubuna hitap eden ortalama fiyatlar metrekare başına 1500-2 bin dolar
civarında. Bu bugün maliyet fiyatıdır ve kesinlikle alım fırsatıdır. Doğru yerde
doğru projeyi ve ödeyebilecekleri taksitleri buldukları zaman alımın en güzel
zamanıdır.
-Fiyatlar daha aşağı inmez o zaman?
Aşağı inmesi değil, bundan sonra yukarı çıkar. Maliyetin altında kimse birşey
satmayacağı için artık yön yukarıdır. Fiyatlarda düşme beklemiyoruz. Ben hala
fiyatların yükseleceğini söylüyorum. Bundan çok daha yükselecek. Bu daha hiçbir
şey değil.
Moskova'da konut fiyatlarının metrekaresi 30 bin dolarlara çıktı. İstanbul dünyanın
en güzel şehirlerinden biri ve neden burada o fiyatlar yakalanmasın? Ama o fiyatlar
yakalanacak ve bunu göreceğiz...
- Satışların ne kadarı kredili?
Satışlarımızın yüzde 60-65'i kredili. Bankalardaki konut kredisi 2004'ten önce
yok denecek kadar azdı. Ama biz senelerdir My konseptli projelerde kendi finansman
sistemimizi kendimiz geliştirmiştik. Müşterilerimizi kendi şirket kaynaklarımızdan
4-5 seneye kadar kredilendirdik. 2004'ten sonra da bankalar bu konut kredisi işine
eğildiler. Zaten bizim asıl işimiz de finans satmak değil daire satmak. Finanstan
para kazanalım diye bir iddamız yok ama eğer olanak yoksa oturup da bankaları
bekleyecek değiliz. Kendi kredilendirme sistemimizi devreye sokuyoruz.
Yarın: Ağaoğlu 10 otel inşaatına birden başladı... İstanbul'un hangi bölgesinde
fırsat var? Ağaoğlu projelerinin en önemli özelliği ne? 'My' konsepti nereden
geldi? Avrupa Yakası'nda inşaat yapacak mı?