’Teras katında çocuk büyürmü’ dedik manzara yerine bahçeli evi seçtik. Arkadaşımız
Nurten Erk Tosuner, bu hafta GCI Halkla İlişkiler ve Danışmanlık Şirketi’nin Genel
Müdürü Şebnem Çamaş Üner’in Beykoz Konakları’ndaki evine konuk oldu. Daha önce
Bebek’te teras katı bir dairede oturan Üner Ailesi, ilk bebekleri doğacağı zaman,
oturdukları evi değiştirip, bahçeli bir eve geçmeye karar vermişler. "Çocuklar
büyüyünce de burada oturmak istiyoruz" diyen Üner, ancak sitede fiyatların yüksek
olmasından yakınıyor.
Halkla ilişkiler ve danışmanlık şirketi GCI İstanbul’un Genel Müdürü Şebnem Çamaş
Üner, 5 yıldır Beykoz Konakları’nda yaşıyor. Beykoz’a taşınmadan önce Bebek’te
teras katında oturan Şebnem Hanım ve eşi, çocuk sahibi olmaları gündeme geldiğinde
yaşadıkları evin çocuk büyütmek için uygun olmadığına karar vermişler. Şebnem
Hanım’ın eşi Alper Üner ise Grey Worldwide’ın CEO’su... "İlk bebeğimizin doğacağını
öğrendiğimizde ev değiştirmemiz gündeme geldi. Bebek’te çocuk büyütmek istemedim"
diyen Şebnem Hanım, şunları söylüyor: "Bebek’teki evimiz eski ve çok güzel bir
evdi. Boğaz ayağımızın altındaydı sanki. Çok da geniş bir daireydi. Ama çocuk
büyütmek için çok zor bir evdi. Öncelikle teras kattı. Bebek’te çocukların oynayabileceği
bir kaldırım bile yok. Bebek Parkı dışında çocuğunuzla dolaşabileceğiniz bir alanınız
yok. Oğlum Cem 4, kızım Serra ise henüz 2.5 yaşında. Bu ev şu anda tam onlara
göre. Bahçede oynuyorlar, sitede rahatlıkla dolaşıp, hava alabiliyorlar."
Dostlarımıza komşu olduk
"Bebek’te otururken hayat çok zordu" diyen Şebnem Hanım, çocuklu bir aile olarak
teras katında oturmak istemeyince, site içinde bahçeli bir ev arayışına girişmiş.
Avrupa Yakası’nda uygun bir yer bulamamış. Arkadaşlarına gelip giderken Beykoz
Konakları’nı çok sevmiş. Kendi isteklerine uyan bir ev olduğunu öğrenince de hemen
kiralamış. Şu anda oturduğu ise bu sitedeki kiralık ikinci evi.
Şebnem Hanım, "Karşıda şehir içinde böyle bir site yok. İstediğim gibi evler
şehire çok uzaktı. Burası birkaç dakika sonra hem Avrupa Yakası’nda, hem de Anadolu
Yakası’nda şehir içinde olabileceğiniz bir yer" diyor. İşyeri Maslak’ta olan Şebnem
Hanım, sabahları evden saat 06.30 gibi çıkınca 20 dakikada ofise ulaşabiliyormuş.
Çocuklara vakit ayırabiliyoruz
Şebnem Hanım, "Bebek’te otururken evi otel gibi kullanıyorduk. Çok çalışıyorduk.
Burada evimizin keyfini sürüyoruz. Haftasonları genelde evden çıkmıyoruz. Çocuklarımıza
vakit ayırıyoruz. Dostlarımızı evimizde ağırlıyoruz" diye konuşuyor.
Beykoz Konakları’nda ev alıp almamayı bir süre düşündükten sonra kirada oturmayı
tercih ettiklerini belirten Şebnem Hanım, şöyle konuşuyor: "2.5 yıl önce ilk kiralık
evimizden çıkmamız sözkonusu olduğunda acaba burada bir ev mi alsak diye düşündük.
Ama fiyatlar 1.5 milyon dolar civarındaydı. ’İleride çocuklar büyüyünce de burada
oturmak istiyor muyuz’ diye düşününce, açıkçası bu fiyata ev almak istemedik."
Evde misafir ağırlamanın keyfini çıkarıyoruz
"Eşim de ben de misafiri çok seviyoruz" diyen Şebnem Hanım, zaman zaman bir anda
eve 20 kişinin gelebildiğini söylüyor: "Maç gibi nedenlerle bazen ev çok kalabalık
oluyor. Evde yemek olmasa bile anında birşeyler üretebiliyoruz. Hepsi çok yakın
gördüğümüz insanlar çünkü. Bazen balık, bazen makarna salata yaparız, yanına da
içeceklerimiz aldık mı eğlenceli bir hale dönüşüyor. Alper de ben de kalabalığı
çok seviyoruz, ileride fiziken daha kalabalık misafir ağırlamayı kaldıramayabiliriz.
Şu anda bunun keyfini sürüyoruz."
Evde misafir ağırlamayı seviyoruz
"Eşim de ben de misafiri çok seviyoruz" diyen Şebnem Hanım, zaman zaman bir anda
eve 20 kişinin gelebildiğini söylüyor: "Maç gibi nedenlerle bazen ev çok kalabalık
oluyor. Evde yemek olmasa bile anında birşeyler üretebiliyoruz. Hepsi çok yakın
gördüğümüz insanlar çünkü. Bazen balık, bazen makarna salata yaparız, yanına da
içeceklerimiz aldık mı eğlenceli bir hale dönüşüyor. Alper de ben de kalabalığı
çok seviyoruz, ileride fiziken daha kalabalık misafir ağırlamayı kaldıramayabiliriz.
Şu anda bunun keyfini sürüyoruz."
Müstakil evde çocukların kendine ayrı dünyası var
Bebek’teki daireden sonra üç katlı, 700 metrekarelik müstakil bir villaya geçen
Şebnem Hanım, ikisi arasındaki farklılıkları şöyle kıyaslıyor: "Dairede otururken
herşeyi kontrol edebiliyorsunuz. Evde yaşam daha rahat. Fazla bir gideriniz yok.
Aradığınız bir şeyi kolay bulabiliyorsunuz. Müstakil evin artıları da çok fazla
tabii. Bir kere ne kadar kalabalık olursa olsun istediğiniz an evin içinde kaybolabiliyorsunuz.
Bu en büyük lüksümüz. Özellikle eşim Alper, arkadaşları gelince en üst kata çıkıp
kayboluyor. Çocuklar için ayrı yatak odaları ve oyun odasının olması büyük avantajımız.
Çünkü çok ayrı bir dünyaları var."
Ev değiştirme özgürlüğümü seviyorum
"Ben ev almaya sıcak bakmıyorum, yeni bir eve geçmek bana keyif veriyor, heyecan
veriyor" diyen Şebnem Çamaş Üner, ev değiştirebilme özgürlüğünü korumaktan yana.
Mortgage uygulamasına da sıcak bakmadığını söyleyen Şebnem Hanım, "Ailem ve eşim
hariç, beni uzun süre bağlayacak hiç bir şeye sıcak bakmıyorum" diyor. Nurten
Erk Tosuner
Kaynak : Hürriyet Emlak Yasam Eki