Endüstri de çeşitli iş şekilleri ve imalat işlemlerinde, pencerelerden yada çatıdan
aydınlatma tekniği yeterli aydınlatma sağlayabilir. Böyle bir aydınlatma tercih
edildiği zaman, ışığın yönü ve yeğinliği dikkate alınarak iş istasyonları , makine
ve tezgahların yeri iyi seçilmelidir. Gün ışığının çalışma yüzeylerinde parlamalar
yapmaması, iş görenlerin gözlerine doğrudan ve yeğin ışık gelmemesi ve aydınlatma
gereksinimine göre makine ve işlemlerin yerinin iyi seçilmiş olması gibi temel
yaklaşımlar özenle ele alınmalıdır.
Endüstride gün ışığı kullanılırken temel yaklaşım, bu ışığın tüm işlem alanlarına,
olabildiği ölçülerde eşit bir şekilde dağılımını planlamaktır. Bunun için en uygun
aydınlatma yaklaşımının çatıdan aydınlatma olduğu bilinmektedir. Öte yandan pencerelerden
gelen ışığın da, zaman zaman dışarı bakan iş görenlerin gözlerini dinlendirdiği
ve dış dünya ile ilişkilerini devam ettirerek bir açıdan yararlı etkisinin olduğu
anımsanmalıdır. Çatıdan aydınlatmalarda, testere tipi çatılarda olduğu gibi ,
gün ışığının tek bir yöne gün ışığı faktörü öngörülür. Bu da en az 250 Lüks düzeyinde
bir aydınlatmanın karşılığıdır. Bu aydınlatma düzeyinin yıl boyu ve mesai saatleri
içinde en az %85 düzeyinde sağlanabilmesi öngörülür. Bu ölçülerde günışığı etkisinin
sağlanabilmesi için, güneş ışığının dolaylı olarak girebildiği pencerelerin tüm
alanının, işyeri yüzölçümünün onda biri ile yarısı ölçülerinde olması gerekli
görülebilir. Günışığı ile aydınlatmada, ışığın fabrikanın her yerine aynı düzeyde
dağılmayacağı gözönünde tutularak, gün ışığı faktörünün mümkünse en kuytu yerler
için asgari ölçülere getirilmesi öngörülmelidir.
Yapay aydınlatma
Yapay aydınlatma projelerinde her iş postasının olduğu kadar , genelde
tüm işyerinin ne ölçüde aydınlatma gereksinimi olduğu dikkate alınır. Bu arada
gelişim projelerinin de dikkate alınarak aydınlatma sistemlerinin kurulması da
düşünülebilir. Yapay aydınlatma için ışık kaynakları fabrikanın her yerine iyi
dağıtılırken özel aydınlatma gerektiren yerlerde de bu gereksinime cevap verecek
özel ışık kaynakları kullanılır.
Masalar, tezgah yüzeyleri, montaj masaları ve benzeri iş koşullarında çalışan
iş görenlerin büyük bir kısmı oturarak çalışırlar. Bu gibi yerlerde oturma yüksekliklerinin
de optimizasyonu gereklidir. Nitekim oturma yüksekliği ayarlanamayan bir sandalyede
oturan ve ayakları yere değmeyen yada bacakları masa altına sığışmayan insanların
veriminin yüksek olması söz konusu değildir. Oturma yüksekliğinin ayarlanması
kadar, bacakların kolayca sığabileceği hacimlerin de düşünülmesi zorunludur.
Pratikte, masaların ve tezgahların yüksekliklerinin sabit tutulması benimsendiğinden,
bu yüksekliklerin en alt ve en üst değerlerini saptayan araştırmacılar, daha imalat
ve montaj aşamasında bu değerlerin kullanılmasını önermektedirler.
Masa ve iş görme yüzeyinin yüksekliğini saptamakta en önemli diğer bir ölçü
de oturma yüzeyi ile çalışma yüzeyi arasındaki farktır. Aşağıdaki şekilde oturma
yeri boyutları bu açıdan incelenmiştir.
Ayakta çalışmalar için, rahat çalışma yüzeylerinin boyutları araştırmalarında,
çeşitli yüksekliklerdeki masa ve tezgahlar üzerinde becerili ve kolay iş görme
yaklaşımı kullanılmıştır. Bu amaçla yapılan araştırmalar, masa yüksekliğinin 105
cm. Olduğu hallerde, ayakta çalışmadan yeterli verim alınabildiği ve bu yüksekliğin
92 cm.ye kadar düşürülmesinin de kabul edilebilir bir yükseklik düzenlemesi olduğunu
göstermiştir. Araştırmacılar, masanın üst seviyesinin işgören dirseğinden 5-10
cm daha aşağıda bulunmasının en verimli bir tasarım olduğunu belirtmişlerdir..
Kaynak: İnsaatdergisi.com