Türkiye Jeologları Derneği tarafından düzenlenen Kuzey Arap Plakası Petrol ve
Gaz Zirvesi, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler'in onursal başkanlığında
Antalya Belek'te başladı. Zirvenin açılışında konuşan Bakan Güler, Türkiye Petrolleri
Anonim Ortaklığı (TPAO), BOTAŞ ve Turkish Petroleum International Company (TPIC)
ile birlikte ortaklaşa yürütülen çalışmalarla, bölgede petrol konusunda "oyuncu"
olmak istediklerini söyledi.
Yürütülen çalışmalarla Karadeniz'in önemli bir saha olduğunu düşündüklerini belirten
Güler, gelecek yıldan itibaren bölgede sondaja başlayacaklarını bildirdi. Karadeniz
petrollerine ilişkin anlaşma imzalanan ve imzalamak üzere olan ülkeler olduğunu
anlatan Güler, salondaki katılımcılara, "Gelin bu aramaları birlikte yapalım,
sondajı birlikte gerçekleştirelim. Tabii ki bunun ticari boyutunu da düşünerek
bunu birlikte sağlayalım. Hem ülkelerimize katkımız olsun, ekonomilerimize katkımız
olsun, hem arz güvenliğine katkıda bulunalım, bu noktadaki bir takım gerilimleri
de düşürelim" diye konuştu.
Bakan Hilmi Güler, yapılan sismik taramaların petrol konusunda Türkiye'yi haklı
bir beklentiye soktuğuna da dikkati çekerek, Karadeniz'in dışında Güneydoğu Anadolu,
Orta ve İç Anadolu ve Trakya'da çalışmaların sürdüğünü, Isparta'da da 6 bin 500
metrelik sondaj çalışması olduğunu kaydetti. Güler, "Bu sondaj, şu ana kadarki
Türkiye Petrollerinin başlattığı en derin kuyudur. Artık daha derinlere ineceğiz
ve daha derinlerde bul çalışmaları yapacağız" dedi.
"Gemiler beklendi"
Hilmi Güler, petrol arama çalışmalarına başlamakta gecikmenin sebebinin de sondaj
gemilerinden kaynaklandığını anlattı. Petrol fiyatlarının yüksek olması nedeniyle
gemilere talebin de yükseldiğini belirten Güler, "Sondaj gemilerinin hemen hepsi
kontratlıydı. 2009'da bu gemileri ancak bulabildik ve imzayı bastık. Bundan sonra
sondajla denizi deleceğiz. Bunun dışında Antalya başta olmak üzere Akdeniz'de
yapacağımız sismik çalışmalarla da biz büyük devlet olmanın gereklerini denizlerde
de, karada da göstereceğiz" dedi.
Bakan Hilmi Güler, TPIC'in Kazakistan, Kolombiya, Venezüella ve Ekvator'da çalışmalarda
bulunduğunu, TPAO'nun da Libya'da çalışmalarını sürdürdüğünü kaydetti. "Futbol
tabiriyle deplasmana çıktık" diyen Güler, bu çalışmalar için hiçbir şeyi esirgemediklerini
ifade etti. BOTAŞ'ın ise içeriden çok dışarıda tanındığını ifade eden Bakan Güler,
şöyle devam etti:
"Boru hatlarıyla BOTAŞ gururumuz bir şirket. İçeriden daha fazla dışarıda tanınmaktadır.
Karlı ve başarılı kuruluşumuz BOTAŞ, bu noktada yanlış ifadelerle yıpratılan bir
şirketimizdir. Hem karlıdır, zarar etmeyen bir kuruluşumuzdur hem de çok başarılıdır.
O da çalışmalarını boru hatlarında gösteriyor. BOTAŞ'ın çalışma yaptığı il sayısını
9'dan 59'a çıkardık. Şimdi 60-61 olacak. Doğalgaz dağıtımından tutun, bunun dışında
Nabucco da dahil olmak üzere Yunanistan, İtalya bağlantısı dahil olmak üzere,
başarılı çalışmalarını sürdürüyor."
Irak ile ilişkiler
Bakan Güler, Irak ile enerji konusunda güzel çalışmalar yapılacağına da değindi.
Toplantıya katılan Irak Petrol Bakanı Hüseyin Şehristani'nin son derece başarılı
çalışmalar yürüttüğüne değinen Güler, Irak'ın bir an önce istikrara kavuşmasını
diledi. Güler, şunları söyledi:
"Neticede biz komşularımızla fevkalade güzel ilişkiler sürdüren ve bunu dış politikamızın
temeli kabul eden bir ülkeyiz. Bunu da sözde değil, uygulamada yapan bir ülkeyiz.
Hiçbir sorumumuzu ertelemiyoruz. Sorunların üzerine cesaretle giderek, bunu gerçekleştiriyoruz.
Komşularımızla enerji çerçevesinde, elektriğinden suyuna, petrole, doğalgaza kadar
ortak yatırımlar da dahil olmak üzere bunları sürdürüyoruz. İstikrar adası olan
Türkiye, boru hatları noktasında da gerek Avrupa'nın gerekse diğer ihtiyaç duyan
ülkelerin ihtiyacını karşılayabilecek altyapıya, bilgi birikimine, tecrübeye ve
istikrara sahip bir ülkedir."
Türkiye'de petrol olup olmadığına ilişkin tartışmalar
Bakan Hilmi Güler, ülkelerde petrol olup olmadığına ilişkin tartışmalara da "provokatif
bir şekilde" yaklaşmak istediğini kaydetti. Norveç'teki petrol ve doğalgaz çalışmalarını
örnek gösteren Güler, petrol ve doğalgazın bulunmasının ardından Norveç'in zengin
bir ülke haline geldiğine dikkati çekti. Güler, Norveç'teki jeologların ve uzmanların
geçmişte ülkelerinde petrol ve doğalgaz olmadığına inandıklarını anlatan Güler,
şöyle devam etti:
"Hatta bir tanesi, anlı şanlı olanı, oradaki bir derneğin de başkanı, (eğer petrol
varsa ben bunu içerim) demiş. Neticede sondajlar yapılmış, bu sondajlardan da
rakamlar beni yanıltmıyorsa 30'u geçen sondaj. Burada büyük bir sabır işareti
de var. Birincisi boş çıkıyor, ikinciyi yapıyorsunuz kuru çıkıyor. Dalgalarla,
soğuklarla mücadele ederken yapıyorsunuz bu çalışmaları. Her defasında ümidinizin
daha da kırılması gerekirken Norveçliler 33'üncü de buluyorlar. Yani mutlu sona
eriyorlar. O zaman demek ki burada tartışılması gereken bir konu var. Ya o günkü
jeologlarda, petrol mühendislerinde bir şey vardı veya (buna devam) diyenin bilgisinde
bir şey var.
O günkü tartışmalar içinde birilerinin (saçmalama) dediğini duyar gibiyim. Ben
de burada saçmalama hakkımı kullanmak istiyorum. Bizim de madem ki Arap ve Afrika
plakasına bu kadar yakınlığımız var, sizlerle iftihar ediyoruz, 72 ülkeden değişik
ekollerden gelen uzmanlar buradasınız, o zaman gelin burada şu konuyu masaya yatıralım.
Bu tartışmalar mutlu başlangıçların ilk adımı olsun. Biz bu ülkede petrolün yokluğundan
ve fiyatlarından rahatsız bir ülkeyiz. Varsa da bilelim, yoksa da bilelim. Ona
göre bu çalışmaları yapalım. (Bir şey yok) demek de bir sonuçtur. Bunu bir görelim.
Ama artık spekülatif tartışmalar bundan sonra devam etmesin. Eğer yoksa, açılalım,
başka sahalarda İtalya, Fransa, Japonya ne yapıyorsa onu yapalım."
"Yola güneşle devam ederiz"
Güler, petrol üreten ülkelerin "insafsız fiyat politikalarını da" eleştirdi.
Petrolün bulunmayışı ve yüksek fiyatlı oluşu nedeniyle Türkiye'nin "canı yanan
bir ülke" olduğuna değinen Güler, petrole alternatif enerji kaynakları arayışına
girdiklerini bildirdi. Güler, şöyle devam etti:
"Bunlardan bir tanesi de bu güzel şehirde de olduğu gibi güneştir. Eğer siz bu
noktada bu politikaya devam edecek olursanız, bizler güneşi yere indireceğiz.
Hidrojen ve rüzgar da olabilir ama güneşten çok büyük beklentimiz var. Güneş haritasını
çıkardık. Biz güneşle yolumuza devam ederiz. O bakımdan bu noktada tartışmalar
bilimsel değerlendirmeler inşallah güzel sonuç verir. Biz güneş ve rüzgarla çevre
dostu enerji türleriyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bir de petrol ve doğalgaz
bulursak, keyfimize diyecek olmaz."
Irak Petrol Bakanı Şehristani
Toplantıya katılan Irak Petrol Bakanı Hüseyin Şehristani de, Hakkari'de yaşanan
terör saldırısında şehit düşen askerlere değindi. Şehristani, "Şehit edilen askerlerin
ailelerine taziyelerimi bildirmek istiyorum. Onlarla kalbi duygularımı paylaşmak
istiyorum. Irak'ta terörizmden çok çeken bir ülkeyiz. Bunun acısını biliyoruz"
dedi. Bakan Şehristani, bölgenin sahip olduğu jeopolitik konuma işaret etti. Türkiye'nin
Avrupa ve Asya arasında bir köprü olduğunu, Türkiye'nin dünya güvenliğinin yanı
sıra, petrol ve doğalgazın arzı konusunda da önemli bir noktada olduğunu bildiren
Şehristani, Irak ile Türkiye arasında geçmişe dayalı bir kardeşlik olduğunu hatırlattı.
Şehristani, "Biz bu kardeşliği kullanarak çok güçlü bir ekonomik blok oluşturabiliriz.
Bu toplantıların önemi de burada yatmaktadır. Ekonomik istikrarımıza, kalkınmamıza
ve halklarımızın refahına katkıda bulunacak ortamı bu zirvelerde oluşturabiliriz"
diye konuştu. Şehristani, bölgede enerji ticaretinin güvenliğinin de sağlanması
gerektiğine işaret ederek, bölgede ekonomik kalkınma ve istikrara da ihtiyaç olduğunu
vurguladı. Irak'ın sadece Türkiye'ye değil, diğer komşu ülkelerine de ihracat
yaptığını anlatan Bakan Şehristani, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Irak'ın petrol üretiminin büyük bölümü ihraç ediliyor. Bunu daha da artırmak
için çabalarımızı yoğunlaştırmalıyız. Sorunları ortadan kaldırmak için çalışmalıyız.
Ticari ilişkilerimizde karşımıza çıkan sorunları değerlendirip, üstesinden gelmeliyiz.
Özellikle enerji ticareti alanında. Irak ülkeler arasındaki ticareti geliştirmek
için taahhüdünü ortaya koymuştur. Türkiye, İran ve Suriye ile enerji ilişkileri
için ortak komisyonlar kurulmuştur ve toplantılar düzenlenmektedir. Bu toplantılarda
ciddi mutabakatlara ulaşılmıştır. İkili ve çoklu ilişkilerimiz geliştirmek için
çok çalışmalıyız. Temel engeller bize engel olmamalı. Bu engelleri ortadan kaldırmalıyız."
"Önceki rejim savaşmakla meşguldü"
Bakan Şehristani, Irak'ın 115 milyar varil petrol rezervine sahip olduğunu, bunun
da dünya petrol üretimi içinde önemli bir yeri olduğunu anlattı. 1980'den Irak'ta
65 petrol arama çalışması yürütüldüğünü ve 400'den fazla inşaat yapıldığını belirten
Şehristani, "Irak'taki petrol bulma oranına baktığımız zaman bizim rezervimizin
115 milyardan varilden daha fazla olması lazım" dedi. Irak'ta 78 alanda petrol
bulunduğunu, bunlardan sadece 15'inin üretime hazır hale getirilebildiğini kaydeden
Şehristani, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bir önceki rejim daha çok silah geliştirmekle, savaş açmakla meşguldü. Irak'ın
komşularıyla savaşmakla meşguldüler ve bu Irak'ın petrol sanayinde büyük bir yıkıma
neden oldu. 2003'te rejim değişince Irak Petrol Bakanlığı'nın temel çabası, Irak'ın
petrol kapasitesinin eski haline getirilmesiydi. İhracat potansiyellerinin değerlendirilmesiydi.
Irak halkına maddi kaynak bulmak için de petrolün önemi çok büyüktü. Bu hedefe
ulaşmış durumdayız. Irak'ı dünyada petrol haritasındaki haklı yerine yerleştirmek
için elimizden geleni yapıyoruz ve bu kaynakları halkın faydasına kullanmak için
çalışıyoruz. Irak onlarca yıllık bir yıkım ve ihmalkarlıktan çıkmış bir ülkedir.
Bu nedenle Irak'ı bütün uluslararası şirketlerle işbirliğine açtık."
Irak'ın petrol hedefleri
Bakan Şehristani, Irak'taki petrol alanlarının kullanılması için ihale sürecini
başlattıklarını, hedeflerinin 1.5 milyon varillik üretim olduğunu dile getirdi.
Irak Petrol Bakanlığı'nın keşfi yapılmış fakat henüz inşaası tamamlanmayan petrol
tesisleriyle de ilgileneceğini anlatan Şehristani, bu yıl yeni bir ihale süreci
başlatmayı düşündüklerini kaydetti. Şehristani, "Irak'ın ham petrol üretimini
2.5 milyon varilden beş yıl içinde orta vadeli plan olarak 4.5 milyon varile çıkarmayı
planlamaktayız. 10 yıl içinde de 6 milyon varile çıkarmayı ümit ediyoruz" diye
konuştu.
Şehristani, Irak'ın kuzeyinde çıkan doğal gazı da boru hattıyla Türkiye üzerinden
Avrupa piyasalarına ulaştırmak istediklerini anlattı. Irak olarak komşularla ilişkileri
geliştirmeye kararlı olduklarını belirten Şehristani, "Uzun vadeli işbirliği çalışmaları
yapmaya açığız. Yeni teklifler yapmaya, almaya hazırız" dedi.
İki bakan toplantının ardından zirve dolayısıyla Antalya'ya gelen firmaların
tanıtım stantlarının bulunduğu serginin açılışını gerçekleştirdi. Bakan Güler
ve Bakan Şehristani zirvenin açılış oturumunun ardından bir süre özel görüştü.
Türkiye, Irak, İran ve Suriye'de petrol sektörüne yatırım yapmayı düşünen şirketlerin
işbirliği olanakları için önemli ve etkili bir platform oluşturulması amacıyla,
düzenlenen zirve, 10 Ekim'de sona erecek. Zirveye 15 ülkeden bakanlar, üst düzey
bürokratlar ve 60'tan fazla kurum ve kuruluş temsilcisi katılıyor.